7 Ocak 2008 Pazartesi

AFFETMEK

7 OCAK 2008

"Affetmek büyüklüktür." denir. Bir de : "Affetmem, affedersem daha büyüğünü yaparsın."...
Siz hangisinden yanasınız? Bugünlerde tartışılan konu af...
Birinci söz kulağa daha hoş geliyor değil mi? Ama akılcı mı? Bence değil.
Terör olaylarına karışmış, pişmanlık duymuş (!) kişileri affedelim, deniyor. Böylece terörün kökü kazınacakmışmış. Gel de gülme. Öyle vaatler yapılıyor ki teröristler için, insanın devletin ilgisinden yararlanabilme adına terörist olası geliyor. Devletini seven, ulusal çıkarları için kişisel çıkarlarından vazgeçenler için de bir şeyler düşünüldüğünü ne zaman göreceğiz? Burada haksızlık yapmama adına söylemeliyim; başbakanımız, bizi sevdiğini açıkladı geçenlerde. Nasıl mı? Sigaraya zam yaparak sağlığımızı korumak istediğini belirtti. Çok teşekkür ediyoruz da elektriğe bu kadar yüklü zam yapmasının nedeninin sevgisinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda pek açıklık getirmedi. Sanırım haberleri izleyip sinirlenmemizi önlemek içindir. "Erken yatarım, erken kalkarım; bir yumurtayı sütle çarpamam, kızarmış ekmek biraz da peynir (olsa) ne güzel yenir." Erken yatmak elektrik tasarrufu demektir. Okumak, yazmak, düşünmek boş işlerdir. O bizim için de millet vekillerimiz için de düşünür, kararını verir. Aslında millet vekillerinin de meclise gidip parmak kaldırmalarına gerek var mı bilmiyorum. Çok yoruluyorlar, üzülüyoruz.Gece yarılarına kadar Meclisin elektrikleri de yanıyor, yazık... En iyisi erkenden uyumak...
Öyle Taksim'e falan gitmeye de gerek yok. Tacize uğrarsınız. "Ey kadınlar! Örtünün ve evinizde oturun! Gördünüz turistlerin başına geleni!" Bu tacizciler Nişantaşı' na neden gitmediler anlayamadım ! Önlem mi alındı yoksa? Seneye oraya da gitsinler de herkes evinde otursun artık...
Ne diyorduk, af... Tacizcilerin affedilecek suçları yok, suç kadınlarda... Evlerinde otursalardı bunlar başlarına gelmeyecekti! Neyse bu seferlik affedelim kadınlarımızı da olmaz mı? Adamcıkları kafeste mi besleyeceğiz? Zincire mi vuracağız ? En kolayı kadınları eve kapatmak!
Trafik canavarı var bir de... Canavar olmayı kim ister? Kaza, adı üstünde. Her şey bir anda olmuyor mu? Kasıt yok... Affetmek büyüklüktür, gelin şunlara da bir büyüklük yapalım. Terörde kasıt var, bunda yok. Ölenler, yaralılar, yakınları mı? Ecel , kardeşim! "Ecel gelmiş cihane, baş ağrısı bahane..." Hem onları cezalandırmak ölenleri geri getirecek mi? Benden öneri: Trafik cezalarını affetmek, pişmanlık duyanlar için olmalı... Kırmızı ışıkta geçmek affedilmeyecek bir suç mu? Adam dershanenin önünde bomba patlatıyor, af diyoruz da kırmızı ışıkta geçene, hız sınırını birazcık aşana, yanlış yerde park edene neden demeyelim?
Vergi borçları! Bence en masum suçlardan, affet abi... Hırsızlık, dolandırıcılık, gasp,aşk cinayetleri, töre cinayetleri af kapsanına alınsın.
Okullardaki disiplin kurulları neden hala var? Öğretmen en affedici kişi olmalı. Çocuk bunlar ayol... Sınavlardan fırsat bulduklarında bakıyorlar haberlere ki Türkiye "Suçlularıyla gurur duyuyor !" , onlar da ucundan kıyısından suça özeniyor. Kime özensin başka? Kim ki dürüst, kurallara uyuyor, vergisini zamanında yatırıyor, işini büyük bir titizlikle yapıyor ve yoksulluk sınırında yaşıyor. Kimse de onunla gurur duymuyor. Diğerleri öyle mi ya? Adam hapisten çıkıyor, krallar gibi ağırlanıyor; Türkiye onlarla gurur duyuyor. Elinizi vicdanınıza koyup söyleyin, siz çocuk olsaydınız hangisini örnek alırdınız?
Hayır.... Hayır. Bin kez hayır. Affetmeyelim , terörist affedilir mi? Çocuklarımızın bile masum suçlarını affederken yaptıklarının yanlışlığını iyice anlatalım onlara. Daha büyük suçlardan korumak için yapmalıyız bunu...
Ateş düştüğü yeri yakar. Binlerce insanımızı acımadan öldürenleri ne hakla affetmek istiyorlar? Kendi çocuklarının burnu kanasaydı affedebilecekler miydi? Fakir fukara çocukları şehit edilirken birilerinin çocukları şirketler kurup patronlaşırken affedelim demenin mantığını anlayan var mı? Lütfen anlatsın bize...
Tehlike kapıya dayandı. "Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!"

0 yorum: