9 Ocak 2008 Çarşamba

FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA

9 OCAK 2008

Büyük Ozan DAĞLARCA evinin müze olması için Kadıköy Belediye başkanıyla görüşmüş...
Çok sevindim bu habere. Teşekkürler Doğan Hızlan Usta'ya da... Ondan öğrendim.
Fazıl Hüsnü Dağlarca ulusumuzun yüzakı ozanlarımızdan. Kendisine uzun ve sağlıklı nice yıllar, güzel şiirler diliyorum. Ölümsüzlerden olduğunu kendisi de biliyordur mutlaka. Atatürk öldü mü? Yaşıyor, yaşayacak. Türkiye Cumhuriyetiyle birlikte yaşayacak. Ozanlarımız, yazarlarımız, sanatçılarımız da... Ülkemizin aydınlık yüzü olarak yaşayacak, bizleri de yaşatacaklar... Saygılar hepsine.
Burada bir üzüntümü de paylaşmak istiyorum, belki bir duyan olur da ilgilenirler... Eğitim Enstitüsünden mezun olduktan otuz yıl sonra ilk kez okul arkadaşlarımızla buluştuk İstanbul'da. Çok güzeldi, unutulmaz mutluluklar yaşadık birlikte. Gezdik , dolaştık , İstanbul'u yaşadık doyasıya. Ve Burgaz Ada'ya, Sait Faik Abasıyanık'a da bir merhaba diyelim dedik . Gittik, müze olan evini gezdik...Etkilendik, o havayı soluduk. Yalnız bakımsızdı, ona yakışmıyordu. Zarar veririz endişesiyle yürümeye korkuyorduk. İki yıl geçti aradan , belki daha iyi durumdadır. Bilmiyorum bu değerbilmezlerin değer olduğu ortamda ilgilenen olmuş mudur?
Bugün uluslar sanatçılarıyla anılıyor. Değer buluyor. Biz neden bundan yararlanmıyoruz. Gurur duyduklarımız , "Türkiye seninle gurur duyuyor !" dediklerimiz bunu hak ediyor mu? Bu işte bir yanlışlık yok mu? Dünyaca ünlü piyanistimiz Fazıl Say'a söylenenlere bakın! Sonra da neden geri kaldığımızı düşünün...
Fazıl Hüsnü Dağlarca'yla başladım söze; onun şiiriyle bitireyim.Saygılarımla...

"Mustafa Kemal'i gördüm düşümde
Daha, diyordu.
Şehit olasım geldi hemen,
Sabaha, diyordu.

Al bir kalpak giymişti, al,
Al bir ata binmişti, al.
ZAFER IRAK MI DEDİM,
AHA, DİYORDU."

0 yorum: