21 Ocak 2008 Pazartesi

FİNAL- OYNATMAYA AZ KALDI...

21 OCAK 2008



TÜRBAN TARTIŞMASI... NEDEN ŞİMDİ? II

" Nihai hedefe ulaşana kadar, yani sonuca ulaşıncaya kadar , her yöntem, her yol mübahtır. Bunun içerisine yalan söylemek de , insanları aldatmak da girer."



"Hala bu sistem devam ediyor ve bu sistem içinde arkadaşlarımız istikbale yürüyeceklerdir. Öyleyse o sistemin püf noktalarını bilmeleri lazım, keşfetmeleri lazım, aşmaları lazım, hava boşluğu gibi bu da meselenin diğer yanıdır. Bir diğer yanı da , İSTER ADLİYEDE, İSTER MÜLKİYEDE ARKADAŞLARIMIZ gittikleri yerlerde daha rahat iş yapmaları, tutunmaları, büyümeleri, KAYMAKAM İSELER VALİ OLMALARI, SIRADAN BİR HAKİM İSELER ,TAKDİR TOPLAYAN BİR HAKİM OLMALARI, biraz orada da böyle taşra teşkilatında , siyasi güçlerle , siyasi kuvvetlerle de belli ölçüde BİZE YÜZDE YÜZ TERS OLAN İNSANLARLA AÇIK DİYALOG OLMASA BİLE ONLARLA DA BÖYLE ÇATIŞMAMALI, fakat az buçuk böyle aynı cephe sayabilecekleri yani duygumuza, düşüncemize, siyasi mülahaza ile bile sıcak bakan ve sizi bütün bütün reddetmeyen bir çevre içinde mütalaa edebileceğimiz siyasiler vardır. Refahtan bugünkü manasıyla, DYP'ye kadar yaşayan bir şeydir, siyasi yelpazedir. BU İNSANLARLA ÇATIŞMADAN ONLARLA ARAMIZDAKİ FARKI, MÜŞTEREKLERİ ORTAYA KOYARAK, O ÇİZGİDE BELLİ BİR MÜNASEBET TESİSİNDE YARAR VAR BENCE..."



"Mesela geldi Mahmut Efendi, sizin kafanız gide gide onların MÜBAREK SARIKLARINA, CÜBBELERİNE takılır. O ÖNEMLİ VAZİFE.... gören zat , bana göre çok önemli, ama hayati bazı ünitelerinde , bazı sahalarında , BAZI KİMSELERİN ÖYLE OLMASINDA YARAR VAR yani , hazret o hususa kilitlenmiş olduğundan dolayı o işin dışındaki işler Allah kapalı tutuyor olabilir ona, neden yani, demiştir ki Mahmutcuğum sen öyle dağılma o tür şeylere, sen Ç A R Ş A F I, sen Ş A L V A R I, sen C Ü P P E Y İ, sen SA R I Ğ I
P R O P A G A N D A et... Bu çok lüzumlu... Hakikaten gençler için fena duygulara , fena düşüncelere karşı SAKAL kadar koruyucu, başka bir sütre yoktur, şalvar da o sütre yanında ayrı bir sütredir, cüppe de ayrı bir sütredir."



"KIVAMA GELEBİLECEĞİNİZ ANA KADAR , dünyayı sırtınıza alıp taşıyabilecek güce ulaşabileceğiniz ana kadar o gücü temsil edeceğiniz elinizde olacak ana kadar , TÜRKİYE'DEKİ DEVLET YAPISI ÖLÇÜSÜNE GÖRE BÜTÜN ANAYASAL MÜESSESELERDEKİ GÜÇ ve KUVVETİ CEPHENİZE ÇEKECEĞİNİZ ANA KADAR her adım, erken sayılır, her adım 20 gününü doldurmadan yumurtayı kırma gibi bir şeydir, civcivleri terk eden kuluçka gibi , civcivleri doluya, fırtınaya terk etmek gibi bir şeydir ve burada yapılan şeyler mikro planda dünyayla bir gün hesaplaşacak bu arkadaşların, hesaplaşma yollarını öğretme işidir. TALİM ve TERBİYE İŞİDİR. Böylesine feleğin çemberinden geçenler inşallah GELECEĞİN FİKİR İŞÇİLERİ OLARAK KENDİ DÜNYALARINI KURACAKLARDIR. Biz buyuz, sesimiz soluğumuz bu, bunca kalabalık içerisinde duygu ve düşüncelerimi sözde mahremce anlattım ama size mahremiyete sadık, mahremiyet mevzuunda hassas duygularınıza sığınarak anlattım. Biliyorum ki, elinizdeki meyve suları, boş kutularını dışarı çıkarken , bir çöp kutusuna attığınız gibi bu düşünceleri de açık olma yoluyla çöp kutularına atıp gideceksiniz, arz edebildim mi evet, SIRRIM SENİN ESİRİNDİR, SÖYLERSEN ESİRİ OLURSUN."



"Din-i mübin-i İslam'a hizmet eden herkes neferdir. Dolayısıyla , bu hizmette askeri disiplin çok önemlidir. Şeklen asker değiliz ama, ruhen askeriz ve öyle de olmalıyız, hatta öyle olmak mecburiyetindeyiz. Bu sebeple İslami hizmetlerde nefer olduğunu idrak edemeyen ve neferliğe ters tutumlar içine giren herkes, mutlaka, ama mutlaka BUNUN CEZASINI ÇEKER."



"Siz bir sivilsiniz, silahınız yok, kuvvet ve kudretiniz de sermayeniz kadar... oysa askerde tek başına bile olsanız, iktidarınız , silahınız, ferdi kabiliyet ve cesaretinizin yanı sıra , içinde bulunduğunuz birliğin kuvvet ve iktidarını da yanınızda bulur ve yerinde bir paşayı, hatta bir orduyu bile esir edebilirsiniz."



"ÖYLEYSE , GELECEĞİ KUCAKLAYIP PLANLAYANLAR, oturup onu bekleyeceğine, kendilerini ona ASKER olarak yetiştirme gayreti içine girmelidirler. TA Kİ GELDİĞİNDE HAZIR OLAN ASKERİNİN BAŞINA GEÇEBİLSİN."



"Sizin gibi düşünmeyip farklı dünya görüşüne sahip karşısına acele çıkılmamalı... Yoksa bizim gibi düşünmüyorlar diye bir bir uzaklaştırılan veya uzaklaşan bu gayrı memnunlar , dev dev kitleler meydana getirerek karşınıza çıkıp sizi yerle bir edebilirler."



"Ve bilhassa HABER- ALMA hususunda her zaman hasım cephenin çok önünde olunmalıdır..."

EVET..... Yukarıda yazılanlar Fethullah Gülen'in düşünceleri. Necip HABLEMİTOĞLU'nun "KÖSTEBEK" isimli eserinden alınmıştır. Ne yazık ki Sayın Hablemitoğlu öldürülmüştür...
15 NİSAN 1968 tarihinde Ankara İlahiyat Fakültesinde boykot başlatılır. Boykut HATİCE BABACAN ( Sanırım Dışişleri bakanımızın halası oluyor kendisi) adlı kız öğrencinin , hocaların uyarısına karşın başörtüsünü derste de çıkarmaması nedeniyle başlatılır. TÜRBAN çok sonra moda oldu. O zamanlarda başörtüsü vardı. Hatice Babacan'ın derste de başörtüsünü açmaması nedeniyle , olayla ilgili olarak Mustafa Demiröz adlı öğrencinin hocası Sayın BAHRİYE ÜÇOK'a hakaret etmesinden dolayı fakülteden uzaklaştırılmaları üzerine , İslamcı yayınların kışkırtmasıyla İlahiyat Fakültesinde boykut başlatılır.( Destek veren Talebe Birliğinin başında kim vardı,şimdilerde bakan olmuş?..)
AYDIN BİLİM İNSANIMIZ DOÇENT BAHRİYE ÜÇOK daha sonraki yıllarda evine gönderilen BOMBALI PAKETLE ÖLDÜRÜLÜR. ( Failleri bulundu mu bilmiyorum.)
TÜRBAN ...... EVET TÜRBAN .... Tartışılıyor. Tartışılacak... Sayın Ahmet Hakan konuyu önemli bulduğunu söylüyor Hürriyet'teki köşesinde... Doğru bence de önemli... Ancak o bilerek ya da bilmeyerek ( bilmesi, hatta benden çok daha fazlasını bilmesi gerekir , aralarından ayrılmış biri olduğunu söylediğine göre...) sorunu çok basite indirgemiş. Türban başka gelişmeler için ARAÇ MI AMAÇ MI? Bence araç olarak kullanılıyor. Her şey gibi, herkes gibi kullanılıyor. Zamanı gelince , buruşturulup bir kenara atılacak mendil gibi.
Sorun kullanılacak mıyız uyanana kadar. SORUN TÜRBAN DEĞİL Kİ... SORUN ULUSUMUZ İÇİN VAR OLMAK YA DA OLMAMAK SORUNUDUR...
Kişisel çıkarlar uğruna, oy avcılığı uğruna bu oyuna alet olanlar aklınızı başınıza toplama zamanı gelmedi mi? Yarın çok geç olacak...

2 yorum:

Şükrü Yılmaz dedi ki...

Sevgili Kardeşim AYSEMA Öğretmenim.

Bunların işi gücü cübbe sarık çember sakal fistan mintan ve kravat takmazlar gün gelecek Türban Gibi Kravatı da Bahane decekler.... El veledi naçar it ne yerse onu Sıçar Ahmet Hakan Biraz popülerliğini arttırmak için Hürriyete geçti yoksa onlardan kopmuş değil, neden pekala ZAHİT akman Hakkında konuşmuyor yorum Yapmıyor onu en iyi bilenlerden ve beraber Kanal 7 de beraber haber programı yaptılar, vede inanmıyorum ona bir diğer yalaka da Fehmi Koru Kartel medyası patronu Aydın Doğan'ın yaltakçısı onun meşhur toplantılarına katılır durur ve illada benide transfer edin diye gönderme yapar oturur.bunların derdi din iman ALLAH ,Peygamber değil nasıl malı götütürürüz cebimizi doldurur etrafımızı zengin ederiz ve Tabii şeriatı getirip istedikleri gibi hakimiyet kurup milleti zavalla duruma düşürüp sırıtmak küstah emellerini tatmin etmektir....

aysema dedi ki...

Sevgili Şükrü Yılmaz,

Ne yapmak istediklerini eski yazılarını, söylediklerini okuyunca görmemek olanaksız.Söylediklerini uyguluyorlar, bağırmaları gözden kaçırma çabalarından başka bir şey değil...

Teşekkürler yorum için...