12 Ocak 2008 Cumartesi

PATRON KİM?

12 OCAK 2008

Özel sektörde ilk günümdü... Giriş için gerekli tüm evrakları tamamlayıp gelmiştim. Hava bunaltıcı derecede sıcaktı. Yorulmuştum. Oturdum, evrakları verdim ve bir yorgunluk sigarası yaktım... Yakar yakmaz da bir uyarı aldım. Yok yok patrondan değil , genç bir arkadaştan:

"Patronların yanında sigara içilmez! "

Şaşalamıştım, biraz da kızmıştım genç arkadaşa. Sonra da :

"Öğretmenin patronu olmaz!" diyivermiştim...

Aradan dört yıl geçti. Ben patronlukla tanıştım. Oluyormuş, öğretmenin de patronu oluyormuş, hem de nasıl... Alıştım sonra. Toplantılardaki sert çıkışlardan sonra , dışarda bana :"Biraz sert yaptım ama böyle olmasa işler yürümüyor öğretmenim, sözlerim kesinlikle sizinle değil, genç arkadaşlarımızla ilgili ."tarzında özürler de söylendiği için çok zor geçmedi üç yıl. Ben işimi severek yapıyordum zaten. Çocuklarım büyümüş, ikisi de İstanbul'da... Öğrencilerimle güzel zamanlar geçiriyordum. Yani yaşantımdan memnundum.

Sonra... Asıl patron ayrıldı. Tüm ortaklar patron oldu. Sayısını tam olarak bilemiyorum. Meğer beterin beteri varmış. Şimdi herkes patron. Bir kısmı ise ben daha çok patronum havasında... Kimsenin kimseden haberi yok. Biraz da kendi aralarında rekabet mi var bilemiyorum. Patronu arar olduk... Zor olan patronla çalışmak değilmiş; asıl başarı patronlarla çalışmakmış.

Gençlere sesleniyorum! Siz siz olun patronunuzdan yakınmayın. O da bir şey mi? Ya patronlarınız olsaydı !..

0 yorum: