17 Ocak 2008 Perşembe

TÜRBAN TARTIŞMASI - NEDEN ŞİMDİ ? I

17 OCAK 2008





"Adliyede, Mülkiyede veya başka bir HAYATİ MÜESSESEDE bizim arkadaşlarımızın mevcudiyeti, öyle ferdi mevcudiyetler şeklinde ele alınıp öyle değerlendirilmemelidir. Yani bunlar gelecek adına bizim O ÜNİTELERDE GARANTİMİZDİR. Bir ölçüde onlar bizim varlığımızın teminatıdır."



"Türkiye'de önümüzü kestiler. Yürüyemiyoruz, orada durgun sular gibi bir de gölleşme imajı uyandıracaksınız. Zorlayacaksınız, yerinde yürüyor gibi yapacaksınız. Çünkü durmak, hem durgunluk paslanma meydana getirir.... bu Mülkiyede de, Adliyede de her zaman söz konusu olur. Yürümeli, eğer biz tüm nabzı, kalbi dinledik. Baktık ki, geriye adım attıracaklar, bence adım atmam beklerim, fırsat kollarım. Yani her şey bir oyundur. Kung Fu gibi bir oyundur. Taek- wando gibi bir oyundur. Yani her zaman insanın hasmını bir yumruk vurup, yere yıkması şeklinde değildir. Bazen hasmından kaçmak bile çok önemli bir manevradır. Kuvvet dengesi yoksa, kuvvete başvurmayın.Çok iyi planlayacak, ona göre yürüyeceksiniz.Dışarıdan bizi korkaklıkla itham edeceklerdir. Allah bizim çaremize bakacak."



"Devletle çatışarak bir yere gidemezdiniz. Demek devletin de, bu çok yüksek gayeleri gerçekleştirmek için BELLİ KIVAMA GELMESİ LAZIM. Devletin belli ölçüde , o kıvama geldiğini söyleyebiliriz... Bütün bu farklı kanaatlerimiz halihazırdaki zemini değerlendirme açısından , körü körüne devlet düşmanlığı yapmamızı , devletle çatışmacı bir tavra girmemizi gerektirmez... Bizler evrensel bir mesajın hizmetkarlarıyız."



"Evet , tırmanma şeridindeyiz; yükümüz çok ağır ve zirvelerde bizi görmeye tahammülü olmayan bir sürü hasmımız var."



"Dava insanlarının münferit hareket etmeleri son derece sakıncalıdır... davaya zımni ve kapalı bir ihanettir."





"Bu adliye için de aynen söz konusudur. Yani siz hakim değilseniz, başka kuvvetler var bu ülkede. Değişik kuvvetleri hesap ederek öyle dengeli, dikkatli, temkinli yürümekte yarar var ki, geriye adım atmayalım. ZIPLAYACAKSIN, yerinde yürür gibi yapacaksın. Çünkü durmak sende durgunluk, paslanma meydana getirir. Bu açıdan hiç durmamalı. İşler en kötü duruma göre hesap edilmeli. İyi çıkarsa hızlı yürürüz. İyi bir maratoncu gibi koşarız. Bakarız ki tıkanmalar var bu defa da zıplarız, yerimizde zıplarız öyle durma yok bizde."





"Arkadaşlarımızın mevcudiyeti İslami geleceğimiz adına bu işin garantisidir. BU AÇIDAN ADLİYE, MÜLKİYE veya başka HAYATİ BİR MÜESSESEDE bizim arkadaşlarımızın mevcudiyeti öyle ferdi mevcudiyetler şeklinde ele alınıp öyle değerlendirilmemelidir. Yani bunlar gelecek adına bizim o ülkelerde garantimizdir. Bizim varlığımızın bunlar nabzıdır. Zayiata meydan vermeyin. Daha bunun neye ihtiyacı var, nasıl takviye edilmeli, bu demeli, sürekli o araştırılmalı, daha bir takviye edilmeli, fakat mevcuttan da bir ölçüde taviz verilmemeli derken yani fevkalade korunmaya alınmalı, katiyyen zayiata meydan verilmemelidir. Bu açıdan bizim ister bu dairede, ister diğer dairede arkadaşlarımızın korunması çok önemlidir. Bu koruma mevzuunda işte arz ettiğim gibi belki işin esnekliğinden istifade edilebilir. Esnek olun, sivrilmeden can damarları içinde dolanın. Bu açıdan, diğer taraftan bu kanun ve kuralları kullanma, biraz önce anlattığım esneklik içinde, diğer taraftan bir kanun ve kural adamı olma imajını uyandırmak, yani harfiyen riayet ediyor bunlar denmeli, denmeli ki muntazam terfilerin arkasında bir ölçüde bu vardır. Ve sizin ileriki dönemde daha hayati, daha önemli yerlere gelmenizin arkasında da bu vardır. Yani sivrilmeden mevcudiyetinizi hissettirmeden çok ileri gitmek, işte bu iki müessesede olduğu gibi hayati, dinamik bir kısım müesseselerde söz konusudur. Ta ilerilere gitme, böyle can damarları içinde dolaşma ve eğer dönülüp gelinecekse yara alınmadan, hissettirilmeden dönüp geriye gelme meselesi geleceğimiz adına çok esaslı hususlardır." Fethullah Gülen



DEVAM EDECEK.....



KÖSTEBEK

( Dr. Necip Hablemitoğlu)

0 yorum: