29 Şubat 2008 Cuma

BİZ BU "...U " NİYE YEDİK?

Öykü bu ya...

Beyle uşağı yolculuğu çıkmışlar. Yalnız bey atının üzerinde giderken uşağı da yanında yürüyerek gidiyormuş. Uzun bir süre bu şekilde devam etmişler. Artık uşak yürümekte iyice zorlanıyormuş. Yoldan geçenler de duyuracak şekilde söylenmeye başlamışlar:
- Ne zalim adamlar var ! Uşağı yürüyemiyor artık, sürünüyor. Kendisi atın üzerine kurulmuş !..
Bey bakmış olacak gibi değil. Homurtular iyice yükselmeye başlamış.
Uşağına :
-Şu yerdeki " ...u " yersen, ata sen bineceksin, ben de yanında yürüyeceğim.
demiş.
Uşak bir ata, bir " ...a", bir de ayaklarına bakmış; sonra da çaresiz yerde duran " ...u " yemiş.
Yolculuk yeniden başlamış. Başlamış ama beyin durumu uşaktan da kötü. Hiç alışkın değil yürümeye! Çabuk oflamaya poflamaya başlamış. Üstelik yanlarından geçenlerin alaylı sözlerinden de kurtulamamış :
- Dünyada ne aptal insanlar var ! Koskoca bey kan ter içinde yürüyor, uşağı ise atın üstünde çalım satıyor !
Dayanacak gücü kalmayan bey, uşağına artık yeter, diye yalvarmaya başlamış. -Olmaz, anlaşma yaptık !
yanıtını almış, ama üstelemekten de geri durmamış. Sonunda uşak:
- Bir koşulla...
demiş .
- Şu yerdeki " ...u " yersen, olur !
Beyde düşünecek derman bile kalmamış ve denileni yapmış.

Sonra yolculuk başladığı gibi devam etmiş.
Bey bakmış, uşağı kıkır kıkır gülüyor. Sormuş :
- Ne gülüyorsun ?
Uşak da :
Halimize bak, yine eskisi gibi gidecekdiysek, biz bu "...u " niye yedik ?

0 yorum: