18 Şubat 2008 Pazartesi

GELDİ Mİ GELİYOR

Ben Ankara'ya hastaneye pazartesi günü gittim. Salı günü İstanbul'da okuyan kızım düşmüş, hem de korunmasız bir şekilde düşmüş, kolu dirsekten çatlamış.

Şimdi ablasının kanatlarının altında iyileşmesini bekliyor kolunun.

Bu durumu Ankara dönüşü söyledi eşim bana... Üzmemek için benden saklamışlar. Üzülmemek elde mi? Nedense dertler gelince üst üste geliyor.

Yine de ucuz atlatmış diyelim, ya başı gelseydi! Beterin beteri var.

Bu hafta okulları da açılacak. Sesinin tonundan anlamıştım bir şey olduğunu. Grip olduğunu söylemişti, inanmıştım ya da üzerinde duracak halim hiç yoktu hastane ortamında. Öyle sanmıştım.

Kardeş olmalı, bir tane de olsa kardeşi olmalı insanın. Başını omzuna yaslayacak, eli elinde, gözü gözünde olacak. Derdini de sevincini de paylaşacak. Dostlar, arkadaşlar da önemli tabii. Ama kardeş başka galiba. İkisinin hatta üçünün bir arada olması biraz da olsa beni rahatlatıyor. Sizleri çoook çooook seviyorum. Benim en güzel eserlerim. Canlarım, yavrularım.
Son olsun acılar, son olsun sıkıntılar...

DEĞİL
Bilmem ki nasıl anlatsam ;
Nasıl, nasıl, size derdimi !
Bir dert ki yürekler acısı,
Bir dert ki düşman başına.
Gönül yarası desem...
Değil !
Ekmek parası desem...
Değil !
Bir dert ki...

Dayanılır şey değil.

(O. Veli)

0 yorum: