18 Şubat 2008 Pazartesi

İNTERNET ZARARLIYMIŞ

Genç bir kadın. Uzun boylu, güzelce, başı türbanlı . Üç çocuk annesi. On beş yaşında evlenmiş, şu anda yirmi sekiz yaşında. Kendisini okula göndermemişler ama o, çocuklarını okutmak istiyormuş.
Annesi ameliyat olduğu için bir gece hastanede kaldı ve gitti. Bir hafta süresince de bir daha gelmedi.
Onunla hastane salonundaki koltukta bir gece geçirdim. Kah uyuklayarak kah sohbet ederek sabahı ettik. Hemşire bölümündeki bilgisayarı işaret ederek:
"İnternet çok zararlı, kocam eve alalım dedi de aldırmadım." diyince:
"Neden zararlı? diye sordum. Başladı anlatmaya. Kepçeleri varmış, iş olunca kocası gidiyormuş ama, kışın pek iş olmadığı için zamanını İnternet Kafede geçiriyormuş.
"Ne yapıyorsun, bu kadar süre internette? " diye sorduğunda kocası:
"Rus kadınlarıyla çetleşiyoruz, ne kızıyorsun; görmüyorum, sadece konuşuyoruz!" diyormuş.
"Peki, ben de Rus erkekleriyle çetleşsem!" diyecek olmuş, tokatı yemiş...
Kaç saat kaldığını sorduğumda ne diyeceğimi şaşırdım. Gündüz on sekize kadar kalıyormuş, eve gelip akşam yemeğini yedikten sonra tekrar çıkıyormuş; artık gece duruma göre birde falan eve dönüyormuş.
"Bu pek iyi bir hal değil, ne yapmayı düşünüyorsun? " diye soruyorum.
"Yapacak bir şey yok, kaynanamgil de kızıyor ama gene de kocamdan memnunum, bunun dışında memnunum kocamdan...
Onlara da devlet yardım ediyormuş. İki ton kömür getirmişler kapıya. Çeşitli vakıflardan da çok yardım gelmiş mahallelerine. Ama artık vakıflar herkese vermiyormuş, muhtara sorarak ona göre göndereceklermiş kumanyaları. Görümcesinin buzdolabıyla çamaşır makinası bozulmuş "Deniz Feneri" derneğini aramışlar henüz bir ses çıkmamış! Bekliyorlarmış...
"Sen en iyisi eve bilgisayar almasına izin ver kocana, hiç olmazsa gözünün önünde olur." diyorum. Aklına yatıyor, gülümseyerek:
"Doğru söylüyorsun, evet evet eve alsın bilgisayarı..." diyip gözlerini uykuya teslim ediyor. Ne güzel huzur içinde uyuyor.
Bense....

0 yorum: