4 Şubat 2008 Pazartesi

İPİN UCU KİMDEDİR

Türkçemiz çok zengin. İP önemli olduğu için bu konuda da birçok deyimimiz var:
İpe çekmek
İpte görmek
İpe un sermek
İpe sapa gelmemek
İpten dönmek
İpin ucunu kaçırmak
İpliği pazara çıkmak
İpsiz sapsız
İpten kazıktan kurtulmuş
İpiyle kuyuya inilmemek
İple çekmek
İp atlamak
ve
İP UCU VERMEK

Say say bitmiyor. Biz de bir devletlimiz kürsüden bağırarak ip atınca yanlış anlamışız. Haksız da sayılmayız, bu kadar deyimin arasından hangisine atıfta bulunmuştur devletlimiz, o sinirli haliyle...
Eskilerden gelen bir saflığımız var zaten. Düşünmeyi de pek sevmiyoruz. Her söze hemen inanıyoruz. Sözün hangi anlamda kullanıldığına bakmıyoruz.
Oysa bir sözcüğün bile temel anlamı var, yan anlamı var, mecaz anlamı var, deyim anlamı, terim anlamı var, somutu,soyutu, ad aktarması, dolaylaması var. Yani var ki var... İşimiz zor gerçekten! Biz de işin kolayına kaçıyoruz. Kim ki değiştim, dönüştüm diyor peşine takılıyoruz. Sonra bakıyoruz ki yine yanılmışız.
Huylu huyundan vazgeçer mi? İnsan kırk, elli yaşından sonra değişir mi? Değişmez, vazgeçmez. O zaman sözlerini iyi anlamak zorundayız. Elim kırılsaydı da alkışlamasaydım, demenin bugün bir yararı var mı?
İp atıldı kürsüden... Meğer sıkılmış devletlimiz, ip atlamak istemiş... Allah'tan bir başka değişen, dönüşenimiz var da yakalamış ipin diğer ucunu; başlamışlar çevirmeye! Ama oyun için başka kişilere de gereksinim var... İp gibi sıraya dizilip atlamaları gerekiyor. Biri geleneksez oyun bozanlığını yine sürdürmeye başlamış, " Sizi Ana Yasaya şikayet edeceğim!" diye tutturmuş... Eyvah oyun bozulacak!.. Neyseki bir başka değiştim, dönüştüm diyerek bağımsız takılanlar koşup gelmiş; ipin ortasına geçmiş başlamış zıplamaya...
Bir iki üççççç, haydi atla...
Herkes sokaklara dökülmüş uzaktan izlemekte oyunu. Tabii çok yakından izleyenler de var. Onlar şakşakçılık yapıyorlar...
Bir de çook uzaklardan ipin ucunu elinde tutanlar var ki el ovuşturmaya başladılar şimdiden... Tek korkuları ipe un serilmesin, oyunları bozulmasın...

0 yorum: