18 Şubat 2008 Pazartesi

SİGORTA EVLİLİĞİ ve BİR HASTA

Konuşmanın bu kadar yorucu olduğunu onu tanıyınca anladım... Konuşma değil artık bu , hiç susmama!.. Durmadan konuşuyor, konuşuyor, konuşuyor... Kim ağzını açsa ona dönüyor, sözünü tamamlamasına olanak tanımadan başlıyor anlatmaya... Hiç bir şey bulamasa elindeki magazin gazetesindeki ipe sapa gelmez haberleri yüksek sesle okuyor. Her konuda yarım yamalak da olsa bilgisi var. Ben şöyleyim, ben böyleyim diye diye anlatıyor. Başka bir ortamda olsa belki çekilir ama burada insanın elinin kolunun bağlanmasına, gücünün kuvvetinin çekilmesine , beyninin uğuldamasına neden oluyor. Uyuyan hastaları "horluyorsun!" diye uyandırıp başlıyor anlatmaya...
Sabaha karşı ışıkları yakıp yüksek sesle "Kuran" okuyor. Hastalar hep birlikte uyanıyor, " Allah'a şükrediliyor ." Sohbet başlıyor.
Sonunda :
"Biliyor musunuz, Amerika da müslüman yapılacak!.." sözü beni çıldırtıyor. Tüm öfkemi dizginleyerek :
" Nasıl? " diyorum.
"Nasılını bilmem, ama göreceksiniz; onlar da bizim gibi huzuru bulacak, rahatlayacak! Bizimkiler boşuna mı oraya gidip geliyor! "
Gülsem mi ağlasam mı bilemiyorum...
Elli sekiz yaşında bir kadın. İkinci evliliğini yapmış.
Hastam:
"Eve gidince çiçeklerimi de sulayın..."
der demez başlıyor söze:
" Benim de çiçeklerim var, yeni kocam çiçek sevdiğimi anlayınca kamyonla çiçek getirdi bana!?" diyiveriyor.
Sonra da hastam için arkadaşlarının getirdiği çiçekleri görür görmez ziyaretçilerin yanında:
"Odaya koymayın! Bana dokunuyor, çabuk çıkarın! " diye söyleniyor.
"Hani bir kamyon..." sözleri istem dışı dökülüyor dudaklarımdan.
"Onlar başka, onların çiçeği yok !"
Güzelim karanfiller, nergizler ve güller salondaki pencerenin önüne konularak sorun çözülüyor.Suçlu çiçekler tutuklanıyor! Çiçek getiren ziyaretçilerin mahçup bakışları altında dertler paylaşılmaya çalışılıyor.
Hasta kadınların çoğu kocasından dertli... Çoğu işsiz... Çalışmayı da pek sevmiyormuş.
" Allah devletimizden razı olsun! Kömürümüzü , kumanyamızı gönderiyor da yaşıyoruz."
Konuşkan hastamız hemen atılıyor:
"Ben bu yaşta kocayı ne yapayım! Bu yaşlı adamla evlenmezdim ama , şu kart var ya şu kart... onun için kahrını çekiyorum!"
Kart dediği sigorta kartı...

0 yorum: