22 Şubat 2008 Cuma

SÜLEYMAN NAZİF'TEN NÜKTELER

Nazif, Malta dönüşünde, Ahmet Haşim'le görüşüyor. Sürgünde çektiklerini anlatıyordu:
- Birader, dedi. Bize konservenin ilk icad edildiği zamandan kalma konserveler yedirdiler. Haşim ona takılmak için:
-İnsan etinden mi? diye sordu.
-Yok canım ! İngilizler, insan eti olsa, hiç başkalarına yedirirler mi?

***
Enver Paşa'nın babası da Nazif'le birlikte Malta sürgünüdür. Bir gün Nazif ona der ki:
-Paşa hazretleri siz şurada bir İngiliz kızıyla evlensenize !
-Allah Allah ! Bu da nereden çıktı Nazif Bey?
-Şey yani Paşa hazretleri, vaktiyle bir Türk hanımla evlendiniz. Enver Paşa adlı bir mahdumunuz oldu. O, koca Osmanlı devletini batırdı. Belki, bu İngilizden doğacak oğlunuz da İngiliz İmparatorluğunu batırır da dünya büyük bir beladan kurtulur.

***
Nazif, Bağdat Valisi iken ordu kumandanlığından şöyle bir telgraf alır :
-Yüz bin okka şeker, beş yüz bin okka un ve on bin okka çay temin edip acele gönderiniz...
Nazif cevap olarak şu telgrafı çeker :
- Çin İmparatoruna çekilmesi lazım gelen bir telgraf, yanlışlıkla vilayetimize gelmiştir. Telgrafınız okunmuş ve mesuliyetimiz mahşere kalmıştır.

***

Süleyman Nazif, İcdihat Dergisi sahibi Dr Abdullah Cevdet'e zamanla çok sinirlenmeye başlamıştır. Bir gün ona sorarlar:
-Din iyi midir, fena mıdır ?
-Vallahi bu herkese göre değişir ama , eğer din fena bir şey olsaydı Abdullah Cevdet dinsiz olmazdı, cevabını verir.

***
Bir mecliste, adamın biri, Ahmet Haşim 'i "Bağdat'lıdır, Arap'tır ! " diye çekiştirirmiş. Nazif, yalvarırcasına onun sözünü kesmiş :
-Aman, demiş Bağdat'ı kaybettik bari Ahmet Haşim'e kıymayalım.

***
Nazif, Abdulhak Hamit'in yanında sık sık gördüğü hafifmeşrep ve suratsız bir kadından hoşlanmazmış. Bir gün üstadına demiş ki :
-Efendim, Fatma Hanım ölünce "Makber" i yazmıştınız. Şu yanınızdaki de ölürse herhalde "Mezbele"yi yazacaksınız.

***
Sedat Simavi, haftalık "Resimli Gazete"yi çıkarmaktadır. Gazetesinde, pek çok resim bulunmasını istediği için, bir gün Nazif'e, yazılarını kısa kesmesini rica eder. Nazif'in cevabı şu:
-Birader, siz Resimli Gazete değil, gazeteli resim çıkarmak istiyorsunuz galiba !

***
Bir gün gazetede telaşla gelirler :
Üstadım, fena bir yanlışlık olmuş, sizin yazınızın altında "Florinalı Nazım" ın imzası çıkmış, derler. Nazım, rahat bir nefes alarak der ki :
-Çok şükür ucuz kurtulmuşuz ! Ya onun yazısı altında benim imzam çıkmış olsaydı!..

0 yorum: