25 Mart 2008 Salı

ÇANLAR NEDEN ÇALIYOR

KORKU

İnsandan insana geçer korku

Bilisizce...

Bir yaprağın titremelerini

Başka bir yaprağa geçirmesi gibi...

Bütün ağaç hep birden titrer
Rüzgardan da eser yoktur.

(Charles Simic- Çev. : Yusuf Eradam)

Son günlerde yaşananlara bakıyorum da, düşünüyorum... "Ergenekon" dediler susup bekledik... Anlamaya çalıştık, ama boşunaydı bu çabalar... Çok farklı, çok karmaşık ilişkiler yumağı gibi bir görüntü idi yansıyan... Bilgi yoktu, gizliydi olup biten... Sekiz ay boyunca birileri içeri alındı, sorgulandı, salındı... Yenileri alındı verildi...

Korkmaya başlamıştık toplumca... Birileri çete kurmuş, ülke için bilmediğimiz bir şeyler planlıyordu... Zaten ülkede çete kuran kurana... Haberlerde her gün bir çeteyi çökertiyodu emniyet güçlerimiz. Bir Ergenekon çetesi çökertilememişti henüz... Sekiz ay boyunca birilerinin daha bu çeteye dahil edildiğini görüyorduk. Bekliyorduk, bekliyorduk, sabırla, merakla bekliyorduk...
Sonra, bir baktık ki İlhan Selçuk, Kemal Alemdaroğlu gibi değerli insanlarımız da bu çetedenmiş... Allah Allah bu çetede bir iş var, bu çete nasıl bir çete demeye başladık. Baktık ki İlhan Selçuk salıverildi, ardından da Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu ve başkaları...

Kemal Alemdaroğlu hapishaneden kurtulup şimdi de hastahaneye düşmüş. Kendisine saygılarımı ve geçmiş olsun dileklerimi gönderiyorum. Biliyorum onun bundan haberi olmayacak. Okumayacak yazımı , nereden bilsin de okusun. Ama olsun ben bu güzel insanımıza, eğitim ordusunun değerli bilim insanına saygılarımı gönderiyorum buradan...

İnsandan insana geçer korku
Bilisizce

Korkuyor muyuz acaba ? Sanırım korkuyoruz... Ne oluyor, nereye sürüklenmek isteniyoruz ? Bu bilinmezlik ürkütüyor insanı...Çanlar mı çalıyor ne ?

TRT'de bir programda Cumhuriyet Mitingleri'ni de bu çetenin içine katmışlar. İşte bu beni çok güldürdü. Eğer Cumhuriyet Mitingleri'ne katılanlar Ergenekon çetesini oluşturuyorsa, bu çete dünyanın en güzel çetesidir. Ben de bu çetenin bir üyesiyim. Keşke bu sözü söyleyenler o mitinglere katılsalardı!.. O zaman bu sözü söylemeden önce oturup düşünürlerdi...

Cumhuriyet Mitingleri'nin ilkine katıldım. Ankara'da Tandoğan'da olanına...Otobüs parasını normalden biraz fazla ödediğimizi hatırlıyorum. Parası olmayıp da gelmek isteyenler için. Geceden, ADD 'nin kiraladığı otobüs ile yola düştük... O günü yaşadığım için kendimi çok şanslı sayıyorum bugün... Cumartesi- pazar dershanelerin en yoğun günleri. Buna rağmen cumartesi için izin aldım. Yol boyu Türkiye'nin dört bir yanından hareket eden otobüslerle geçiştik. Bazı mola yerlerine girmemiz olanaksızdı. Otobüs ve insan kaynıyordu...

Korku yok muydu ? Kendimiz için korkuyorduk ama ülkemiz için daha çok korkuyorduk. Olanlar olacakların işaretiydi. Ve biz bugünleri görüp uyarı görevimizi yapmak için koyulmuştuk yola... Çan sesleri duyulmaya başlamıştı.

Sabah çok erken saatlerde Ankara'ya geldik. Kepek ekmeğinin içine biraz peynir koyarak akşamdan hazırladığım kumanyamızı çıkardım. Sabahın ilk saatlerinde , çaysız, kuru kuru ama zevkle kahvaltımızı yapmış olduk. Sonra da Anıtkabir'e uzanan yürüyüşümüzü başlattık.

Anlatılmaz kalabalık bir topluluktu. Ancak ben bukadar güzel insanı orada, Tandoğan'da Ankara'da, gördüm. Keşke bugün bu insanlara çete yakıştırmasını yapanlar da orada olsalardı da benim gördüklerimi görseler, yaşadıklarımı yaşasalardı...

Karıncayı ezemez diye bir deyim vardır, bilirsiniz. Burada toplanan insanlar evet karıncayı bile incitmekten çekinen yapıdaydı. İnanın abartmıyorum. O kadar insan akşama kadar Anıtkabir'e gitti gitti gitti ve döndü de bir tek menekşe bile ezilmedi. Kimse kimseyi dürtmedi, dürtüklemedi, sıkıştırmadı...Ulusumuzun aydınlık yüzüydü o görüntüler... Ve isteyip de gelemeyenler, ekranların başına kilitlenenler, yüreğiyle orada aramızda olanlar... Diğer Cumhuriyet mitinglerine ben de ancak yüreğimle katılabildim...

Biz ülkemiz adına çok korkuyorduk... Ama bugün görüyorum ki bu mitinglerden bizden çok daha fazla korkanlar olmuş. Bence korkmalılar...
Bu ülkenin sahipsiz olmadığını bilmeliler. Atatürk devrimleriyle birlikte Atatürk Cumhuriyetinin de yaşayacağını anlasınlar. Bu aydınlıktan yana insanların Ne Atatürk'ten ne de onun eserinden vazgeçmeyeceklerini görsünler...

Bu aydınlık insanlar şu anda ne olup bittiğini anlamaya çalışıyor. Hukuka , hukukun üstünlüğüne inanıyor, bekliyor... Herkesin de bu şekilde davranmasını bekliyor.

Bir gün Cumhuriyetimizin tehlikeye düştüğünü görürlerse içinde bulundukları durumun imkan ve koşullarını düşünmeden göreve atılmak için ne gerekiyorsa onu yapacaklardır. İsterse Cumhuriyetimize kasdedecek düşmanlar bütün dünyada eşi görülmemiş bir gücün temsilcisi olsun !..

Tehlike çanları mı çalıyor ? Duyuyor musunuz ? Korkmuyor musunuz ?

Korkmak belki de yararlı bir duygudur. Önlem almayı, birlikte mücadeleyi gerektirir.

Bu çanlar neden çalıyor ?

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Bende yorum yapmaktan korkuyorum!

Adsız dedi ki...

mukemmel bir yorum. tebrikler.
resat

Adsız dedi ki...

benim gibi düşünen arkadaşları gördükçe mutlu oluyorum.tebrikler çok güzel bir yazı.ne yaparlarsa yapsınlar atatürkçü düşünceyi yıkamıycaklar çünkü biz varız burda.