23 Mart 2008 Pazar

ANONİM

TÜRKÜ (I)

Bülbül ne ötersin Çukurova'da ?
Eşin şahin kapmış, kendin burada...
Kendim gurbet elde gönlüm sılada,
Ötme garip bülbül, gönül şen değil !

Gülün nazlı ömrü gelip geçiyor,
Bülbül kafesinden kaçmış uçuyor,
Kervan yükün almış, konup göçüyor
Ötme garip bülbül, gönül şen değil !

Bülbülün yattığı bahçeler, bağlar,
Garibin yatağı kahveler, hanlar,
Gurbet elde ölsem, bana kim ağlar ?
Ötme garip bülbül, gönül şen değil !

...........

TÜRKÜ ( II)

Sarı Zeybek şu dağlara yaslanır,
Yağmur yağar, silahları ıslanır,
Bir gün olur deli gönül uslanır.

Yazık olsun Telli-Doru şanına,
Eğil bir bak mor cepkenin kanına.

Şu dağları yine duman bürüdü.
Üç yüz atlı, beş yüz yayan yürüdü.
Sarı Zeybek şu cihanda bir idi.

Yazık oldu Telli-Doru şanına,
Eğil bir bak mor cepkenin kanına.

.............

TÜRKÜ (III)

Karanfil oylum oylum
Geliyor servi boylum
Servi boylum gelince
Şen olur deli gönlüm.

Oy benim efendim
Serv-i bülendim.

Karanfil uzar gider
Yaprağın düzer gider
Yar yolunu şaşırmış
İnşallah bize gider

Oy benim efendim
Serv-i bülendim.

Karanfil olacaksın
Sararıp solacaksın
Ben hakime danıştım
Sen benim olacaksın

Oy benim efendim
Serv-i bülendim.

Karanfil oymak oymak
Olur mu yare doymak
Yare doydum diyenin
Caizdir boynun vurmak

Oy benim efendim
Serv-i bülendim.

0 yorum: