6 Nisan 2008 Pazar

BENİ UNUTMA


"Dedim artık bilgiden yana eksiğim yok
Her sırrına şu dünyanın ermişim az çok
Derken aklım geldi başıma bir de baktım
Ömrüm gelip geçmiş hiçbir şey bildiğim yok "


Evet... Ömür gelip geçiyor... Geçerken bizde çeşitli izler de bırakıyor. Zaman zaman şöyle geriye dönüp biraz düşünmekte yarar var sanırım... Ne yaptım, bugüne kadar ?
Ne mi yaptım ? Ne yapmadım ki...

Önce şunu gururla söyleyebileceğim, mutlu bir evlilik... Otuz iki yıl olmuş... Nasıl geçmiş bu kadar yıl anlayamadım. Bu konuda iyi ki'lerim o kadar çok ki... Yaşımı sormayın, kadınların yaşı sorulmazmış. Ama yine de belli etmeseniz de hesaplamaya çalıştığınızı hissedebiliyorum...

Sonra "En güzel eserlerim." diyebileceğim iki evlat...
Yeter mi bilmiyorm. Başbakanımızı bu sayı mutlu eder mi ? Etmez biliyorum. O , çocuk sayısı en az üç olacak diye direniyor. Az çocuk isteyenleri neredeyse vatan hayini ilan edecek...

" Afedersiniz, biz de evlenirken sizin gibi yoksul bir ailenin çocuğuyduk." diyor başbakanımız... Sayın Başbakan biz yine yoksuluz, unuttuğunuz bu sanırım. Evlenen, çalışan, hatta iki kişi birden otuz yıl çalışan insanlar zengin olmuyor ki ülkemizde ! Siz tek kişi çalışarak nasıl bu kadar zengin oldunuz ?

Geçenlerde yayınlandı görmüşsünüzdür. Dünyanın en zengin kişilerinin listesinde, Başbakanımız sekizinci sırada... Yanlış anlamadınız, sekizinci (8.) ... Yoksul bir ülkenin çok zengin bir Başbakanı olmak nasıl bir duygu ! En az üç çocuk talep eden Başbakanımızdan benim de bir talebim olacak... Lütfen söyler misiniz , nasıl bu kadar zengin oldunuz ? Dört çocuğu nasıl yaptınız bunu herkes az çok biliyor da bu ülkede nasıl zengin olunacağını çoğunluk bilmiyor. Ahh bunu bir öğrensinler, gör bakalım tutabilecek misin bu milleti ? Üç değil, binlerce üç çocukları olur da siz bile yeter , dersiniz !..

Bak söz yine döndü dolaştı nereye geldi ? İnanın bugün Başbakandan söz etmek aklımın ucundan bile geçmiyordu. Tutamadım yine kendimi... İki çocuk yapmış olmanın ezikliği içinde, suçluluk psikolojisine kaptırdım kendimi, savunmaya geçtim...

Oysa bugün benim çok özel bir günüm... "Bugün benim doğum günüm..." Ve ben doğum günümde geçmişimi sorgulamak istedim.
Bugüne kadar ne yaptım ? Derdim bu ...

Evet... Övünerek söyleyebileceğim, binlerce öğrenci... Hepsi için söyleyemesem de bir bölümünün yetişmesinde katkım olmuştur sanırım. Ancak gönül rahatlığı içinde şunu söyleyebilirim , hepsini çok sevdim, elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Yolları aydın olsun tüm çocuklarımızın...

İnsan böyle özel günlerinde biraz fazla duygusal oluyor nedense... Ben de öyleyim şu anda . Ve tüm sevenlerime Ümit Yaşar Oğuzcan 'ın şiiriyle veda etmek istiyorum...

BENİ UNUTMA

Bir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hatıraları bile
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma.

Çünkü ben her gece o saatlerde
Seni yaşar ve seni düşünürüm.
Hayal içinde perişan yürürüm.
Sen de karanlığın sustuğu yerde
Beni unutma.

O saatlerde serpilir gülüşün
Bir avuç su gibi içime , ey yar
Senin de başında o çılgın rüzgar
Deli deli esiverirse bir gün
Beni unutma.

Ben ayağımda çarık, elimde asa
Senin için şu yollara düşmüşüm
Senelerce sonra sana dönüşüm
Bir mahşer gününe de rastlasa
Beni unutma.

Hala duruyorsa yeşil elbisen
Onu yalnız benim için giy
Saksındaki pembe karanfilde çiğ
Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen
Beni unutma.

Büyük acılarla tutuştuğum gün
Çok uzaklarda da olsan yine gel
Bu ölürcesine sevdiğine gel
Ne olur Tanrı 'ya kavuştuğum gün
BENİ UNUTMA...


Sevgiyle kalın, dostça yaşayın, SEVDİKLERİNİZİ UNUTMAYIN, UNUTTUKLARINIZI HATIRLAYIN...


5 yorum:

Adsız dedi ki...

Sn.Öğretmenim.
Nice mutlu ve umutlu yıllara...
Eşiniz, çocuklarınız ve sevdiklerinizle.
Evet, birde ÖĞRETMEN olmanın gururuyla.

Galeni dedi ki...

Sevgili öğretmenim;
öncelikle doğum gününüz kutlu olsun. "İyi ki" lerinizin katlanarak artacağı nice yıllar görmeniz dileğiyle...
Yazınızı çok beğenerek ve yüzümde muzır bir gülümseme ile okudum. Hani 2 çocuğunuz olduğu için duyduğunuz eziklik var ya ben şahsen 3. cocuğunuz olup bu ezikliği gidermeye talibim :)

aysema dedi ki...

Eşimle yemekteydik. Doğum Günümü kutladık birlikte. Biraz önce geldik. Yorumlarınız benim için güzel bir armağan oldu. İyi dileklerinize çok teşekkür ederim. Ben de size sevdiklerinizle bir arada mutlu, sağlıklı yıllar dilerim.

Sevgili Galeni, önerin beni çok sevindirdi. Seve seve kabul ediyorum. Artık bir çocuğum daha var. Hoş geldin aramıza... Mutluluk getirdin. Sen de mutlu ol. Sevgiler...

Adsız dedi ki...

Daha büyük bir başarı düşünemiyorum.
Sevgiler, öpücükler.
(Üç de yetmez beş tane)
ilbilge:)

aysema dedi ki...

Sevgili İlbilge, nicelik değil, nitelik önemlidir. Sorun üç- beş sorunu değil ki... Gerçi başbakan haklı ,kendi açısından. İnsanların işi gücü yok. İş de aş da veremeyeceği insanları nasıl motive etsin ki ? Tek yapabilecekleri işe yöneltmek... Sonrasını düşünmek ise eğitilmiş insanların sorunu...
Sevgiler...