26 Nisan 2008 Cumartesi

BİR BAŞKA TEPEDEN


" Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul !
Görmedim : Gezmediğim, sevmediğim, hiçbir yer.
Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul !
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer. " (Y.Kemal)


Rüya gibi güzel günler yaşattınız bana... Yenilenmiş, canlanmış, güçlenmiş olarak işte buradayım. Mutluluk sevgiyi bölüşmek, güzellikleri paylaşmak , yavrularıyla kucaklaşmak değil de nedir ? Mutluyum, çok mutluyum.

Hangisinden başlasam, hangisini anlatsam bilemiyorum.

Fenerbahçe Marina'da yenen o güzel akşam yemeğimizden mi ?

Bostancı sahilinde yediğimiz balık ekmek sefasından mı ?

Ya da küçük kızımın arkadaşlarını eve toplayıp onlara verdiğimiz sebze yemekleri partisinden mi ?
Hangisinden ? Hepsi birbirinden güzel anılarla süslü.
Sahilde içilen çayı güzelleştiren yavrularımın sıcaklığı, sevecenliği... Elimdeki en küçük paketi bile bana taşıtmamak için birbirleriyle yarışmaları mı ? Mutluluk bu mu ? Hangi sabah kahvaltısı birlikte yapılan o kahvaltıdan daha güzel olabilir ki...

Vapurla Beşiktaş'tan Kadıköy'e geliş. Boğazın doyumsuz güzelliği. Marina'da binlerce yelkenli... Bostancı'da evlerin tamamını süsleyen bayraklar , Atatürk posterleri...
İstanbul güzel, çok güzel bir şehir. Ve ondan da güzeli bunu çocuklarımla paylaşmış olmak... İyi ki gitmişim. İnsan uzaktayken katlanıyor. Çaresiz katlanıyor. Özlem yakınlaşınca daha mı fazla hissediliyor ne ?

Ve dönüş zamanı... Mecidiyeköy'den küçük kızımın uğurlayışı... Gelirken yakındığım ağustos sıcağının yerini alan şubat soğuğu... Git, bekleme uyarılarımı dikkate almadan sabırla servisin kalkışını bekleyişi... Servis uzaklaşıncaya kadar el sallayışı... Gözlerime söz geçiremeyişim !

Sonra Çağlayan Varan tesisleri... Telefonun ucunda büyük kızım, işten arıyorum, nasılsın, iyi yolculuklar dileği... Duygulanmalar... Ve Çağlayan'dan hareket... Yoğun bir trafik ve adım adım ilerleyiş. Boğaz'a son bir veda bakışı... Uyuklama , ardından Ataşehir Varan tesislerinde uyanma... Rüya mı görüyorum ? Hayır rüya değil... Kızım ve damadım işten çıkıp gelmişler, beni bekliyorlar. Vedalaşmak için. Ne güzel , iniyorum otobüsten kucaklaşmalar, sarılmalar, koklaşmalar ve yeniden hareket... Artık gözlerim hiç söz dinlemiyor. Ayrılıkla mutluluk sarmaş dolaş olmuş beni kuşatıyor.

Yollar uzayıp gidiyor. Beni yavrularımdan ayırırken bir başka sevdiğime kavuşturuyor...


0 yorum: