15 Nisan 2008 Salı

ÇILDIRDIK MI DOKTOR ?


Biraz önce haberleri izledim bir TV kanalında. Keşke izlemeseydim...

Bursa'da bir genç kız annesini öldürmüş . Sebebi annesi evlenmesine izin vermemiş , o da annesini öldürmüş !

Bu ilk değil, korkarım son da olmayacak. Hatırlarsanız yakın bir geçmişte iki genç kızımız daha annesini öldürmüştü. Ne kolay yazılıyor bakar mısınız ?

Bursa'daki olay emniyet müdürlüğünün karşısında bir yerde yaşanıyor. Seyircisi, meraklısı çok. Çocuğunun elinden tutan, çocuğunu kucağına alan koşmuş, bu korkunç manzarayı izliyorlar hep birlikte... O çocuklar ne hissediyor acaba. Aman boşver ! O tasa bu tasa...

Katil genç kız polislerin arasında götürülüyor. Gazetecilerin sorularını yanıtlıyor : Maddi sıkıntılar diyor, evlenmemi istemiyordu diyor, bizim de fotoğrafımızı çekecekmişsiniz demek ki diyor, annem öldü mü diyor...

Barış amacıyla yola çıkan, ancak yolculuğu bir sapık tarafından ülkemizde ne yazık ki son bulan İtalyan sanatçı Pippa Bacca utanç gözyaşları arasında ülkesine uğurlanıyor...

Dünya'nın en güzel şehri, kültür başkenti dediğimiz İstanbul Kadıköy'de,çöp kutusunda bebek ceseti buluyoruz. Göbek bağı bile kesilmemiş!

Haber sunucusu sıkkın, bu kötü haberlerden bizi uzaklaştırmak istediğini söyleyerek yeni habere geçiyor. Görüntüler de var. Güzel bir düğün haberi !

Çok katlı bir pastanın önünde gelinle damat... Önce pastayı kesiyorlar birlikte, karşılıklı birbirlerine yediriyorlar. Gözleri ışıl ışıl, mutlular. Ben de mutlanıyorum. Güzel anılarım canlanıyor , gülümsüyorum kendi kendime... Ohh nihayet biraz rahatladık diyerek izlemeyi sürdürüyorum. Sırada takı merasimi var. Takılar takılıyor. Kucaklaşmalar,sevgi gösterileri... Ben işte bunlar da var, her şeyi abartmayı çok mu seviyoruz ne? Biraz da bardağın dolu tarafından söz etsek diye düşünmeye yöneliyordum ki !.. Eyvah , o da ne ? Ne oluyor , demeye kalmadan polisler damadın boynuna sarılmasın mı, damadı öpen teyzeyi iteleyerek !.. Hem de ne iteleme ! Kalabalık bir ekip gelmiş anladığım kadarıyla. Dolandırıcıymış Edirne 'deki damadımız . Aranıyormuş, daha önceki baskından kaçmayı başarmış... Gelin arabası da çalıntıymış. Geline de nikah yapmayacakmış...

Evet, hepsi doğru, suçlu olduğu sanılıyor ki polisler düğüne baskın yaptılar. Ama nedense onu kutlamak için boynuna sarılı teyzenin durumu, damadın o hali ve polislerin yakalayış biçimi bir tuhaf göründü gözüme!

Çıldırıyor muyuz doktor ? Bak sunucunun durumu da normal değil ! Güzel haber diye bize sunduğu habere bakın. Yoksa hep birlikte çıldırdık mı doktor ?

Bu yazı da çok garip gelmiyor mu doktorcuğum sana? Blogerin ayarları da kontrolümden kaçıyor. Bazı yerler kalın bazı yerler ince yazıyor. Cümleler istemediğim yerden bölünüyor. Burada da mı bir tuhaflık yok ? Bu da mı çıldırdı yoksa ! Çıldıran ben miyim , yoksa sen misin ? Doktor, hey doktor !

Aman doktor, canım doktor ! Derdime bir çare...
Çaresiz dertlere düştük, nolur bize bul çare!..

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Doktorlar da yollara düşmedi mi ?
Onlar da hasta değil mi ?
Kime söyleyim ben derdi mi ? Hıı?

aysema dedi ki...

Doğru söze ne denir ?
Yakında hepimiz çıldıracağız galiba. "Tuz da koktu" mu , diyorsunuz? Umalım o aşamaya gelmemişizdir.
Saygılar, teşekkürler.