22 Mayıs 2008 Perşembe

BİR KÜÇÜK OĞLANCIK VARMIŞ

Bir küçük oğlancık bir gün okula başlamış
Pek mi pek akıllıymış
Okulu da pek büyükmüş.
Ama akıllı çocuk sınıfına dışarıdan ,
Kestirme bir yol bulmuş,
Buna çok sevinmiş.
Artık okul ona kocaman görünüyormuş.

Bir zaman sonra bir sabah
Öğretmen demiş ki :
" Bugün resim yapacağız. "
"Ne güzel ! " demiş çocuk.
Resim yapmasını çok severmiş.
Her türlüsünü de yaparmış :
Aslanlar, kaplanlar,
Tavuklar, inekler,
Trenler, gemiler.
Mum boyalarını çıkartmış
Ve çizmeye başlamış.
Ama öğretmen " Durun ! " demiş.
" Henüz başlamayın ! "
Ve herkes hazır olana kadar beklemiş.

"Şimdi ! " demiş öğretmen,
"Çiçek çizmesini öğreneceğiz."
"İyi" demiş çocuk.
Çiçek çizmeyi çok severmiş.
Ve pek güsellerini yapmaya başlamış.
Pembe, mavi ve portakal mum boyalarıyla .
Ama öğretmen " Durun " demiş,
Size nasıl yapılacağını göstereceğim.
Yeşil saplı kırmızı bir çiçek çizmiş
" İşte ! " demiş öğretmen .
" Şimdi başlayabilirsiniz... "

Küçük çocuk bir öğretmenin resmine bakmış,
Bir de kendininkine.
Kendininkini daha bir sevmiş.
Kağıdını çevirip
Öğretmeninki gibi
Yeşil saplı kırmızı bir çiçek çizmiş.

Bir başka gün
Küçük çocuk dışardan sınıfa açılan kapıyı
Becerdiğinde tam bir başına açmayı
Şöyle demiş öğretmen
" Bugün çamurdan bir şey yapacağız."
" Ne iyi ! " demiş çocuk.
Çamurla oynamayı çok severmiş.
Her şeyi yapabilirmiş onunla :

Yılanlar, kardan adamlar,
Filler, fareler,
Arabalar, kamyonlar.
Başlamış çamuru
Yoğurup mıncıklamaya
Ama öğretmen demiş :
" Durun ! " daha başlamayın ! "
Ve beklemiş hazır olmasını herkesin.
" Şimdi ! " demiş öğretmen.
" Bir çamur yapacağız... "
" Güzel !" demiş çocuk.
Çanak yapmasını severmiş.
Ve başlamış yapmaya
Boy boy , şekil şekil çanaklar
Ama öğretmen " Durun ! " demiş,
" Size nasıl yapılacağını göstereceğim."
Ve de göstermiş herkese
Bir büyük çanağın nasıl yapılacağını
" İşte !" demiş öğretmen
Artık başlayabilirsiniz.
Küçük çocuk bir öğretmenin çanağına bakmış
Bir de kendisininkine
Kendisininkini daha bir sevmiş
Ama bunu söyleyememiş.
Topacını yuvarlayıp yeniden
Yapmış öğretmeninki gibi
Derin bir çanak.

Ve çok geçmeden
Küçük çocuk öğrenmiş beklemeyi
İzlemeyi
Ve her şeyi öğretmeni gibi yapmayı
Ve çok geçmeden
Başlamış kendi kendine hiçbir şey yapmamaya
Ama birdenbire
Küçük çocuk ve ailesi
Taşınıvermişler başka bir eve,
Başka bir şehirde,
Ve küçük çocuk gitmiş başka bir okula.

Bu okul daha da büyükmüş
Öbüründen
Kestirme yolu da yokmuş dışardan
Büyük basamakları çıkmak
Ve uzun koridorları geçmek
Gerekmiş sınıfa kadar.
Ve daha ilk gün
Demiş ki öğretmen :
" Şimdi resim yapacağız. "
" Güzel !" demiş küçük çocuk ,
Ve beklemiş öğretmenini
Ancak öğretmeni hiçbir şey söylemeden
Başlamış dolaşmaya.

Küçük çocuğa gelince durmuş,
Sormuş " Resim yapmak istemiyor musun ? "
" İstiyorum. " demiş çocuk.
" Ne yapacağız ? "
" Ne istersen !" demiş öğretmen
" İstediğim renk mi ? " demiş öğretmen
" Herkes aynı resmi yaparsa
Ve aynı renkleri kullanırsa
Kimin neyi yaptığını
Ve neyin ne olduğunu nasıl anlarım ben ? "
" Bilmem " demiş çocuk.
Ve başlamış çizmeye
Yeşil saplı kırmızı bir çiçeği.


Helen Buckley
Çev: Jale Onun

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Sevgili hocam;

Beklemeyi, sabretmeyi öğrenmiş olabilir hikayedeki küçük çocuk ama ' Kendi yaratıcılığını ' unutmuş.Unutturulmuşilk resim öğretmeni tarafından o zaman bana göre " Ağaç yaşken eğilir" Atasözü ile ' bu hikaye biraz çelişmiyormu. Yoksa ben mi yanlış algıladım. Aydınlatırsanız sevineceğim.

A.ÖZTÜRK

aysema dedi ki...

Sayın Öztürk,

Çok haklısınız, "Ağaç Yaşken Eğilir." sözüyle çok örtüşen bir öykü bu. Eğitimin ve öğretmenin hatta ana-babanın çoğun eğitiminde izlemesi gereken yolu bize gösteriyor. Bu gerçek bir öyküdür. İki öğretmenin tutumu karşılaştırılıyor. Birinci öğretmen çocuğun yaratıcılığını köreltiyor, hayal gücünü engelliyor. Ve yanlış yapıyor. Çocuk bu okulda kalsaydı ünlü bir ressam olabilir miydi ?
Öyküdeki çocuk sürrealist ressam Salvador Dali'dir. Yüzyılımızın önemli ressamlarından biri...
Çocuklarımızın yeteneklerini ortaya çıkarabilecekleri ortamlar hazırlamalıyız ve onlara özgürlük alanları yaratmalıyız. Değil mi ?

kelime dedi ki...

Mimar bir komsumuz vardi. Ben resim yaptigimda, cicek neden kirmizi, sapi neden yesil derdi. Degisik yapabilirsin derdi. Sonra ben bir sure, gordugumden baska renklerle cizmeye basladim resim. Sonra ilkokulu siyah cizdigim icin, ogretmenim okulu sevmedigimi dusundu:)))

sevgiler...
ilbilge.