22 Mayıs 2008 Perşembe

BİZİM SORUNUMUZ NE ?



Bizim sorunumuz ne ? Günlerdir bu sorunun yanıtını arıyorum.
Bugünlerde yargı yoğun olarak tartışılıyor. Herkes konuşuyor.

Adalet Bakanı , ülkenin yüksek yargı organlarının düşüncelerini açıklamasını yanıtlarken " Dam üstünde saksağan ! " diyiveriyor. Oysa bence bunu söyleyeceğine , Adalet Bakanı olarak, adalet dağıtıcılarının söylediklerini ciddiye alması gerekmez miydi ? Onlarla konuşup sorunları karşılıklı çözme yoluna gitmeli değil miydi ? Hayır, bunu yapmıyor; ya da yapamıyor. Çünkü yargıya güvenmiyor. Partisinin ve liderinin kapatılması davası sürüyor. Yalnız buradaki güvensizliği sadece kendileri ile ilgili olan dava konusunda. Yoksa yargıya en çok başvuran hükümet bunlar. Kim ki olumsuz eleştiri yapıyor, hemen tazminat davası açıyorlar. Yazarından çizerine çok az sayıda olan, konuşma cesareti gösterenlerle davalılar. Bakan bunlarla ilgili güvensizlik yaşamıyor. Sorun kendileriyle ilgili olunca "Dam üstünde saksağan ! " aklına geliyor. Sanırım gerisini de içinden getiriyor.
" Vur beline kazmayı ! "

Konuşanlar Cumhuriyet Savcıları ve Cumhuriyetimizi koruma görevini verdiğimiz, TBMM' nin yaptığı yasaları uygulamasını istediğimiz kişiler... Görevlerini yapıyor diye insanlara kızma modası da yeni çıktı. Onları, toplumun gözünden düşürme çabaları, her gün yazılı ve görsel basından geliyor ve hiçbir yetkiliden ses çıkmıyor. Konuşmaları dinleniyor gizlice , tıss yok. Arkalarına polis arabaları takıldığı söyleniyor, ailesiyle birlikte takip ediliyor yine ses seda gelmiyor. Bu kadar önemli bir olay, gittiği yerdeki kişiler gündeme taşınarak, gözden kaçırılmaya çalışılıyor. Neredeyse , birileri tarafından izlettirilen ya da sindirme işlemleri yürütülen yargıçlar suçlu bulunacak, suçlu gösterilecek.

Sadece bu olay bile toplumumuzun neden bu kadar sinmiş, susmuş, pusmuş,korkmuş oluşunun nedenini açıklamıyor mu ? Bağımsız yüksek yargı organlarına bunlar yapılıyorsa bize neler yapılmaz ki ? Halkı korkuyor diye suçlayabilir miyiz ?

Siz kendinizi güven içinde hissediyor musunuz? Çevrenizde kaç kişiye, kaç kuruma güvenebiliyorsunuz ? Gelecekten umutlu musunuz ? Hovardaca satılan ülke değerlerimizin geri geleceğini düşünüyor musunuz ? Arkanız, dayınız olmadan bir yerlere gelebileceğinize inanıyor musunuz ? Verginizi tam olarak ödeyip doğru dürüst bir şekilde çalışarak insanca yaşayabilecek misiniz?
Sağlıklı beslenebiliyor musunuz ? Ya çocuklarınızın geleceği ?

Sorular, sorunlar çok... Hala ben bulamadım, siz buldunuzsa lütfen söyleyin. Gerçekten bizim sorunumuz ne ?

0 yorum: