28 Mayıs 2008 Çarşamba

KİMİN SÖZÜ DAHA ÇOK DİNLENİYOR ?


Sevgili Mustafa Balbay, geçen günlerde Cumhuriyet'teki köşesinde " En çok benim sözüm dinleniyor. " diye yazmıştı. Bence biraz abartmış. Sözü dinlenen sadece o değil ki... Kimin daha çok dinlendiğini de dinleyenler bilir...

Bizde büyük sözü dinlenir. Eskiden de dinlenirdi, ama o zaman bu kadar teknoloji gelişmemişti. Ya büyüklerin karşısında sus pus oturup dinleme geleneği vardı, ya da büyükler konuşurken kapı arkası dinlemeler...

Şimdilerde teknoloji gelişti. Dinlemeler sınır tanımıyor. Yargı üyeleri dinleniyoruz, izleniyoruz diye yakınıyor. İlhan Selçuk arkadaşlarıyla yaptığı şakaların bile emniyette soru olarak yöneltildiğini açıklıyor. Sayın Sav'ın konuşması da dinlenince yer yerinden oynuyor.

Bilmem, bu dinlemelerden yansıdığı söylenen konuşmaların , neden hep muhalif basına servis edildiğini hiç düşündünüz mü?

Günlerdir malum basın organlarında Önder Sav'a saldırılar bitmek bilmiyor.

23 Mayıs 2008 tarihinde, CHP Merkezindeki odasında, Eski Bolu Valisi şimdilerde Merkez Valisi Ali Serindağ ile yaptığı konuşma dinlenmiş. Uzmanlar bunun" Ortam Dinleme " olduğunu ve ancak yargı kararıyla yapılabileceğini söylüyor. Yani dinleme yasal değil. Yargının böyle bir kararı yok, anlaşılan. Yüksek Teknolojiyle yapılmış bir dinleme bu deniyor...

CHP'den sonra MHP de dinlendiğini Cihan Paçacı aracılığıyla duyuruyor. Bu konunun acil olarak araştırılması gerektiğini belirtiyor...

AKP'li Fırat ise CHP , başarılarımızı gölgelemek amacıyla bunları söylüyor diyor. Ve Baykal'ı bana göre hiç de hoş olmayan cümlelerle suçlamaya çalışıyor. Çok da sinirli mi ne ?

Sayın Sav Elmadağ'da bir konuşmasında, yaşlı bir yurttaşa "Hacca gitme, orada kalırsın,Araplara para kaptırma, Muhammet seni bırakmaz bakarsın..." gibi bir şaka yapmış. İşte kıyamet ondan sonra kopmuş. Burada keşke Hz Muhammet deseymiş. Ama hac konusunda söylediklerini ben de destekliyorum. Evet, hac yapmak bir ibadet, ancak ibadetin de koşulları var. Hacca gitmek için zengin olman yetmez. Çevrende yoksul insan olmayacak da... Şimdi söyler misiniz ülkemizde yoksul insan yok mu ? Bu kadar borçlu, yoksul, bir ülkenin yurttaşları bir süre hacca gitmeyip de o parayı ülkesi için harcasa daha sevap olmaz mı ? Yok illa gideceğim; öldüğüm zaman da en güzel yeri ben kapacağım, diye düşünenler bilsin ki aynı şeyi yoksullara yardım ederek de , çocukların okuması için okul, hastaların iyileşmesi için hastane, işsizlerin çalışması için fabrika yaparak da sağlayabilirler...

AKP'li Fırat, Remzi Gür'ün mahkum olması konusundaki soruya da ben yorum yapamam , diyerek görmezlikten geliyor... Neden dersiniz?

Söylemeyi bilmiyoruz ama, söylenmeyi hep yapıyoruz. Bir de söz dinlemeyi çok iyi biliyoruz. Gizli açık fark etmiyor. Bizden olanların karşısında el pençe divan durarak uslu uslu dinleyip istenenleri hemen yapıyoruz. Bizden olmayanların konuşmalarını ise gizlice dinleyip servis yapıyoruz. Garip olan ne biliyor musunuz ?Gizlice dinlediklerimizi daha çok tanıyoruz. Ne yiyor, ne içiyor, çişini ne zaman yapıyor hepsini hepsini biliyoruz. Dinletenleri pek tanımıyoruz. Ancak söyledikleri kadarını öğreniyoruz. Kimlerle ne konuşuyorlar, ulus adına ne kararlar alıyorlar, gidip gördükleri ülkelerde neler yapıyorlar sadece ana hatlarını duyuyoruz. Oysa bunları da çok merak ediyoruz, dinlemek istiyoruz...

Herkese güzel güzel dinlemeler ...

Son olarak, sanırım Hayyam'dan, bir dörtlükle bitireyim bu yazıyı da...

"Söz bilirsen söz söyle
Sözünden örnek alsınlar
Söz bilmezsen söz dinle
Seni adam sansınlar"

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Dinlemek yetmez. Gözetlenmekte isterim.
EMİR:)

aysema dedi ki...

Merak etmeyin. Biri hem dinliyor hem de gözetliyor hepimizi...

Adsız dedi ki...

Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış.