8 Haziran 2008 Pazar

KADIN OLMAK


Kadın olmak...

Ne çok sorumluluk yüklüyor insana... Eğer Türkiye gibi bir ülkede yaşayan kadınsanız işiniz daha güç değil mi ?

Öncelikle zamandan çalmak zorundasınızdır... Zamansızsınızdır. Kendinize özgü birşeyler yapmanız hep diğerlerinden sonraya kalıyor. Yaptığınız her işte daha dikkatli olmanız gerekiyor.

Daha küçücük bir çocukken bile oturuşunuza kalkışınıza dikkat etmeniz beklenir. Oysa erkek çocuklar için böyle bir zorunluluk yoktur. Aksine aile albümlerinde çıplak fotoğrafları övünçle sergilenir. Büyüdükçe kızlarımızın sorumlulukları da büyür. Ailenin ve toplumun beklentileri de...

Hem erkek çocukları gibi başarılı olsunlar istenir hem de iyi bir eş, iyi bir anne olarak yetişmeleri... Baba olacak şekilde yetiştirilen erkek çocukları var mı bilmiyorum. Blog yazarlarını okuyorum... Anne ve anne adaylarının yazılarında çocuk baş kahraman iken, babalarınkinde kısaca değinilen figüran durumunda çocuklar. Evet kadın doğurur, sorumluluk onda büyük ölçüde ama erkeklerin bunda hiç mi katkısı yok ki yaşamlarının merkezine oturtamıyorlar anneler gibi çocukları.Yanlış anlaşılmasın babalar, iyi babalar yok ,demiyorum. Olmaz olur mu ? Yakından tanıdığım pek çok böylesi baba var, var ama annelerle kıyaslayınca sorumluluk konusunda üstün olanların sayısı ne kadar da az değil mi ? Toplumun bakış açısı değişmedikçe kadınların işi biraz daha zorlaşmıyor mu ?

Siz, hiç trafik kazası yapan bir şoför için "erkek sürücünün kullandığı " diye başlayan bir cümle duydunuz mu ? Ama eminim " kadın sürücünün " cümlesiyle başlayan pek çok kaza haberine tanık olmuşsunuzdur.

Kadın yazarlar denir de erkek yazarlar denmez.

Ailede düğün olur, kadınlardan beklenir pek çok iş; hasta varsa kadınlar görev başına. Ne kadar becerikliyseniz o kadar övgü alırsınız.

Nasıl giyineceğinize çoğunlukla erkekler karar verir. Ev kadını vardır da ev erkeği yoktur. Erkek çapkındır, kadın kötüdür !

Nereden buraya geldim bilmiyorum. Bildiğim yazmayı çok özlediğim. Şu anda Ankara'ya geleli bir hafta oluyor ve ben ilk kez bloguma girebildim. Sabah ezanı okunuyor. Çaldığım bu zaman parçasından yararlanarak bu satırları yazıyorum.

Atatürk'e bir kez daha büyük saygı ve hayranlık duyuyorum ve cumhuriyet savcılarımıza da sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum gecenin bu vaktinde Ankara'dan. İyi ki varsınız, iyi ki yaşıyorsunuz, iyi ki yaşatıyorsunuz.

Bu arada geleceğimizin güvencesi, Atatürk Türkiye'sinin aydınlık yarınlarının bekçileri gençlerimize girecekleri tüm sınavlarda başarılar diliyorum, hepsini sevgiyle kucaklıyorum...

0 yorum: