23 Temmuz 2008 Çarşamba

DİKİLİ


İki gecedir bahçe suluyorum. Dünyanın en zevkli işlerinden biri...

Gündüzler yetmiyor. Akşam geç saatlerde hava da serinlemiş oluyor. Ertesi sabah kalkınca bahçe daha bir canlanmış oluyor.

Çimler yemyeşil, güller yeniden açıyor; İzmir Oyası bile canlandı, çiçeklerini pembe pembe gözlerimin önüne serdi. Bakmaya kıyamıyorum. Ağaçlar, meyvelerimden buyur, der gibi hazırola geçti.
Kaysının dallarında hala meyve var. Şeftaliler iyice olgunlaştı, tek tek çimlerin üzerine düşüyor. Eriklerle üzümler de kıvamını bulmak üzere... Hatta erikler bu haliyle de çok güzel. Kütür kütür, görenlere, ye beni diyor...

Ve ben yarın Ankara'ya gidiyorum. Yine döneceğim buraya. Havasını, denizini, bahçesini, konusunu komşusunu seviyorum buranın...

Bu sabah 9.30'da denize gittim, tam iki saat yüzdüm, "Baba ve Piç"i okumaya devam ettim. Öyle güzel ki denizimiz anlatamam... Yarın sabah yine gideceğim. Akşama da yolculuk...

Umarım Ankara'da yazma olanağı bulurum. Emeklilikten mi, leyleği havada mı gördüm bilmiyorum. Esecek rüzgara göre yön değiştiriyorum son zamanlarda. Bakalım hayırlısı...

Biraz kitap okuyup uyumalıyım artık...

5 yorum:

Adsız dedi ki...

Ahh be hocam! Ankara'ya gitmişken şu bizim TBMM 'sine de bir uğrasanız. Ne iyi olurdu. Sizin fikrinizden, sizin zikrinizden yararlanması gereken çoook insan var orada. Nasip olursa yarın Bende Ankara'da olacağım ve Pazar gününe kadar orada kalmak zorundayım(Sorumluluk işte )
Biliyormusunuz hocam; Ben çocukluğumda Atatürk'ün Başkenti'ni görmek için Canatıyor ken Şimdi ise ayaklarım oraya gitmeye zorlanıyor. Ha hocam... Nedendir ?.
Ne olur " Pisikolojiniz bozulmuş" demeyin ve ( Benim şahsımda benim gibi olanlara) nasihat edin ki, Ayaklarımıza hükmedelim.Çocukluğumuzda Olduğu gibi Cumhuriyetimizin Başkentine Seve seve gidelim.
Çok fazla bir şey mi istedim Hocam ? ( Burun kıvırdınız gibi geldi .. yoksa ben mi yanlış anladım)

Adsız dedi ki...

Yakında seksen günder devr-i alemi yeniden yazarsınız. Sizden birileri tatil bilmeden çalışıyor. Haberiniz olsun.
EMİR:)

Adsız dedi ki...

Sevgile Emir;
Yukarıda yazıma yorum bekler iken sizin YORUM'uz geldi
Lütfen..
"Gölge Etmeyin Başka İhsan İstemem " derler yaa.. Bende Sevgili hocam'dan yanıtını bekliyorum. (Yani Ankara ve meclis meselesini )

A.ÖZTÜRK

aysema dedi ki...

"Ankara'nın taştır yolu, düşman aldı sağı solu...
Sen gösterdin Gazi Kemal( ATATÜRK) böyle günde doğru yolu..."

Sevgili Öztürk, Ankara'ya hoş geldiniz. Ben de geleli bir iki saat oldu. Her şey tükenir, Mustafa Kemaller Tükenmez... Ben, sen, o, biz ,siz, onlar hepimiz Atatürk'üz. O durmuş mu ki biz duralım, o korkmuş mu ki biz korkalım, o yılmış mı ki biz yılalım ? Umutsuzluk yok, umut sizsiniz, biziz, hepimiziz. Durmak yok ! Atatürk aydınlığında yola devam...

Saygılar...

aysema dedi ki...

Sevgili Emir,
Gerçekten de " 80 Günde Devr-i Alem " oldu benimkisi... Ama çoğu zorunluluktan... Dikili hariç...

Çalışanlar var, biliyorum. Birileri çalışacak ki diğerleri rahat etsin... Şaka tabii...

Tüm çalışanlara sevgi ve saygılarımı gönderiyorum, yürekten... Tatili herkes hak ediyor... Ama?..

Saygılar...