9 Temmuz 2008 Çarşamba

KAYSI REÇELİ


Akşamdan beri reçel işiyle uğraşıyorum.

Önce tek tek dalından topladık, güzelce yıkadık. Sonra ikiye bölüp çekirdeklerini çıkardık. Bir kısmını terasa serdik , kurumaya bıraktık. Diğerlerini de reçel yapmak üzere tencereye koydum. Şimdi sanırım pişti. Uzun zamandır pişmesini bekliyordum.Ocağın altını kapattım. Sabah tadına baktıktan sonra bir taşım daha kaynatıp kavanozlara dolduracağım...

Aslında reçel yemiyoruz. Ancak gezmede biri çıkarırsa severek yiyiyorum, bir seferlik. Neden mi yapıyorum ? Sevdiklerimize armağan olarak vermek için tabii... Kendi bahçemizden, kendi elimle pişirerek vermek beni mutlu ediyor...

Hüseyin Rahmi Gürpınar'ı hatırladım şimdi. O da yaptığı reçelleri, kendi eliyle ördüğü eldivenleri dostlarına armağan ediyormuş.

Toplumda bazı insanlar sürekli almaktan, bazıları da vermekten hoşlanıyor. Ben ikincilerdenim galiba... Ya siz ? Düşünün bakalım...


5 yorum:

Adsız dedi ki...

Dune diye bir bilim kurgu eserinde şöyle der: "Alıcı insan için en tehlikeli şey aşırı alıcılıktır, verici insan için ise aşırı vericilik."
Fazla vermek de, almak da iyi değil sanırım. Alıcı insan verene aşırı bağımlı. Almadan yaşayamaz. Fazla veren ise vermeye bağımlı oluyor.

Siz kayısı reçellerini vermekten çekinmeyin tabi de, yazınızı okuyunca aklıma geldi:)

Sevgiler kucak dolusu.

ilbilge.

Adsız dedi ki...

Üfff Hocam yaaa ! Neden bahsedersiniz ki şu kayısı reçelinden. Tatil ne güzel gidiyordu değilmi. Tatil de bile kayısı reçeli yapıyorsanız e bravvo yani... Haaa niye mi sitem ettim? Valla , billa kayısı reçelinin tazesini çoook severimde. Üstelik siz dalından koparıp ta yapmışsınız. Ohh ne güzel.Afiyet şeker olsun size ve ikram edeceğiniz kişilere

A.ÖZTÜRK

Adsız dedi ki...

Sn.Öztürk
Bizde isteriz! havası vermişsiniz yorumunuza. Ben kayısı sevmem ama reçeline bayılırım.
EMİR:)

aysema dedi ki...

Yorumlara teşekkürler...

Göndermeyi düşündüm, ama götüren olmadı...Fazla yük zor geldi, tatlı zararlı yemesinlar dendi...
Yemek isteyenlerin buraya gelmesi gerekiyor. Gelenler aldı.

Saygılar...

aysema dedi ki...

Sevgili İlbilge,

Haklısın... Nasıl başlarsan öyle gidiyor. Sonradan değişmek çok zor.İşi baştan dengelemekte yarar var... Ben treni çoktan kaçırdım.

Sevgiler...