6 Temmuz 2008 Pazar

MEYVEDEN DALLAR KIRILIYOR


Ne çok meyve var bahçede...

Kayısının dalları kırılacak neredeyse... Ama nedense bu yıl biraz küçük , biraz da kuru gibi... Sanırım susuz kalmış, ya da küresel ısınmanın olumsuz etkileri kapıya dayanmış. Zaten son ana gelmeden önlem alma gibi bir huyumuz yok. Tehlike kapıya dayanacak ki aklımız başımıza gelsin...

Elma ve şeftali ağaçları sağlıklı, meyvesi de bol... Tam olmasa da yenebilecek durumda... Üzümler salkım salkım karşımızda. Çekirdeksiz üzüm. Yakında onlar da olgunlaşacak. Bir de erik ağacımız var, mürdüm eriği... Onun da dalları dolu meyveyle. Yalnız olgunlaşması için zamanı var daha...

Anlayamadığım bu kadar bol meyve var ülkemizde... Bizler neden satın alırken çok pahalıya alıyoruz. Üreticinin kazanmadığı kesin... Tüketici zararda... Aracılar malı da parayı da götürüyor anlaşılan.

Artık meyveye para harcamıyoruz burada, bize de komşularımıza da yetecek bollukta meyve var ağaçlarımızda. İsteyen herkes gelebilir. Eli boş dönmeyecektir bahçemizden. Üstüne de bir deniz banyosu...Havamız da çok güzel... Hıı ne dersiniz ? Gelmeye değmez mi ?

Bekliyoruz, herkesi...

2 yorum:

Galeni dedi ki...

Ah ahh! iş güç olmayacakta geleceksin oralara :)
Ne yapalım bizim memlekette de işler yazın yoğun oluyor. Bizim yerimize de afiyetle yeyin efendim :)

aysema dedi ki...

Teşekkürler Galeni...

Çalışmak, üretmek de çok güzel... Sizin memleket olmasa, sizler çalışmasanız, o nefis çaylarımızı nasıl içerdik. Çalışmayı ben de seviyorum. Hatta en sık kullandığım sözlerden biri: Paslanacağımıza yıpranalım.

Ancak çalışan insanların dinlenmeye de gereksinmeleri var. O zaman daha verimli çalışılır. Keşke tüm çalışanlar bu olanağı bulabilse...

Biraz da yaşlanmak gerekiyor tatili uzun yaşamak için... Hangisini tercih edersiniz ? Gençlik mi, uzun tatil mi? Bu da soru mu? Sanki seçme şansımız var. Sırayla yaşanacak hepsi...

Sağlık ve mutluluklar herkese gitsin...