30 Temmuz 2008 Çarşamba

RÜYA

Bu gece korkunç bir rüya gördüm !

Kocaman bir alanın kenarında tek başınayım. Etraf oldukça kalabalık… Herkes bağırarak bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Ama tüm sesler birbirine karışıyor. Kimin ne dediği anlaşılmıyor.

Tam karşımda yüksekçe bir yerde protokol için ayrılmış koltuklarda cüppeleriyle yargı mensupları oturuyor. Yüzleri asık. Dikkatle grupları izliyorlar.

Arkalarında bir kişi elindeki torbadan bir şeyler saçıyor havaya! Kimse onunla ilgilenmiyor görünüyor. Bu kişiyi tanıyorum. Çok bilinen bir kişi… Ama adını bir türlü çıkaramıyorum…

Sol yandaki gurup oldukça kalabalık… Ellerinde Türk Bayrakları var. Bir de Atatürk posterleri…

Sağ yandakiler de az değil. Onların ellerinde de Türk bayrakları var. Ama başka bayraklar da görüyorum aralarında. Resimler de farklı farklı…

Bağrışmalar çağrışmalar arasında iki yandan yürüyüşe geçtiler. Üstüme üstüme geliyorlar. Ben yere çakılmış gibi kımıldayamıyorum.

Birden yeri göğü inleten ayak sesleri duyuldu ilkin. Rap rap rap… Ardından iki grup da durdu, kenarlara çekildi. Orta yer tamamen açıldı. Önce yeşil bayrakları gördüm. Nefes alamıyorum ! Sonra kalabalık bir grup karşı tarafa doğru yürüyor , yürüyor, yörüyordu. Yalnız yürüdükçe uzaklaşacaklarına bana doğru yaklaşıyorlardı. Şaşkınlıkla bağırmak istedim , bağıramadım. Geliyorlar, durmadan geliyorlar. Gittikçe bana yaklaşıyorlardı. Baktım, tüm dikkatimi toplayıp baktım…

Bu gelenler hiç seslerini çıkarmadan , sessiz sessiz, geri geri yürüyorlardı. Geri geri yürüdükçe üstüme doğru geliyorlardı. Yaklaştıkça yaklaşıyorlardı… Boğazım sıkılıyor, gözlerim kararıyor, kulaklarım yerinden fırlıyordu sanki… Sağ yanımdan alkış sesleri yükseliyordu !

Bir zil sesi acı acı çalıyordu. Çırpınmaya başladım ! İşte yeni bir ders başlıyor. Biz bu dersi almak istemiyoruz. Sizden alacağımız ders yok bizim. Gidin gidin, gidin üstümüzden. Biz nice sınavlardan geçtik. Hepsinden de açık alınla çıktık. Başardık Kurtuluşu da, Kuruluşu da başardık.

Zil hala çalıyor. Ziller çalıyor. Geri geri geliyorlar. Kaçamıyorum, bağıramıyorum, boğuluyorum; sadece boğuluyorum !

Gözlerimi açtım. Evimdeyim. Koltukta haberleri izlerken uyuyakalmışım. Telefon hala çalıyor…

30 Temmuz 2008 Çarşamba

6 yorum:

Adsız dedi ki...

Sizinkisi rüyaymış. Gerçek yaşamda da gerici darbe adım adım yaklaşıyor. Bunu fark etmeyelim diye başka darbeler var, diyerek gözden kaçırmaya çalışıyorlar. Sonumuz hayrola.

Adsız dedi ki...

Sn.Öğretmenim
Bende böyle bir rüya gördüm. Acaba bulaşıcımı..

Adsız dedi ki...

Sn.Öğretmenim
Bende böyle bir rüya gördüm. Acaba bulaşıcımı..

Adsız dedi ki...

"Gericilik derman olmaz bir derde
Yurdun cennet softa gözünde perde!"

Saygılar...

Adsız dedi ki...

Rüyaların tersi çıkar belki. Enseyi karartmayalım...

ilbilge.

aysema dedi ki...

Yorumlarınız için teşekkürler.

Umarım rüyaların tersi çıkar.

YANILMIŞ OLMAYI ÖYLE ÇOK İSTİYORUM Kİ...