11 Temmuz 2008 Cuma

SÖZÜMÜ GERİ ALIYORUM


Bir önceki yazımda da , daha önceki yazılarımın bir kısmında da "Verin dünyayı kadınlara, görün nasıl güzel yönetecekler. " demiştim. Şimdi vazgeçtim bu görüşümden... Neden mi ?

Nedeni şu anda TV'lerde konuşan iki kadın... Biri Gülay Göktürk, diğeri Nazlı ılıcak... Ne zaman bu ikisini dinlesem utanıyorum bu düşüncemden...

Otuzikinci Gün'de Gülay Göktürk, Siyaset Meydanı'nda da Nazlı Ilıcak... Onlar da hem savcı, hem avukat, hem hakim!.. Sanki onlara da bilgiler servis edilmiş. Hükmü vermişler.

Belgelerin fotokopisi yapılıp birilerine veriliyor... Her şeyi bir yana bırakalım yapılan en açık saldırı Hukuk Devleti oluşumuzadır. Ulemaya mı soracağız bundan sonra... Ne çok ulema türedi son zamanlarda...

Şemdinli Savcısının bu arada Amerika'ya gittiğini söylediler... Bence başkaları da hazırlıklara başlasın. Büyük ulema gelemeyecek nasılsa. Siz de burada kalamayacaksınız sonunda, insan içine çıkamayacak duruma düşeceksiniz. Doğru Amerika'ya.
Aslında bu Amerika işini de anlayamıyorum... Neden Amerika ? Onlara yakışan başka ülkeler de var...

Şemdinli Savcısı da servis konusunda çok uğraş verdi... O zaman da yalan yanlış bilgiler ortalara saçıldı. Sonunda meslekten atıldı, ve kendini Amerika'ya attı.

Yalancının mumu yatsıya kadar yanar... Gerçekler ortaya çıkacak , çıkacak ama insanlarımızın çektikleri ne olacak ? Şemdinli savcısının Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi konusundaki yaptıkları da kasıtlıydı. Gerçekler ortaya çıktı. Hak yerini buldu, bunda da gerçekler aydınlanacak... Ama orada da suçsuz olduğunun kanıtlandığını göremeden ölen insanlarımız oldu, burada da... Daha neler olacak yaşayıp göreceğiz...

Dünyayı kadınlara vermeyelim. Sözümden vazgeçiyorum. Dünyayı insan gibi insanlara verelim. İyiden, güzelden, doğrudan yana olanlarına... Kadın ya da erkek olmaları farketmez...

Ah Atatürk ahh... Sen işi çözmüştün. Eğitim Birliği Yasası yani Tevhid-i Tedrisat Kanunu... Sonradan bunu sulandırdılar. Ülkeyi bölmenin yolunu açtılar... Şu anda iki farklı şekilde, birbirine düşman olarak yetiştirilen insanlar var. Bir de yalakalar, çıkarcılar, dönekler, yalancılar, iftiracılar... Bir kör dövüşü ülkeyi uçuruma doğru sürüklüyor... Karşı görüştekiler her yol mübah anlayışı içinde saldırmaya devam ediyor. Ellerindeki karayı önüne gelene sürmeye çalışıyor.

Yine de umutsuz olmayın. Umut sizsiniz...

2 yorum:

Adsız dedi ki...

"Feminizm" demiştim yorumumda. Bende sözümü geri alıyorum.
EMİR:)

aysema dedi ki...

Feminizm değil, inanın kadınlar daha çok çalışıyor, aynı anda pek çok işi bir arada bitiriyor. Daha sabırlılar, daha fedakarlar... Ama hepsi değil tabii ki...

Kimisi bir yerlerin avıkatlığına soyunmuş. Kraldan çok kralcı... Yaşamlarıyla söyledikleri arasında uçurumlar var... Paranın gözü kör olsun...

Saygılar...