17 Ağustos 2008 Pazar

BEŞ ÇAYI


Dün Arhavili komşum beş çayına davet etmişti, gittik.

Bir hazırlanmış, bir hazırlanmış ki anlatmak yetmez; görmek ve tatmak gerekiyordu. Ben gördüm ve tattım. Size anlatacaklarım kaldı...

Önce hamsili pilav servisi yapıldı. Yaz sıcağında leziz hamsili pilav! Ardından kıymalı börek, peynirli poğaça, mercimek köftesi,yoğurtlu etimek salatası, patates püresi ve revani tatlısı. Daha sonra da tüm kobuğu soyulmuş kocaman bir karpuz geldi masaya...

Karpuz yiyemedim. Diğerlerinden birer parça tattım. Hepsi birbirinden güzel... Komşum sözcüğün tam anlamıyla usta, lezzet ustası... Belki on bardak da çay içtim.

Yemediniz , diyerek tabaklara artanlardan da doldurup zorla eve gelirken verdi.

Komşumuz bir de " Kusura bakmayın ! " demez mi ?

Ahh biz kadınlar...

3 yorum:

GaLeNi dedi ki...

Sevgili öğretmenim,
Komşunuza selam söyleyin bir gün de laz böreği yapsın size. Bizim memleketin 1 numaralı tatlısıdır. O bilir :)

aysema dedi ki...

Sevgili Galeni,

Hoşgeldin. Bilmez olur mu komşum. Hem de nasıl güzel laz böreği yapıyor, ve tattırmaktan büyük keyif alıyor. Sadece laz böreği değil, akla gelebilecek her şeyi olaganüstü lezzette hazırlıyor. Yeter ki yiyen olsun.

Ayrıca çocukların geldiği gün bir tepsi revaniyi olduğu gibi getirdi. Bir başka komşum aşure tatlısı, diğeri kek, un helvası... Vallahi saymakla bitmez. Benim onlara yetişmem olanaksız...

Geçen yıllarda yeğenim gelmişti tatlı delisi... Arhavili komşum bir tepsi baklava getirmişti... Burası özellikle insan ilişkileri bakımından çok güzel. İnsan yaşadığının farkına varıyor...

Dostlar başına denecek türden...

Galeni dedi ki...

ne mutlu sizlere, riyadan uzak gerçek dostluklar yakalamışsınız...