19 Ağustos 2008 Salı

İKİ BAŞKAN YARDIMCISI


CHP genel başkan yardımcısı Kılıçdaroğlu ile AKP genel başkan yardımcısı Dişli ayrı ayrı basın toplantısı düzenliyorlar son günlerde... Bilmem izliyor musunuz ?

Ben izliyorum. Kılıçdaroğlu ilgiyle izlediğim bir politikacı. Her konuşması bende saygı ve güven duygusu uyandırıyor. Dişli konusundaki yolsuzluk iddiaları da çok önemli.

Dişli'yi şimdi yolsuzluk konusu nedeniyle tanıdım. Daha önce hiçbir çalışmasına tanık olmadım. Konuşmasını da dinlemedim. Zaten AKP Milletvekilleri birkaçı dışında televizyonlarda da görünmüyorlar. Tartışmalara da çıkmıyorlar nedense... Tanıma olanağımız yok.

AKP ile ilgili daha önce de pek çok yolsuzluk iddiaları ortaya atıldı. Hatta kendi milletvekilleri tarafından. Nedense yolsuzluk yapanlara dokunmadılar da bunları dile getirenleri partiden attılar. "Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar" hesabı... Hatta Bekir Coşkun'u "Onuncu Köy" den de ülkeden de kovmak istemişlerdi de şaşırıp kalmıştık.

Şimdi de Dişli'yle ilgili çok ciddi suçlamalar var. Bu konuda yapılacak iş basit. Dokunulmazlık zırhından kurtulup yargıya güvenmek. Suçsuzsanız aklanıp geri dönersiniz, değilseniz bedelini ödersiniz.

Ben bir ara televizyonun sesini kapatarak izledim ikisini de. Size de öneririm. Sadece görüntülerine dikkat edin... Bence Dişli hiç olumlu bir görüntü vermiyor. Özellikle gözleri...

"Gözler kalbin aynasıdır.
Yalan nedir bilmez onlar."

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Görüntüye bakarsak? Nasrettin Hocanın ye kürküm ye aklıma geldi.İcrat icrat...
EMİR:)

Adsız dedi ki...

Başbakan: "Yolsuzluk yapanın kellesini koparırım!" demişti... Kellesini koparmaya gerek yok. Burası bir hukuk devleti değil mi ? AK adını çok seviyorlar, aklanmayı düşünmüyorlar. Bırakın Cemal Dişli kendine güveniyorsa AKLANSIN. Ak ak demekle ak olunmuyor. Bakın tirilyonluk yolsuzluktan sanık iki kişiden biri diğperini affediyor. Bizim kredi borçlarımızı da affedin gitsin. Zaten o trilyonlar milletin kesesinden Hocanın ve diğerlerinin midesine inmedi mi? Yetim hakkı yemek kimseye yaramaz. Af değil, ak olmalı herkes. Özellikle de yöneticiler.