2 Ağustos 2008 Cumartesi

KUTUPLAŞMA ÇÖZÜLEBİLİR Mİ ?


Türkiye neden bu kadar kutuplaştı ? Hem de yeni bir olgu değil bu.
Uzun yıllardır böyle...

Bazıları bu duruma şaşırdığını söylüyor. Aslında şaşıracak bir şey yok.

Evet ülkemiz iki kutuba ayrıldı.

Birinci bölüm : Çağdaş, demokratik , laik, sosyal bir hukuk devletinden yana. Atatürk ve onun getirdiği kazanımlardan asla vazgeçmek istemiyor. Bunu da açık açık söylüyor.

İkinci bölüm : Çağdaş, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletinin karşısında. Atatürk ve onun getirdiklerinden nefret ediyor. Yıkmak için gizli gizli çalışmalar yapıyor. Ve karşı olduklarını açık açık söyleyemiyor. Övüyor Atatürk'ü ama ölsün istiyor. Biz laiklik karşıtı eylemlerin odağı değiliz diyor, Anayasa mahkemesinin başkanı hariç tümü odak olduğunu kanıtlarıyla ortaya koyuyor. Özüyle sözü birbirini tutmuyor.

Şimdi bu kutuplaşmadan nasıl kurtulacağız ? Kutuplaşma çözülebilir mi ? Bilmiyorum. Bildiğim Atatürk bu tehlikeyi de yıllar önce görmüş ve önlemini almış: Tevhid-i Tedrisat Kanunu. Yani Eğitim Birliği Yasası...

Oy uğruna bizi yönetenler ne yapmış ? Bu kanunu etkisizleştirecek her türlü eyleme göz yummuş. Gizli açık ikili eğitim yapılmış. Tamamen birbirinin karşıtı iki eğitim. Ektiler, ektiler o tohumlar büyüdü fidan oldu. Fidanlar büyüdü ağaç oldu, ağaçlar dalbudak saldı.

Ve bu durum düşmanların iştahını kabarttı. Böl ve yönet.

Biz bölündük. Onlar bizi yönetmeye başladı. Bir kısmımızı özellikle yere göğe koyamadılar. Çünkü onlar ulusal çıkarlarını korumak için bunu yapıyorlar. Bizde bazıları da kişisel çıkarları için düşmanla işbirliği yapıyor.

Sonuç olarak.......... (sonucu sizin yorumlarınıza bırakıyorum.)

7 yorum:

Adsız dedi ki...

...........dır şeklinde yoruyorum.
EMİR:)

Adsız dedi ki...

Kutuplaşma bana çok kurgusal geliyor. Televizyonlarda var. Haberlerde var. Anadolu da var mı? Türk halkının çoğu Atatürk ve getirdiklerinden nefret ediyor mu gerçekten?
Nedense inanmıyorum.
Bence devrimlere daha çok güvenmek gerekli. Türk halkının büyük bir bölümü muhafazakar evet. Ama radikal mi?

Belki de bir süre uyuyoruz ama hep uykuda kalmıyoruz. Ona güvenmeli.

sevgiler.

ilbilge.

aysema dedi ki...

Sonuç olarak yol ayrımına geldik. Herkes kararını vermek zorunda...

Ya aklın ve bilimin öncülüğünde çağdaş bir eğitimden yana olacak.

Ya da çağdışı, kaçak binalarda, akıl ve bilim dışı hurafelerle yetiştirilmiş( gaz kokusunu duyup gaz tankerinin borusunun çıktığını görüp aklını ve bilim kurallarını kullanarak önlem alacağına ; tüpü kapatmak , binayı havalandırmak gibi...) sahte hoca Ya Allah diyerek elektrik düğmesine basıp kendini de masum yavruları da ölüme sürükleyenden yana olacak...

Ya ölüm ya dirim ! Karar sizin...

Tehlikenin farkında mısınız ?

Not:
Lütfen siz de kendi sonuç bölümünüzü ekleyiniz. Ya da düşüncelerinizi -olumlu ya da olumsuz- fark etmez. Yeter ki düşününüz ve bunları paylaşınız.

aysema dedi ki...

Sevgili İlbilge,
Haklısın, ama sanırım medyayı izleme olanağınız yok. Tüm TV kanalları (bir ikisi dışında)papağan gibi beyin yıkıyor.
Halkın çoğunluğunun tek eğlencesi ve bilgi kaynağı da televizyonlar. Kitap okuduklarını düşünmüyorsunuz sanırım.

İnanın çok da etkili oluyorlar. Kimisi korkudan, kimisi gazetecilik dışındaki iş bağlantılarının bozulacağı endişesinden, kimisi de GAP'tan BOP'tan verilen görevden aldıkları paradan yoksun olmamak için ve kalanlar da şeriat heveslerinden televizyon silahını çok etkili kullanıyorlar.

Artık son aşamaya geldik diye korkuyorum. Hiç bu kadar kuşatılmamıştık.

Konya'daki sadece Konya 2daki Kuran kurslarının sayısına bakmak bile insanı ürkütüyor. 500'e yakın kaçak ;400'e yakın izinli kurs varmış...

Halk yoksul. Çocuğunun karnı doysun, bir boğazdan kurtulsun diye de buralara gönderebiliyor çocuklarını. Pisi pisine öldüğünde de " Allah aldı. " diyebiliyor. Eline üç beş kuruş da sıkıştırılırsa çok sayıdaki çocuklarının karnını doyurmaya yöneliyor.

Gerçekler acı. Ne kadar yoksullaştırırsanız elinize bakar.Karnının gurultusundan başka bir şey de düşünemez haklı olarak. İş veremedikleri insanlara "DOĞURUN " DEMENİN BAŞKA AÇIKLAMASI OLABİLİR Mİ ?

Adsız dedi ki...

Biz düşman değiliz....
Aydın, çağdaş, bilime inanan ve ATATÜRK'çüyüz, ayrıca Müslümanım..
Yazılarınız genel olmaya başladı. Aynı çuvalın içine atıldık...
Üzüldüm
EMİR:)

aysema dedi ki...

Sevgili Emir,
Neden alındığınızı anlayamadım ve üzüldüğünüz için ben de üzüldüm.

Birinci bölümdekiler tam da sizin söylediğiniz gibiler. Yani sizin gibiler. Atatürkçülerin dinle sorunları yok ki... Ama dine saygısızlık yapan, dini kendi çıkarları için kullanan, saf dindarları amaçları için sömürenlere karşıyız. Gericilere, yobazlara, aklı dışlayanlara karşıyız.

En çok da dinsiz oldukları bilinen AB'den nemalanan, çıkarları için gericilerle işbirliği yapan, "ılımlı islam " diye uydurdukları bir dinle vatan hainliği yapanlar var. İşte bunlara kızıyoruz.

Ve dikkat ederseniz " Burada özgür değiliz, istediğimiz gibi yaşayamıyoruz, çocuklarımız türbanla okuyamıyorlar!" diyenler soluğu Amerika'da alıyorlar. Diledikleri gibi yaşayacakları İran'a, Suriye'ye kısaca müslüman ülkelere değil de ABD'ye. Neden ?

Müslüman Irak'ın canına okuyan, acımasızca çoluk çocuk öldüren ABD'ye dur dediler mi? Yoksa ortak mı hareket ettiler, ediyorlar, edecekler.
ABD ve AB'nin Ortadoğu'da çıkarları var. Ortadoğu'da yaşananların bize ne faydası var, söyler misiniz?
AKP kapatılmasın diye neden bu kadar çırpındılar ? Bizi mi kendilerini mi düşünüyorlar?

Milli Eğitim Okulları zayıflatılırken, dershaneler, yurtlar, kurslar, karanlık evler (ışık evleri) çığ gibi büyüdü. Bilinenler ve bilinmeyenler...

Sınav sonuçlarına dikkat ediyor musunuz? Eskiden hiç hata olmazdı merkezi sistemle yapılanlarda. Şimdi hata üstüne hata yapılıyor. Milletin güveni sarsılıyor. Tüm kurumlarımızda aynı kuşkular yaratılıyor, güvenler sarsılıyor. Umutsuzluk, korku tohumları serpiliyor üzerimize...
Zor günlerden geçiyoruz, çok zor...

Adsız dedi ki...

Düşündüklerimi tam olarak anlatmak için konumum müsait değil. Üzüldüm! Fakat sizi üzmek için değil. Bazı temel değerler, Eğitim gibi yetmişli yıllarda, hızlı eğitim ile ve.... bildğinizi zannettiğim nedenlerledir. Bu günler o zamanların yansımasıdır. O tarihlerde ve şimdi öğrenci okutan kaç aydın var. Hala suçlu aranmasın. ACABA ANLATABİLDİMMİ. mecburen köşeli yazdım. Böyle yazılar bende sorumsuz İnsan hissi uyandırıyorda..
SAYGILAR