18 Eylül 2008 Perşembe

KARACAOĞLAN BENİ ARADI


Bugün akşama doğru telefonum çaldı. Her zamanki gibi çantamın içinde telaşla aradım. Buldum, açtım. Karşımda tanımadığım bir ses :

-Alo kiminle görüşüyorum ?

Söyledim, karşımdaki :

- Ben Karacaoğlan !

Çığlığı bastım, hemen anlamıştım ! Benim Karacaoğlan'ımdı arayan.

Kaç yıl sonra ? Şöyle kabaca hesapladım, tam otuz beş (35) yıl geçmiş aradan. Bu süre içinde hiç görüşmediğiniz bir arkadaşınız sizi arıyor!.. Bana bile inanılmaz geliyor.

Karacaoğlan, ah Karacaoğlan ! Beni nerelere taşıdın...

Öğrenciydik yıllar önce. "Karacaoğlan'ı Anma Gecesi" düzenlemiştik, bölüm olarak. Ben gelin , arkadaşım da Karacaoğlan olmuştu. Karşılıklı şiir okumuştuk.

İşte arayan O Karacaoğlan'dı.

Sevinilmez mi ? Hem de nasıl ? Tez zamanda görüşmek, dileğiydi son sözlerimiz...

Sen çok yaşa emi...

"Suya giden allı gelin
Niçin böyle salınırsın
Gelin bir su ver içeyim
Gelin kimi gelinisin"

" Su değildir senin derdin
Görmek ise işte gördün
Oğlan burda çokça durdun
Ağam gelir döğülürsün"

2 yorum:

Parpali dedi ki...

Sanki o telefonu alan benmişim gibi sevindim... Ne güzeldir sürprizler. Ne kadar renk ve heyecan katarlar hayatımıza. Ve bizi nasıl sevindirirler...

aysema dedi ki...

Gerçekten çok sevindim. Geçmişe yolculuk yaptım sayesinde...

Paylaştığın için sevgiler...