25 Eylül 2008 Perşembe

KILIÇDAROĞLU VE DENGİR MİR MEHMET FIRAT


Uğur Dündar açış konuşmasını yapıyor şu anda.

Kılıçdaroğlu tam zamanında, Fırat 10 dakika gecikmeyle geldi.

Konu: İddialarla ilgili olacak ve soru alınmayacak.

Üslup konusunda Fırat, beklentileri boşa çıkaracağını belirtti.
Kılıçdaroğlu, "tüyü bitmemiş yetimin hakkını soracağım." dedi.

İzninizle, tartışmadan sonra devam edeceğim...

*******


Tartışma yeni bitti. Bence Uğur Dündar başarıyla yönetti tartışmayı.

Kılıçdaroğlu rahat, kendinden emin ve inandırıcıydı. Demogoji yapmadı. Net ve açık konuştu. Belgelerini konuşturdu bir anlamda. Yüz ifadesi güven verecek şekilde huzurluydu. Biraz heyecanlıydı sadece.

Dengir Mir Mehmet Fırat ise tedirgindi, endişeli bir yüz ifadesi vardı, zaman zaman demagoji yapmaya çalıştı, belgeleri pek açıklamadı, sadece dosyanın içinde var ; size dağıtılacak demekle yetindi. Bir iki belge gösterdi, ama söz konusu suçlama belge ile bu belgenin farklı mahkeme sonuçları olduğu anlaşıldı.Gözlerini nereye saklayacağını zaman zaman bilemedi. Daha önce görmeğe alıştığımız alçak yüksek dağları ben yarattım ifadesi yoktu. Üslubu anlattığı fıkraya kadar bazı aksaklıklar dışında olumluydu. Fıkrayı anlatması kendi adına pek iyi olmadı. (Fıkrayı yazının sonuna koyacağım, çünkü özet olmasa da özete yakın oldu bu fıkra.)

Kılıçdaroğlu'nun İddialar ve Fırat'ın Yanıtları:

* Gümrük kontrolörünü şikayet ediyor ve görevini kötüye kullanmaktan mahkemeye verdiğini, ancak bu kişinin berat ettiğini söylüyor. Başbakan da müfettiş görevlendirdi, araştırma sonucunda suçsuz olduğu anlaşılınca Başbakan da onayladı. Ben söylemiyorum, belgeler söylüyor.

Yanıt :


* Menas Şirketi Hayali ihracaat yaptı, dedi ve mahkemenin kesinleşmiş kararlarını tarih ve sayı bildirerek ortaya koydu.İhracaat yapılmış gibi gösterip haksız para kazanıyorlar. Para transferi yaptıkları için mahkeme geri istiyor toplanan paraları. Temyiz ediyorlar, bu mahkemece reddediliyor. Danıştay da haksızlığın sabit olduğunu, gecikme faiziyle birlikte paraların iadesine karar veriyor. Bu sırada D. M. Fırat bu Menas şirketinin yönetim kurulu üyesidir.

Yanıt: 2007 Yılındaki bir mahkeme kararı gösterilerek verildi.Oysa Kılıçdaroğlu 2000 yılında hayali ihracaat konusundaki kesinleşmiş kararı sormuştu. " Ben elma diyorum, siz armut gösteriyorsunuz!" diye tepkisini gösterdi Kılıçdaroğlu.


* Ortağı olduğunuz şirketin tırında 89 kg.uyuşturucu bulundu mu, diye sordu .

Yanıt : Evet bu tırda uyuşturucu bulundu, ama ben şirketten ayrılmıştım.(Ayrılma tarihi tırın yakalanmasıyla aynı. Sekiz ay gibi bir beklemeden sonra o tarihe denk gelmesi ilginç.) Şoför zaten şüpheli bir kişiymiş, takip ediliyormuş, aramış bulmuşlar. Ben ortak olsam bile bu benim suçlu olduğumu kanıtlamaz, dedi. Ortağı olduğum şirket benim yüzümden zarar görüyor diye arkadaşıma devrettim. Önce ben alacaktım, sonra ona devrettim.

* Bu şirketin gümrük geçişlerinde "kırmızı" şirket olduğu için didik didik aranması gereken bir şirket olduğunu söyledi.

( Bu arada gümrük konusunda açıklama yaparak herkesi bilgilendirdi Kılıçdaroğlu. Gümrüklerde üç çeşit uygulama oluyormuş. Birincisi yeşil uygulama: Bu şirketler çok güvenilir oldukları için hiç aranmadan gümrükten geçiyormuş. İkinciler için sarı uygulama : Şirketler evraklar üzerinde inceleniyormuş, arama yapılmıyormuş. Üçüncü şirketler de kırmızı uygulama: Bu şirketler en güvenilmez oldukları için ciddi şekilde aranıyormuş.)

Yanıt : Bu konuyla ilgili yanıt vermedi !


* Kılıçdaroğlu , Fırat'a : Bu şirketten ayrıldığınızı söylüyorsunuz, ama bu şirketle ilgili belge öyle söylemiyor. Bu şirketin "KIRMIZI" uygulamadan çıkarılması için yazılan bu belgede sizin adınız var! sorusunu yönelti, belgeyi de gösterdi.

Yanıt : YOK!

Son sözlerde Kılıçdaroğlu temiz siyasetin gereğinden söz etti.
Dengir Mir Mehmet Fırat bir fıkra anlattı, bir de "mir" sözcüğünün "bey" anlamına geldiğini anımsattı. Şimdi o fıkrayı yazacağım özürlerimle. Çünkü biraz kötü kokuyor...

FIKRA:

Kadın hamur yoğururken kocası da ocağın yanında oturuyormuş.

Kadın gaz çıkarmış. Kocası : Ayıp demiş. Kadın da :

Sen de geçen yıl baltanın sapını kırmıştın, demiş.


Not:
Bu fıkra beni güldürmedi.
Sayın Fırat da pek gülmedi, sadece gülümsedi. Uğur Dündar soran gözlerle baktı. Basın mensupları gösterilmediği için üzerlerindeki etkiyi göremedik. Belki yazan ya da söyleyen olur da anlarız.

Sonuç olarak iyi bir tartışma oldu. Diğerlerini de bekliyoruz. Demokrasi böyle bir şey işte...


7 yorum:

Galeni dedi ki...

Öğretmenim,
Herkes Kılıçdaroğlu'nun tartışmayı kazandığını söylerken bana nedense çok tatmin edici gelmedi sonuç. Düşündüm ve sonunda buldum sebebini.

Benim beklentilerim yüksekti sanırım. Ben tartışmanın sonunda Kılıçdaroğlu'nun gösterdiği belgelere karşın Fırat'ın özür dileyip istifasını sunacağını sanıyormuşum meğer bilinç altımda saf saf :) Saflığıma doymayayım :))

İşin garibi daha düne kadar böyle bir tartışma ortamı bizim için hayal iken şimdi sonucu beğenmiyoruz. Nankörmüyüm neyim :)

Skor vermek gerekise Kılıçdaroğlu : 1 Fırat : 0 diyebilirim.

aysema dedi ki...

Çok doğru bir saptama yapmışsın Galeni.

Beklentilerimiz biraz da medyanın katkılarıyla yükseldi. Maç gibi izlettiler bize. Bir açıdan da iyi oldu, çok kişi izlemiş oldu.

İstifa konusunda olması gerekeni düşünmüşsün ama kişiler buna uygun değil.

Bu kaçıncı yolsuzluk olayı. Ülkem adına çok üzülüyorum. Uyuşturucu, ihaleye fesat karıştırma gibi iddialar bile insanı üzüyor.

Her şeye karşın tartışmak güzel...Henüz umut var.

Parpali dedi ki...

Ben bu fıkrayı duymamışım. Evet gerçekten çok kötü kokuyor. Siyaseti nasıl bir mantıkla yürütüyorlar görüyoruz...

aysema dedi ki...

Herkes konuşmasıyla kişiliğini de yansıtıyor.

Bu kadar ciddi ve bukadar çok kişinin merakla izlediği bir programda böyle bir fıkra anlatan kişi özel ilişkilerinde nasıldır bilemiyorum.

Ayrıca diğer kokuların yanında bu koku masum kalıyor. İddialar yenir yutulur cinsten değil. Normalde bu iddialara muhatap olan kişinin insan içine çıkması kolay değil.En azından mahkemeye başvurup aklanması gerekmez mi?

Kuşkuyla yaşamak doğru mu ?

Adsız dedi ki...

Bu kadar itamdan sonra el sıkışılmaz.
EMİR:)

aysema dedi ki...

El sıkışmakla kalsalar iyi. APAK! dolaşıyorlar baksanıza... İnsan hemen dava açmaz mı bu durumda ?

Hem kendilerini hem de ulusu küçük düşürmüyorlar mı yaptıklarıyla?

Teşekkürler Emir...

aysema dedi ki...

Sevgili Emir,

Bu arada "İftar Yemeği" yazısının yorumlarına bakarsanız iyi olur. Orada Galeni size bir soru yöneltmiş.Yanıtınızı ben de merak ediyorum.

Saygılar...