11 Eylül 2008 Perşembe

KİTAP OKUMA CEZASI


Cem Uzan 'a Başbakana hakaret ettiği için"Kitap Okuma Cezası!" verilmiş. Daha önce de bir çobana bu ceza verilmişti. Kitap ve ceza... Neden toplum olarak okumadığımızı anladınız mı şimdi ?

Okumak ceza olarak görülüyor ! Ben bu cezaya dünden razıyım...Kitap okumak da ceza mı olurmuş ! Benim bugün kendime verdiğim cezayı görseydiniz acırdınız halime.

Salondaki kitaplığı döktüm orta yere... Elime de bir bez aldım, tüm kitapları tek tek silip yerleştirdim. Neredeyse tüm günümü böyle geçirdim. Yarın da aşağı odadaki kitaplığı döküp yerleştireceğim yeniden... İnanın çok zor bir iş.

Ama pırıl pırıl parlayan kitaplarıma ve düzenlenmiş kitaplığıma bakınca tüm yorgunluğumu unuttum.

Kitabı ödül olarak verin lütfen, ceza olarak değil !

Herkese iyi okumalar...

10 yorum:

Adsız dedi ki...

Sn.Öğretmenim
Bilgisayar arızalarından sonra okuyamadığım tüm yazılarınızı okuyarak geldim.Sadece pestil aklımda kaldı. Ordan sonrasını anlamadım. Saygılar.
EMİR:)

aysema dedi ki...

Merhaba Emir,

Hoşgeldiniz... Yorumlarınızı özlemiştim.

Üretmek güzel, ne olursa olsun...

Parpali dedi ki...

Kitap okuyana pek akıllı gözüyle bakılmaz ya bizim ülkede. Verdikleri ceza bu mantıkla ters düşmüyor öğretmenim...
Cumartesi-Pazar gününün çoğunu çalışmakla geçiriyorum ben. Ek iş gibi. İş olmayınca oturup kitap okuyorum bol bol. Öncelikle de gazete, sinir katsayımı arttırıyor olsa da giderek. Mahallenin delisi gözüyle bakıyor insanlar bir yerden sonra. Okumamayı marifet sayan insanlar bile yok mu? Aslında boşuna şaşırıyoruz bu duruma. Ne acı!

Galeni dedi ki...

Sayın Öğretmenim,
Yukarıda yorum yapmış olan Parpali'nin sitesine bir göz atmanızı haddim olmayarak tavsiye ediyorum :)

aysema dedi ki...

Selam Parpali,
Selam Galeni,

Şimdi Parpali'nin sitesinden gelince gördüm Galeni'nin de yorum yazdığını. Ben daha önce davranmışım anlaşılan. Yine de teşekkürler Galeni.

Parpali'nin birkaç yazısını bir solukta okudum; o sevimli çocukluk resimlerine ve gençliğinin güzel yüzüne sevgiyle baktım. Bir de içim acıyarak baktığım resimlerde kalan anılarına...

Ama beni daha çok duru ve içten anlatımı kendine çekti. Ve ayaküstü yorum yazılamayacak kadar özel buldum,duyarlı buldum. Onun için de sonraya erteledim yorum yazmayı. Daha bol zamanda daha uzun okuduktan sonra yazacağım.

Görüşmek üzere...

aysema dedi ki...

Sevgili Parpali ,

Cumartesi pazar çalıştığını yazmışsın. Ben de son beş yıl cumartesi pazar da çalıştım. Herkes tatil yaparken çalışmak zor. Ama inan çalışmak güzel. Zor olan boş boş oturup hiçbir şey yapmamak. Asıl delilik bu bence...

Kalan zamanını da okuyarak geçirmen harika... Sizleri tanıdıkça umutlarım yeşeriyor.

Keşke sayılarınız daha çok olsa...

Parpali dedi ki...

Gözlerim dolarak okudum yazdıklarınızı. Teşekkür ederim. Galeni blogunuzdan bahsettiğinde ben zaten birkaç yazınızı okumuştum. Okudukça sizden öğreneceğim çok şey olduğunu anladım. Teşekkür ediyorum.

Görüşmek üzere...

aysema dedi ki...

Hepimizin birbirimizden öğrenecekleri var sevgili Parpali...

Galeni dedi ki...

Öğretmenim, yanlış hatırlamıyorsam bir kere bahsetmiştim. Bana yazmayı sevdiren Parpali'nin yazıları olmuştur. Bugün iyi kötü bir şeyler yazıyorsam onun sayesindedir. Aslında her ikinize de birbirinizin sitelerini uzun zamandır tavsiye etmek istiyordum. Fakat bir yanlış anlaşılmadan dolayı oluşan irtibat kopukluğu buna engel oldu.
Bu arada Galeni gibi Parpali de lazca bir kelimedir. Anlamı da Kelebek demektir :)

aysema dedi ki...

Sevgli Galeni,
Parpali'yi bana kazandırdığın için çok teşekkür ederim. Yazılarını zevkle okuyorum. Yazdıklarından çıkardığım kişiliğini de çok sevdim. Dilerim tüm istekleri gerçekleşir...
Bu arada senin yazılarını da keyifle okuyorum.
Arabandan ayrılış öyküne de bayıldım.

Yazmaya devam...