25 Eylül 2008 Perşembe

ÜSLUP TARTIŞMASI VE ÜÇ NOKTA


Üslup; kısaca 'söyleyiş ve biçimlendirme özelliği' diye tanımlanabilir.Başka anlamları da var ama bugünkü konumuzun dışında onlar şimdilik...

Yıllardır aklı başında insanlar siyasetteki, medyadaki üslup sorununu gündeme taşıdı, dil ve anlatımın önemini vurguladı ama kimse oralı olmadı...

Özellikle sonradan gazeteci kimliği verilip militan gibi kullanılan bazı kendini bilmezler karşıt görüşteki kişilere hem iftira attı, hem de en ağır küfürlerle kendi gazete ve televizyonlarında bangır bangır bağırdı...Savcılar sanıklara ne sormuş, sanıklar ne cevap vermiş, telefonda kimlerle ne konuşmuş hepsini hepsini onlar kesin hüküm verilmiş gibi kamuoyuna duyurdu da kimse ne oluyoruz demedi.

"Müsluman suçluysa onu ben ısırırım, size yalatmam" dedi uçaklara alındı... Sen kimsin, önce insan ol ! denmedi .

Şerefsiz, yalancı,iftiracı, aptal,üç nokta dendi çıt yok... İnsanlara tepeden bakıldı, kovuldu, sövüldü, gençler eleştiri yapmak isteyince yerden yere çalındı da dur diyen olmadı.

Şimdi iki milletvekili çok ciddi konularda halkın meclisinde tartışacaklar diye üslup diyip engellemeye çalışmanın gerekçesini anlayamadım doğrusu. Kaldı ki Kemal Kılıçdaroğlu'nun üslubu ders kitaplarında olumlu örnek olarak gösterilecek düzeyde... Uyarı yapılması gerekeni uyarırsın, olur biter.

Tartışma karşılıklı olur. Soru yanıt biçiminde de devam eder. Yani diyalog biçiminde. Biri tezini ortaya sürer, diğeri karşı tezi varsa onu söyler.

Monolog tek kişiliktir. Tek başına çıkar kameraların karşısına, ağzına geleni söyler, suçlar , karalar ve gider. Hele yandaşı bir sunucu ya da acemi bir sunucu varsa karşısında onu kimse tutamaz. Bağıra çığıra, üslup müslup hak getire konuşur da konuşur... Ağzından çıkanı kulağı işetmez, onu kimse de uyarmaz, uyaramaz...

Diyalogdan hiç hoşlanmazlar bu yapıdaki kişiler... Herkesi kör, alemi sersem sanırlar şakşakçıları sayesinde. Hatta bazıları öyle abartırlar ki kendilerini padişah sanırlar. Neyse ki bu zamanda padişah da yok, onun kulları da... Özgür yurttaşlar var aklını kullanabilen... Diğerleri yalaka, yardakçı, çıkarcı,şakşakçı olanlar bunun dışında .

"Tartışmasını bilmeyenler kavga ederler... "

Tartışma kültürünü geliştirmeliyiz. Bunu "düello" gibi sunmanın da bir yararı yok.

Her zaman iktidar ve muhalefet bir araya gelip halkın önünde tartışabilmelidir, bundan nedense bu iktidar hep kaçındı. Şimdi ilk kez böyle bir durumda kaldılar diye kıyamet kopuyor.

Üslup çok önemli ama ulusal geleceğimiz bundan çok daha önemli.

Kişisel çıkarları için ülkeyi dosta düşmana karşı küçük düşürenlere hep birlikte tepki göstermek zorunda değil miyiz ?

Şu anda bir yandan yazıyorum, bir yandan da kahvede oyun oynayan yurttaşlarımızı izliyorum. Ne kadar da çoklar bu saatte!
Çoğu da genç bunların. Ellerinde kağıt, oyun kağıdı var. İşsizler ordusu giderek artıyor, artacak.

Biraz da bunlar için yolsuzluklardan kurtulmak zorunda değil miyiz?

Yolsulluk ve yoksulluk... İkisi ters orantılı mı ne ? Yolsuzluk yapanlar karun kadar zenginleşirken diğerleri yoksullaşıyor.

Bence bugünkü tartışmayı bu açıdan değerlendirmede fayda var...

Evet, tartışma şu anda başlıyor. Görüşmek dileğiyle...

6 yorum:

Parpali dedi ki...

Sadaka toplumu yaratmak istiyorlar zaten. Ne gerek var çalışan, hakkını arayan, sorgulayan kitleye? Yarın bir laf edecek olursa o insanlar, "az mı ekmeğimizi yedin" derler. Ben de hiç şaşırmam bu yüzsüzlüğe. Neler olduğunu öğrenmek için akşamı beklemem gerekecek ne yazıkki.

Galeni dedi ki...

İzlediğim kadarıyla her iki tarafta ezici üstünlük sağlayamadı. Kılıçdaroğlu yarım puan önde tamamladı diyebilirim şahsi görüşüme göre. Sadece başbakan imzalı belge ile aldı o yarım puanı da.
Her şeye rağmen gösterdikleri medeni cesaret ve olması gerekeni yaptıkları için milletvekillerini kutluyorum.

aysema dedi ki...

Sevgili Parpali,

Sanırım şimdi izlemişsindir tartışmayı.
Diğer söylediklerinde çok haklısın. Onlar için her yol geçerli... Yeter ki başta kalsınlar.

aysema dedi ki...

Sevgili Galeni,
Bence KILIÇDAROĞLU başarılı.

Başarısının birinci nedeni ilk kez bir AKP'liyi karşılıklı tartışmaya katılmak zorunda bırakmasıdır. Yıllardır iktidardalar. Hiçbir tartışma programına katılmadılar bugüne kadar. Yalnız çıkıp ezberlediklerini söylüyorlardı. Karşılıklı konuşma önemli. O zaman karar vermek daha sağlıklı bence.

Bugünkü tartışmada senin de dediğin belge önemli. Belki ondan daha da önemli olanı, şirketten ayrıldığını söylüyor, ama aynı şirketin güvenilmez şirket olmaktan çıkarılması için kendi adının altında olduğu belge. Buna hiç yanıt veremedi.

Suçlamalar ülkemizin kimler tarafından yönetildiğini göstermesi bakımından da çok önemli.

Bu kadar kısa sürede bu kadar zengin olunması normal koşullarda mümkün mü ?
Nereye dokunsan pis kokular geliyor. İnsanlarımız giderek yoksullaştırılıyor. Ne uğruna?

Sevgiler.

Parpali dedi ki...

Satıraralarında geçen tavırlar da çok önemliydi. Kılıçdaroğlu dosyaları elinde içeri girerken, Fırat başkasına taşıtıyordu dosyalarını. Kılıçdaroğlu ve Dündar derli toplu otururlarken, Fırat babasının çiftliğinde oturur gibiydi...

aysema dedi ki...

Kendilerini padişah sanıyorlar da ondan. Etrafındakileri de sorgusuz sualsiz biat eden kulları...

Geçti o günler. Çözülme başladı. Söyleyemeseler bile artık hiçbir şey eskisi gibi olamayacak. En azından bir kısmı "acaba" diyecek.

Abdüllatif Şener de konuşmaya başladı. Onun konuşması başkalarından çok daha etkili. İstifalar gelecek. AKP bundan rahatsız olan insanlar da vardır. Şimdilik iktirarı güvenli görüyorlar. Sarsıldığını görünce herkesten çok onlar konuşur.

Çok çabuk ve kolay değişiyorlar. Başbakan bile dönüştüm, değiştim dememiş miydi ?Yine değişir.