1 Kasım 2008 Cumartesi

ERDAL ATABEK YAZMIŞ

Fethullah Hoca, bu kadar dindarlığına rağmen HACI değildir.

Mekke'ye Medine'ye gidemez.

Neden mi? Seriat kanunlarına gore Fethullah Hoca ŞEYH statüsüne
soyunduğundan ve muritleri olduğundan Saudi Arabistan sInırları
içerisinde ele geçirilirse hemen katledilir.



Çünkü;Islamiyette şeriatta ve Kuran'da şeyhlere ve/veya tarikat
liderlerine yer yoktur.



Özetle Allah ile kul arasına kimse giremez!!



BUGÜNÜN YOĞUN GÜNDEMİNDE ÖNEMİ DAHA DA ARTTI.

Uyandırın
Korkmayın heryerde konuşun konuyu siz açın
Takside taksiciye konuşun
Apartmanda kapıcıya konuşun
Sakallı gazete bayinize konuşun
Eve gelen gündelikçiye konuşun.

Anlatın eğer Fethullah dindarsa peygamber gibi ise
neden Amerika'da yaşıyor ?
neden Mekke'de Kabe yakınlarında bir malikanede değil de
Amerika'da FBI çiftliğinde.

Söyleyin bu zat değil miydi 25 yıl o cami senin bu cami
benim salya sümük ağlayarak FAİZ haram diyen ?
sorun kapıcınıza peki BANK ASYA nedir ?

Önce alıştırmanız gerekir.
Görüntüye.
Seslere.
Hareketlere.
Sessizliğe.
Çevrenizde olup bitenlere.
Yavaş yavaş alıştırırsınız.
Alışırlar.
Türbana.
Çarşafa, peçeye.
Taşyapı'ya.
Oğulların gemilerinin olmasına.
Çocukların televizyon kurmasına.
Yakınların yolsuzluklarına.
Sevgililere alınan evlere.
Çokeşliliğe.
Erkeklerin, kadınların ayrı ayrı oturmasına.
Ramazanda öğle yemeği verilmemesine.
Beyaz takkeyle gezenlere.
Hem de öyle alışırsınız ki size çok doğal gelmeye
başlar.
Bizde böyle deyip geçmeye başlarsınız.
'Galiba demokrasi bu da biz mi anlamıyoruz?' diye
kuşkulanırsınız.
Sonra da uyuşursunuz.
Yavaş yavaş uyuşursunuz.
İçinizden bile tepki duymaz olursunuz.
'En az üç çocuk yapın' derler, dinler geçersiniz.
'Bizi azaltmaya çalışıyorlar' derler, gülme duygunuz
bile kaybolmuştur.
'Batı'nın ahlaksızlığını aldık' derler, öyle dinler
durursunuz.
Uyuşturmuşlardır sizi.
Bir yandan Çanakkale zaferini kutlarsınız.
Öte yandan Çanakkale savaşını yıllar sonra
kaybettiğinizi bile fark etmezsiniz.
Başbakanınız planlarını Amerika'ya açıklar.
Siz burdan dinlersiniz.
Amerika Ankara'yı işgal etmektedir.
Siz İngilizce öğrenmeye çalışırken durumu
göremezsiniz.
***
Alışırsınız ve uyuşursunuz.
Geçmişe dalıp gitmişken,
geleceği kaybetmekte olduğunuzu fark edemezsiniz.
Plan da bunun için yapılmıştır.
Önce alıştırma.
Sonra uyuşturma.
Yüzünüze demokrasi derler, arkanızdan gülerler.
Yüzünüze çokkültürlülük derler, arkanızdan bölerler.
Yüzünüze değişim derler, arkanızdan soyarlar.
Yüzünüze gelişim derler, arkanızdan bakarlar.
Alışırsınız.
Uyuşursunuz.
Tehlikenin farkında mısınız?
Önce Alıştırma - Sonra Uyuşturma...

PROF. DR. ERDAL ATABEK


not: Bir dost göndermiş , ben de paylaşmak istedim.

17 yorum:

hamdivehusnucan dedi ki...

günaydın .yazı güzel erdal hocamı okumak herzaman sonsuz zevk veriri bana.negüzelde söylemiş bizim dinimizde sadece allah ve peygamber ve kuran var.birileri anlasa artık.selamlar

hamdivehusnucan dedi ki...

Blogger hamdivehusnucan dedi ki...

merhaba arkadaşım.sizin gibi bir egitimcinin dikkatini çekmesine şaşırmadım.bizim kitap kulubümüz yılardır var ben yaklaşı üç yıldan fazladır üyeyim dostlarımla aile gibi olduk biz ankara ikinci grubuz.adımız ekin yazın dostları.her ay bir kitap seçiyoruz, onu ;kitap sahibinin seçtigi bir yerde tartışıyoruz.çok zevkli ve güzel geçiyor.izmirde yeni bir gurup kuruldu:)siz nerdesiniz? tam anlayamadım birde blogun tam adresini bana yazarmısınız sizi listeme alayım.sizinle yazışmak beni sevindirir, bende emekli ögretmenim ,meslektaşım.çevrerinizde bu kulube ilgi duyan olursa, istanbul ankara izmir dışındaysanız sizde kurabilirsiniz.siznle bu konuda fikir alışverişinde bulunurum.size bizim kulubün adresini yazıyorum inceleyin sonra yine konuşuruz:)www.ekinyazindostlari.com bizdeki toplantılarda dini ve siyasi kitaplar konuşulmuyor. ilgilenmeniz beni keyiflendirdi kitap sever insanların olması negüzel ümit veriyor.selamlar zehra ögretmen.kedilerin annesi:)

zihni dedi ki...

Merhaba Sayın Öğretmenim,
Erdal Atabek, çuvaldızı batırmış "uyuşan alışkanlıklarımıza"

ama şu
"Sevgililere alınan evlere..." deyişindeki koyu sözcüğün doğru yerde kullanıldığını düşünMüyorum.

Birine ilişki için ev alınıyorsa, o sevgili değil, KAPATMA'dır. Sevgi varsa bir ilişkide, O'na ev alınmaz, onunla ev alınır.
Yanılıyor muyum Öğretmen'im?

Aysema Hanım, Fırsat buldukça düşüncelerimizi ve kaygılarımızı paylaşmak umuduyla...

aysema dedi ki...

Teşekkürler Zehra Öğretmenim,

Kitap Kulübünüzü siteme ekleyeceğim. İnceledikten sonra tekrar yazarım. Ancak şu kadarını yazayım, harika bir uğraş. Keşke sayılarını çoğaltabilsek. Bu sıra benim için biraz zor, ama daha sonra mutlaka bununla ilgileneceğim.

Kitap dostlarına saygılar, sevgiler...

(adresim: ruyalargercekoldu.blogspot.com) Teşekkürler.

aysema dedi ki...

Sevgili Zihni,

Blogumu en çok sizler gibi güzel insanlarla duygu ve düşüncelerimizi paylaşabildiğimiz için seviyorum. İyi ki varız, iyi ki paylaşıyoruz.

"Sevgili" konusundaki eleştirinize yüzde yüz katılıyorum. Her önüne gelene bakan,kuma kuma oturtan, oturan insanlara sadece acıyorum. Çünkü "sevgi" yi öğrenememişler. Sevgiyi yaşayamamışlar. Parayla satın alınan bir şey sanmışlar. "Kapatmışlar", "Kapatma"olmuşlar.

Çocukları bile sevememişler, sapıklıklarına alet etmekten çekinmemişler...

Yeni paylaşımlarda buluşmak dileğiyle...

Adsız dedi ki...

yazınızı okuduktan sonra fethullah gülenin hacı olup olmadığı konusunu gerçekten merak ettim ve araştırdım, nacizane.devlet tarafından görevlendirilip hacca gittiğini öğrendim.aşağıya da linki yazacağım zaten.ama sizin de buna dikkat etmiş olacağınızı umuyorum, yaşınıza, hocalığınıza güvenerek.öyle değilse de eğer bence silin bu yazıyı.zira bütünüyle asılsız bir iddaanın üzerine kurulmuş bir yazı olabilir bu.oralarda bir yerlerde hakkında asılsız bir iddaada bulunup hakkına girdiğiniz birinden özür bile dileyin bence hatta.çünkü ben, kardeşimin kendilerine emanet olduğu öğretmenlerin araştırmayı, sormayı bilmeden böyle bir görevi yüklenebilecekleri kanaatinde değilim, hele hele eğitimin "araştırmacı birey"ler yetiştirmek gibi bir misyona kavuştuğu günümüzde.hatta bence siz bu konulara hiç mi hiç girmeyiniz, o insan bi yerlerde sizin ahiretiniz için sizden daha kaygılı gibi geliyor bana, benden de hatta.anlaşılan anneanne olacaksınız, hayırlı olsun, dualarımız sizinle, öğrencilerinizle, çocuklarınızla, ve müstakbel torunlarınızla.
sürçü lisan ettiysek, hakkınızı helal ediniz.ve bilmenizi isterimki bir sürü anlamaya çalıştığını iddaa edenden daha anlayışlıyım.

linkler:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Fethullah_G%C3%BClen#cite_ref-12

http://tr.fgulen.com/content/view/1892/6/

aysema dedi ki...

Yazınızı, önce "Yorumsuz" başlığı altında yayınladım, ama sonra vazgeçtim. Çünkü iki yazı birbirinden kopuk olacaktı. Prf. Dr.Erdal Atabek'in yazısının içeriğini bilmeyenler ilgi kuramayacaklardı.O nedenle buradan yanıtlayacağım sizi.

Öğretmenlik bence de çok önemli. Bir daha seç derlerse yine çok sevdiğim, gurur duyduğum mesleğimi seçerdim.

Ben öğrencilerimi yetiştirirken onların okuyan, araştıran, sorgulayan, eleştiren gençler olarak yetişmelerine özen gösterdim. Asla tek yanlı okumalarını, tek yanlı şartlanmalarını istemedim. Her çeşit görüşü okusunlar, incelesinler, değerlendirsinler ve iyiye, güzele, doğruya böyle ulaşsınlar istedim. Büyük ölçüde başarılı olduğumu da biliyorum.

Gelelim sizin yorumunuza:

Fethullah Gülen, sizin de belirttiğiniz gibi devlet tarafından görevli olarak hacca gitmiş. Bu onun hacı olduğu anlamına gelmez ki... Oraya devlet görevlendirdiği için gitmiş.Devletten de üste para almış.

Benim bildiğim hacı sayılabilmek için kişinin kendi parasıyla, kendi isteğiyle gitmesi gerekiyor. Hatta çevresindeki insanların yoksul olmaması ve kendisinin de zengin olması gerekiyor.

Bu nedenle Prf. Dr. Erdal Atabek'in söylediği yanlış değil. Devlet parasıyla "hacılık" olmaz bana göre de...

Benim ahretimle ilgili kaygılanmanızı istemem. Çünkü kaygı duyacağım hiçbir şey yapmadım. Hep doğrudan yana, iyiden yana, güzelden yana oldum... Yalan söylemedim, kimseyi aldatmadım.

Adsız dedi ki...

kusura bakmayın iş güç arasında biraz geciktim.söylediklerinizi dün okudum sanırım.sonra bir iki araştırma daha yaptım.şöyleki;

fethullah gülen devlet tarafından gönderildi diye hacı sayılmaz gibi klasik günümüz yorumu tarzı yanlıştır.oraya gidip haccın gerektirdiklerini yapan insan, hacıdır.bu ne sizin, ne benim yorumuma açıktır, dinimizde."devlet parasıyla hacılık olmaz bence de" cümlenize de bunu cevap sayabilirsiniz.misal oturduğum apartmanda bir hemşire de geçmiş senelerde gönderildi böyle, hacı adaylarımıza yardım maksadıyla, o da geldiğinde hacıydı artık.

fetullah gülen'in o zamanki maddi durumu gerçekten müsait değilmiş gitmeye.arkadaşları denkleştirmişler gitmek için sonra üst mevkilerden birilerine bu durumu, Gülen'in ne kadar üzüldüğünü iletmişler.Diyanet de zaten o sene hacı adaylarımıza rehberlik etmesi için bir takım kimseleri görevlendirmeyi düşünüyormuş.Bu olay üzerine de Fetullah Gülen'i görevlendirmişler.üzerine para almış mı bilmiyorum.aldıysa devletin verdiği görevi yerine getirdiği için almıştır zaten.

"Bu nedenle Prf. Dr. Erdal Atabek'in söylediği yanlış."ben öyle düşünüyorum.ve bence açıklamam yeterli.sorunuz olursa yine bu yorumları takip ediyor olacağım.
saygılar.

aysema dedi ki...

Hoşgeldiniz. Adınızı yazsaydınız onunla seslenebilirdim. Ancak tercih sizin...

"Klasik günümüz yorumu" dediğiniz yorumu ben din kitaplarına, islam ilmihaline ve okuduğum Kuran-ı Kerim'e dayandırarak söylüyorum. Hacca gitmenin kurallarını lütfen bir kez daha okuyun.

Hele yardım toplanarak hacca gitme düşüncesi hiç de akla uygun değil. Herhalde biliyorsunuzdur? İslamiyet akıl dinidir. Hac ibadeti de yoksullara farz değildir.

İslam islamdır. ABD'nin "Ilımlı İslam" projesini nasıl karşılıyorsunuz çok merak ediyorum. İslamiyeti hırıstiyan ABD'den mi öğreneceğiz?

Lütfen Kuran-ıKerim'i okuyunuz.

Paylaşımlar için teşekkürler.

Adsız dedi ki...

Yaşar Nuri Öztürk'ün "Allahla Aldatmak" kitabı da önerilir.

Oya

İlgiyle okudum.

Adsız dedi ki...

ismimi vermemeyi tercih ediyorum zira aksi takdirde çeşitli gruplarla bağdaştırılabilir ismim.bunu istemiyorum.anlayışınız için teşekkürler.

"din kitaplarına, islam ilmihaline ve okuduğum Kuran-ı Kerim'e dayandırarak söylüyorum." demişsiniz.dini kaynaklarda devlet tarafından gönderilenlerin hacı sayılmayacağına dair bir bilgi var ise benim gözümden kaçmış, özür dilerim.ama sanmıyorum.zira bu konuyu bilgisine güvendiğim birkaç kişiye sordum.
ayrıca, Gülen'in durumunu anlamadınız sanırım.durumu olmadığı için gidemiyorken devlet görevlendirmiş onu.masraflarını devlet karşılamış yani.e zaten hacılık oraya harcadığınız paradan değil de orda yapmanız gerekenlerini yaptıktan sonra kazanılan bir paye.yoksa ykosulken ordan burdan borç alıp yapmamış bunu.

abd ile ilgili konulardaki fikrimi burda açıklamamın gereği olmadığı kannatindeyim.çünkü benim burda tek amacım yazının yanlışlığına dikkat çekmek.

aysema dedi ki...

Sevgili Oya,

Teşekkürler öneriniz için. Ben okudum. Keşke herkes okuyarak öğrense... Hem de her çeşit yayını okuyarak karşılaştırma olanağını bulsa.

Aldanmasa, aldatılmasa...

aysema dedi ki...

Sevgili Adsız,

Din kitaplarında "Devlet parasıyla hacı olunmaz" diye bir kayıt yok. Yalnız hacı olmanın koşulları yazıyor. Kişiler her şeyi bilemez, lütfen çeşitli kaynaklardan okuyun.

Ülkemizde hacca gitmek isteyip de gidemeyen o kadar çok insan var ki keşke devlet onları da görevli de olsa gönderebilse... Fethullah Gülen çok şanslı bir insan. Yoksulken nasıl bu kadar zengin olmuş? Bunu da düşünün lütfen.

Bence siz daha çok okuyun...

Biliyorsunuzdur sanırım, Kuran-ı Kerim "oku" "ikra" diyerek başlıyor.

Saygılar...

Adsız dedi ki...

merhaba.
ben zaten dini kaynaklara bakıp, sonrasında çeşitli kişilere sordum konuyu ve fetullah gülen'le ilgili soruları.burada mesele fetullah gülen'in hacı olmuş olması ve sanırım ikimiz de mutabıkız bu konuda.
gerisine hiç girmeyelim bile.zaten elimizden geldiğince okuyoruz.ama benim söylediklerimi "oku" diye cevap vermek aslında biraz cevap verememekten kaynaklanıyor bence.
doğru birşey söylüyor olduğum için de bu durumu doğal karşılıyorum.

saygılar.ilginize teşekkürler.

aysema dedi ki...

"Oku" Kuran-ı Kerim'in ilk sözü olduğu için aldım buraya...

Olaya farklı pencerelerden bakıyoruz anlaşılan...

Ama yine de paylaştığınız için teşekkürler. Yalnız tartıştığımız, hac ibadeti mi, Fethullah Gülen mi?

Sizce Kuran-ı Kerim'in söyledikleri mi, Fethullah Gülen'in söyledikleri mi öncelikli?

Saygılar...

Yeniay dedi ki...

Merhaba bu Adsız arkadaşa cevabım dır.
Osmanlı İmparatorluğu döneminde Suudi arabistandaki Kabeyi Suudilerin yıkmaya çalışması üzerine Osmanlı Padişahlarının araya girerek buna engel olduğunu biliyormusunuz, yani onlar kabeyi yıkıp belki oraya bir suudi sarayı yapacaklardı ve böylede Hac diye bir olay da olmayacaktı ve bizde hac üzerine kafa yormayacaktık....
(Ne yazikki bu güne kadar gelen hükümetlerde bunu bildikleri halde halkı aydınlatmadılar.)

aysema dedi ki...

Sevgili Yeniay,

Bunu ben de duymamıştım. Katkılarınızdan dolayı teşekkürler...

Sevgiyle kalın dostça yaşayın.