20 Aralık 2008 Cumartesi

BAĞDAT CADDESİ



Sizi bilmem ama Bağdat Caddesi diyince benim aklıma hep zengin, sorumsuz gençlerin çılgınca yaptığı araba yarışları geliyordu bugüne değin... Bir de bu yarışlar nedeniyle kaza kurbanı(!) olan başka insanlar...

Şimdi , Bağdat Caddesinde, kızımla ağır ağır yürüyoruz her gün. Caddenin bir başka yüzüyle tanıştım bu sayede. Gecesini pek bilmiyorum, ama gündüzü çoğunlukla bayanların denetiminde... Hangi kafeye baksak bayanlar var; süslü, bakımlı bayanlar...

Sanırım baylar çalışıyor; bayanlar keyfini çıkarıyor. Evde yardımcılar da varsa kadınlar için gerçekten tatlı hayat...

Hem bebek bakarım, hem kariyer yaparım, hem de evimin her işini ben yaparım diyen kadınlardan ne kadar uzaklar... Hangisi daha akıllı ben bilemedim doğrusu... Ama yüzlerindeki çizgilerde hiç bir gerginlik göremedim. Hayatlarından memnun, kahvelerini yudumluyorlar arkadaş sohbetleri arasında. Bir kısmı da sevimli köpeklerini gezdiriyor cadde boyunca...

Biz de kızımla Kahve Dünyası denen yerde aralarına karıştık, tıklım tıklım doluydu. Ünlü sakızlı Türk kahvesinden içtim. Fiyatı dışında, fazla bir fark göremedim normal Türk kahvesinden. Hiç içmedinizse bir kez denemekte yarar var. İkincisi size kalmış. Ben sade Türk kahvesini yeğlerim bundan sonra...

Bugün yürümedik, doktora gittik. Yağmur Bebek bu hafta gelebilir, bekleyeceğiz dedi doktorumuz.

Havada kar sesi var, bebek doğacağı gün yağmasın diye dua ediyorum içimden. Kaç gündür ne kadar da güzeldi...

13 yorum:

Ruyayla dedi ki...

Sakızlı türk kahvesi pek hoş olmuyor açıkçası arada öyle ufak ufak damla sakızı tadı geliyor damağa sadesi çok daha güzel :) Ayrıca çarşamba gelir umarım yağmur bebek :)

aysema dedi ki...

Sevgili Rüyayla,

Benim de içimden çarşamba geçiyor Yağmur Bebek için... Sağlıklı olsun da ne zaman isterse gelsin diyorum bir yandan da... Beklemek çok zor.

Teşekkürler.

Parpali dedi ki...

Bu sefer yürüyüşten Yağmur bebeğe alışveriş yapmadan dönülmüş :) Sağlıkla, sorunsuz doğsun inşallah. Bizim de gözümüz yollarda...

aysema dedi ki...

Sevgili Parpali,

Bekleyiş sürüyor. Dilekler yerini bulsun, teşekkürler...

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

sakızlı hiç bir şeyi sevmiyorum nedense. Klasik Türk Kahvesinin yerini hiç bir şey tutamaz. Yağmur bebk inşalah kara karışmaz. Çarşamba günü kar geliyor çünkü. Gülen yüzlere odaklanan kamera ne hoş bir şey olmalı. Sevgiler size

aysema dedi ki...

Teşekkürler Lale...

Bence de sade Türk kahvesi en güzeli, hele dostlarla birlikte içilirse...

Galeni dedi ki...

Madem ki doğum-toto oynuyoruz ben tahminimi Perşembe'den yana yapıyorum. Bence sizi Perşembe'ye kadar bekletecek Yağmur bebek. Niye Perşembe derseniz, bizim burada hemen hemen her Perşembe yağmur yağar da ondan.
Evet bahisleri açıyorum var mı iddiaya giren :)

Galeni dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
aysema dedi ki...

Sevgili Galeni Teşekkürler...

Bakalım Yağmur Bebek ne zaman gelecek? Şimdilik yerinden memnun görünüyor...

Sevgiler.

DemotikE dedi ki...

Selamlar.
15 yaşından beri Bağdat Caddesi sakiniyim. 38 yıl olmuş yani buralarda geçirdiğim.
Beyazıt'tan, rahmetli babam; "Artık bu yakada yaşanmaz"(!) diyerek gelmiştik Göztepe'ye...
Sadece köşkler vardı. Apartman parmakla gösteriliyordu. Hep müstakil bahçeli evler. Okumuş yazmış, aydın, kültür sahibi insanlardan başkası yoktu buralarda.
Herkes birbirini tanıyor sayılırdı. "Otobüsler kirli", "Sokakta çöp var" gibi şikayetlere yetkililerden özür yazıları alıyorduk.
Notlarıma bakıyorum; O dönemlerde İstanbul'un nüfusu 1.7 milyon...
Bugün (saklanan ve yalanlanan rakamdır) 25 milyon...
Bu bölgeyi bugün, Anadolu'dan gelen paralılar parselledi.
Bunun yanı sıra cahil sonradan görmeler bir o kadar.
Gerçek, Kadıköylüyü artık bulmak zor.
Bahsettiğiniz, sorumsuz gençler bu insanların, şirketleri adına aldıkları arabaları pervasızca kullanan çocukları. Para ve mal dertleri yok.
Bir temiz yer buraları kalmıştı, o da elden gitti. Artık buralarda herşey yapay...
Tek tesellim, bulunduğum yerde bir avuçta olsa eskiler var. Onların dostlukları adamlıkları dünyalara değer.
Dostça kalın.

Yeniay dedi ki...

Merhaba, İstanbullular karı beklerken Ankaralılar karla buluştu sabah kalktığımızda ağaçlardaki beyazlık bizleri mutlu etti ama çarşıya çıkınca dondum. Ankaranın soğuğu Erzurumu aratmıyor.
Yağmur bebek karda doğarsa kar bebekmi olacak şaka:)))Ankaradakilerde onu bekliyor ve çok seviyor kolay doğumlar annesine Ankaralılar onuda çok seviyor......

aysema dedi ki...

Sevgili Demotike,

Bence şimdi de güzel buralar. Es kiyle kıyaslayamayız doğal olarak,ama değişen sadece burası değil ki...

Anadolu'dan göçüp gelenler neden geliyor? Biraz da bunu irdelemek gerekiyor sanırım. Göçü gerektiren nedenleri ortadan kaldırmak gerekmiyor mu? Üretirken harcadığı kadarını bile kazanamıyorsa neden üretsin ki?

Sonradan görme zenginler konusunda haklısınız.

Dostlukla...

aysema dedi ki...

Sevgili Yeniay,

Çok teşekkür ederim Ankaralılara...

Burada da ara ara kar yağdı. Dışarı ben de çıktım, çok soğuktu. Ancak yağmur arası yağdığı için tutmadı, geçip gitti...

Dostluğunuza ve güzel dileklerinize tekrar teşekkürler...

Sevgiler...