14 Aralık 2008 Pazar

GÜL VE BIÇAK




Bazan çok sözünüz olur, ama hiçbir şey söyleyemezsiniz...

Hani, "Her şeyi söylemek mümkün, epeyce yaklaşmışım duyuyorum, anlatamıyorum." diyen Orhan Veli gibi...


"Ağlasam sesimi duyar mısınız mısralarımda?"

En yakınınızdakiler duymaz
.

El alem duyar.

Neden?

Bazan olaylara farklı pencerelerden bakarsınız.
Konu, aynı konu,
Olay aynı olay,
Hatta pencere aynı pencere...
Biriniz sağa bakarken diğeri sola bakar...

Ahhh aynı yöne baksalar
Bir bakabilseler...

Aynı şeyleri

Görürler mi ki?

Belki
Hiç olmazsa belki...



MELODRAM

"Birinin bıçak vardı elinde,
Birinin beyaz bir gül,
İkisi de yorgundu.
Sokak çocukları halinde

Bıçaklısı bıçağını sapladı,
Çiçeklisi çiçeğini koklattı.

Kayboldular meyhaneler içinde.

Kaldırımda gül ve bıçak
Kardeş kardeş kaldılar."

(Cahit Irgat)

8 yorum:

sufi dedi ki...

Sevgili Dilek
Adın Dilek olduğu için mi bilmem izinsiz girdim bloguna,kapın açıktı çünkü.
Gül ve bıçak,
Makas ve iğne,
gece ve gündüz,
kadın ve erkek,
aynı yöne bakmıyor gibi görünse de aynadaki birbirinin yansıması bence.
Sevgilerimle Dilek.

zihni dedi ki...

Gül ve bıçak,
Kimin elinde olduğuna bak.

Biri tek başına aşığa cilve atarken gül,
Diğerinin şavkı katiline düşerken bıçak.

Aşık ve katil, güzelliğe tatil.

Bıçak, gülü buket yapmak için dikenlerini ayıkladığı zamanlar,
Ancak ikisi yan yana anlam kazanırlar.

Parpali dedi ki...

Farklı yerlerde aynı şeyleri görür bazen de insanlar. Sokakta yalın ayak dolaşan küçük çocuğun yüzündeki gülücükte farkedilenleri, bulutların arasından sızan güneş ışınlarında farkeder başka biri. Keşke o birileri daha fazla olsa ama...
Çok hüzünlü bir haliniz var öğretmenim. Elimden bir şey gelir mi?

aysema dedi ki...

Sevgili Sufi,

Ne demek efendim, çok memnun oldum. Blog kapımız da yürek kapımız da dostluğa her zaman açık...

Yeter ki içeri girenler dostluğumuzu sadece kendi yararları için kullanabilecekleri bir alan olarak görmesinler. Kendilerini düşünürken,karşılarındaki yüreği yok saymasınlar...

Bazan aynı yöne baksanız bile aynı şeyleri göremiyorsunuz. Aynada bunu fark etmek sarsıcı oluyor kimi zaman...

Sevgiyle kal, dostça yaşa...

aysema dedi ki...

Sevgili Zihni,

Bazan da "Bıçak yarası geçer, dil yarası geçmezmiş".

Aslında gül önemsenmek, bir güzel söz duymak, yok sayılır gibi hissettiğinin farkına varılmasını isterken hiç de hak etmediği şekilde yanlış anlaşılmaktan örselenmiştir kim bilir?

Küçük ihmaller bazı kişiler için hiç de önemli değildir, ama çok önemlidir bence... Şeytan ayrıntıda gizlidir belki de! Ne bileyim?

aysema dedi ki...

Sevgili Parpali,

Şimdi değil, ama bir gün belki anlatırım.

Ancak şu kadarını söyleyebilirim:

Kırıldım, incindim, gücendim, darıldım, küstüm...

Duyarlılığın için teşekkür ederim.

Sevgiler...

Yeniay dedi ki...

Merhaba, bıçak ve gül ama nedense hep bıçak sonuçları insanları yaralıyor gül hiç anımsanmıyor insanlar genelde kötüyü seçiyor iyiyi değil bıçak kimin elindeyse güçlü o oluyor gülü bile dalından o bıçak kesiyor.....tüm insanların gülü seçmesi dileğiyle...........

aysema dedi ki...

Sevgili Yeniay,
Haklısın, en çok incinen gül oluyor. Çünkü kimseyi incitmek istemiyor. Bu da cesaret veriyor karşıdakilere. Bıçak korkutuyor, ona karşı daha dikkatli olunuyor galiba...

Sevgiler...