17 Aralık 2008 Çarşamba

İSTANBUL'DA SENİ, SENDE İSTANBUL'U SEVDİM


Bugün kızımla yürüyüşe çıktık. Aralık ayı için hava güzel sayılabilirdi. Yavaş yavaş yürüyerek sahile indik. Deniz kenarında balıkçıların saldırısına uğradık neredeyse. Zorla satacaklar balıklarını! Bana kalsa alacaktım, ama kızıma doktoru artık balık yeme demiş, vazgeçtim. Manavın önünden boş geçemedim yeşillikleri görünce...

Marol,maydanoz, roka ve yeşil soğan aldım. Pahalı, ama canlı canlıydı hepsi... Sonra kestanecinin önünde mola verdik. Hamile için fazlası zararlı olur diye yüz gram istedim. Yüz gramı üç bin lira, kilosu otuz bin mi oluyor böylece? Altın değerindeki kestanelerimizi de yedik sahilde, sıcak sıcak... Kestanenin sıcaklığı havanın soğukluğunu yenemeyince dönmeye karar verdik. Deniz otobüsü yanaşırken kıyıya bir kez daha baktım adalara... Büyükada, Heybeliada,Burgazada uzaktan göz kırptılar bize... Ben de Sait Faik Abasıyanık'a bir selam gönderdim içimden...

Dönüş yolunda kısa bir alışveriş molamız oldu bebiş için. Sonra kızım yoruldu, dinlenmek istedi, biraz durduk; küçük bir kasılma yokladı, korktum belli etmeden. Sanırım bebek doğuma hazırlanıyor... Ben de hazırlanmalıyım. Bugüne değin hep doğuma odaklanmışım, doğum sonrasını hiç aklıma getirmemişim. Ne yer, ne içer emziren anneler? Bilen varsa söylesin. Ben de araştırmalarıma başladım bile. Anne sütü, dünyanın en yararlı besini. Yağmur'un işi kolay. Yan gelip yatacak! Ekmek elden, süt memeden... Ekmek kısmı uymadı, ama süt kısmı uydu. Altı ay bir terslik olmazsa anne sütü yeterli onun için. Bilim bu kadar gelişti, anne sütü kalitesinde bir şey üretemediler daha... Annesi için bir şeyler yapmak gerekiyor ki bebiş de bol bol sütünü içebilsin değil mi?

İstanbul'un Anadolu yakası daha bir düzenli, sakin geliyor bana... Karşı daha karışık... Ama yine de her haliyle güzel bu şehir... İstanbul'da seni, sende İstanbul'u sevdim SeVGİLİ YAĞMUR...


8 yorum:

lale dedi ki...

Ben Üsküdar doğumlu, Avrupa yakası büyümeli, sonra yeniden üsküdarlı biri olarak evet Anadolu Yakası gerçekten de daha ferah, daha rahat.
Anne sütününü en artıran besin bulgur ve suymuş. Birde meyve kompostoları ama meyvayı kendi tadında pişirmek gerekliymiş. Şekerli pişirmenin süte bir etkisi olmadığı gibi üstelik verilemeyen kilolarıda beraberinde getiriyor. Kolaylıklar diliyorum

Adsız dedi ki...

Bebeğin ismi"Yağmur"
İngilizcede "Ğ" olmadığından ileride yurtdışına çıkınca bu harf sorun oluyormuş.
Bir yerlerde okumuştum. İlgilenirsiniz sanırım.
EMİR:)

aysema dedi ki...

Sevgili Lale,

Öneriler harika, çok teşekkür ederim.Bazen insan en çok bildiklerini de unuttuğunu sanıyor. Bu sıra teleştan bende böyle endişeler oluşuyor. Dostlardan destek görmek inanılmaz rahatlık veriyor.Sağol canım...

aysema dedi ki...

Sevgili Emir,

Teşekkür ederim. Dilerim tek sorunu bu olur Yağmur Bebek'in. Anne- baba bu adı koymuşsa yavruya bizim de sevgiyle kabullenmemiz gerekiyor. Adı gibi bereket getirsin dünyaya...

Dostlukla...

Ruyayla dedi ki...

Annemizin sık sık meyve ve sebze yemesi gerekiyor ayrıca etrafımdaki annelerden duyduğum kadarıyla ( dr tavsiyesi ) 2 fincan ısırgan çayı ve 4 fincan da rezene çayı sütün kalitesini ve miktarını arttırıyormuş :) Ama yine de doktorunuza danışmanız en iyisi :)

Avrupa yakasında büyüdüğüm için Anadolu yakası bana bir başka dünyaymış gibi gelir her zaman ama dediğiniz gibi her haliyle güzeldir İstanbul...
Çok özlüyorum :)

Sevgiler...

aysema dedi ki...

Önerileri dikkate alacağım Sevgili Rüyayla...

Avrupa yakası da çok güzel,özellikle gençler için. Ama burası da öyle. İstanbul dünyanın en güzel kenti bence de...

Sevgiler.

Ruyayla dedi ki...

Bir iki önerim daha var mail adresinizi aradım ama profilinizde yok öğretmenim bana mail atabilir misiniz ?

aysema dedi ki...

Neden olmasın Sevgili Rüyayla... Hemen gönderiyorum.