21 Ocak 2009 Çarşamba

ARAYAN BULUR



"Bir adam vardı. Suyu arıyordu. Toprağı üç kulaç, beş kulaç kazdı. Suyu bulamadı.

On kulaç, on beş kulaç kazdı. Gene suyu bulamadı.

Sonra yerin derinliklerinde kara kaya tabakalarına rastladı. Yeise düştü, gücü sona erdi ve suyu bulmaktan ümidini kesti.



Fakat bir ses ona:

' Daha derinlere in, daha derinlere! ' dedi.


Daha derinlere indi ve suyu buldu..."



Rama Krişma



Yeter ki
Nerede arayacağınızı bilin!
Nasıl arayacağınızı  bilin!
Ve 
Umudunuzu  yitirmeyin...
Neyse aradığınız,


Bulacaksınız aradığınızı
ARAYAN BULUR






12 yorum:

Galeni dedi ki...

Öğretmenim o kadar kazmaya gelmez buraları. Alimallah ergenekon silahları çıkıverir adamın karşısına :)

kelime dedi ki...

Hahahhah. Ilahi Galeni!
O yuzden derinee daha derine kazmak lazim. Yuzeydeki silahlar fason olmasin.
selamlar kucak dolusu!

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

hani bir atasözü var ya arayan mevlasını da diye başlayan, hep iyilik arayanlardanız biz , hep iyilkle aysemacım

aysema dedi ki...

Yorumlarınız için çok teşekkürler...
Zamansızlıktan çok az bakabiliyorum bloga. Sevgiler...

Galeni dedi ki...

Ben de şüphelendiğim yerleri kazmaya başladım Kelime. nakarsın şans bize de güler ha :)

SERAP dedi ki...

Bloglararası kitap hediyeleşmesi yapmaya karar verdik.Blogdaki yazımı okursan ayrıntılara ulaşabilirsin.Senide görmek hoşumuza gider:)

Buarada kitaplardan bahsettiğin her yazıya kitap etiketini koysana:)Böyle zor oluyor:)

DemotikE dedi ki...

Selamlar.
Yılanlı Kuyu'dan "Suyu arayan adam".
Ne var ki; Her kula nasip değildir. "Daha derini kaz" diye kulağa gelen ses.
....
O kulağa gelen sesin peşinde olmak değil, aklın-bilimselliğin ve vicdanın sesini dinleyebilmektir işin özü.
Yıllar önce kullanılan takdiklerin, bugün daha hala ürün verdiğini görmek, toplumumuzun nerede olduğu konusunda "net" bilgi vermekte.
Dostça kalın.

aysema dedi ki...

Sevgili Demotike,

"O kulağa gelen ses"i mecaz anlamında da alabiliriz değil mi? Tüm güçlüklere karşın umudunuzu yitirmeyin, mücadele direnciniz kırılmasın diyen aklın bilincin sesi diye düşünüyorum ben.

En büyük tehlike: "Her şey bitti, mahvolduk, bir iki ay sonra sonumuz geliyor!" düşüncesi değil mi?

"Kişinin umutsuzluğu korkunçtur. Toplumun umutsuzluğu felakettir."

Yarın, rahatlarına kıyabilenlerindir.

Dostça...

DemotikE dedi ki...

Not: Cevabın gerekliliği kanatinde olduğum için, sayfamdan aynen alınmıştır. Neticede bilgi paylaşımı olan aşağıdaki satırlar silinebilir.

Sayın Aysema;
Evet...
Damlaya damlaya bir birikim olduğu gerçektir.
Ama bu beklentilerinize bağlı...
Bir yanda oluk oluk akarken, çığ gibi büyürken, damlalarım pek önemi yoktur.
O damlalardan biri olabilen aydın kişi tek yada en fazla 2 çocuk sahibi olurken, bu ülke nüfusunun çoğunluğunu oluşturan cahil ve akıl yoksunları 4-5-6 çocuk sahibi olmakta...
Bizler bir "göl"cük oluşturalım derken, cahiliye toplumu derya oluyor.
.....
Bu dünyada pek çok ülkede yaşandı. Tek ve acı bir çözümü var.
Geçici bir süre, yasalar islah edilip kurumlar düzeltilinceye kadar demokratik olmayan yönetim.
Bu bugün dünya olarak geldiğimiz noktadan bakıldığında, biraz mürekkep yalayanlarca kabul edilmez. Çünkü; Bugün baktıkları gelişmiş ülkelerin çözüm yöntemleri. İyide, o gelişmiş ülkeler yıllar önce bu sorunu çözdü attı. Biz bu zaman içinde gerekenleri yapmadık. Geldiğimiz noktada tıkandık... Gelişmiş ülkelerin hukuki yapılarını kuramadık, sosyal adalet düzenini ve dengeleri sağlayamadık.
Dahası bir cumhuriyete bile sahip çıkamadık ve sadece hamaset yaptık.
Bugün ülkemizin içinde düştüğü durumu düzeltecek ne muhalefet ne kurum kaldı ortalıkta.
Ben, demokrasiden yana değil miyim? Elbette en baştaki savunuculardan biri olmak ve ötesi yaşam felsefemdir bu.
Ama kör gözüm parmağına demokrasi havariliği yapamam.
Demokrasinin kendi mantık ve yapısı olmadığı noktada (Türkiye) benden kimse demokratlık beklemesin. Çünkü; Olmayan birşey istenmez.
Kişinin ve toplumun demokrasi kavramı içinde yerleri ayrıdır.
Toplumsal bir mütabakat içinde demokrasinin uygulanamadığı yada güdük kaldığı noktada, bireysel demokrasi (kişisel) kendi aile yapısının dışında etkin değildir.
Kaldı ki; Sokak kültürü kişinin demokrasi anlayış ve yaklaşımını bile uygulamasını engelleyebilmektedir.
Dostça kalınız.

aysema dedi ki...

Haklısınız Demotike, yalnız yine de biraz umut diyorum...

Yeniay dedi ki...

Aslında şu anda Ülkemizin adı demoktaratik bir ülke diye geçiyor ama sadece adı öyle şu an Türkiyede yönetim biçimi diktatörlüktür......

aysema dedi ki...

Güzel günler görmek istiyorum ulusumuz adına... Yeter artık! Çok sıkıldım...