20 Şubat 2009 Cuma

DENİZ FENERİ


Deniz Feneri'ni unuttuk mu? Hayıııır...

Her ne kadar unutturmaya çalışsalar da unutamıyız bu davayı. Bu dava "Allah'la Aldatanlar" ın kimler olduğunu açık seçik ortaya koydu, daha da koyacak.
Sen Almanya'da yemeyip içmeyen, ölesiye çalışan, vatan hasreti çeken insanların inancını sömür, yardım yapacağız, de; sonra da o paraları cebe indir!

Halk sadakaya muhtaç olacak şekilde yoksullaşsın, birileri Karun kadar zenginleşsin!... Ve bu zenginleşenlerin çoğunun adı Deniz Feneri davasında geçsin...

Kim bunlar? Ben çok merak ediyorum. Ya siz...

Yardım paralarıyla gemi bile almışlar! Pırlantalar gibi parıl parıl parlıyor...


Adalet Bakanımız dosyayı Almanya'dan istediklerini söylemişti. Bekliyoruz dedi, bekliyorduk...

Günler geçti, aylar oldu gelmedi, gelmedi, gelmedi!..

Birileri korkuyordu, çok korkuyordu! Gelmemesi onları mutlu; halkı mutsuz ediyordu...

Sonunda koskoca Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti bekleye dursun; CHP bu dosyayı gidip aldı, getirdi.

Adalet Bakanımız çok kızdı. Hem muhalefet partisine, hem de Alman yetkililere.

"Dosyayı neden verdiniz? Kim verdi? Niye verdi? Nasıl verirsiniz?

Seçimden sonraya kalsaydı ne güzel olurdu, değil mi?

Özel olarak korunan Deniz Feneri, yardım toplamaya devam ediyor!


36 yorum:

Orjinal Delikanlı dedi ki...

Yalnız yanıldığın bir nokta var ki,
Almanyadaki deniz feneri ileTürkiye'deki deniz feneri aynı değil ve hiçbir bağlantısı yok.
Sadece almanyadaki deniz feneri aldığı paraların bir kısmını
Türkiye'deki deniz feneri derneğine bağış yapmış.
Yani almanyadaki dolandırıcılar yüzünden Türkiye'deki kurumu suçlamaya kimsenin hakkı yok.
Heleki böyle bir derneği suçlamak, büyük bir vebalin altına girmektir.

Parpali dedi ki...

Gözümüzün içine baka baka yapıyorlar her şeyi. Öyle rahatlar ki. Dosya bir şekilde gelmiş, halka gösteriliyor "o meşhur dosya budur" diye. Sonra ne oluyor? "Adalet bakanı harekete geçti" diye yazıyor gazeteler. Ne için harekete geçmiş adalet bakanı diye merak edecek oluyoruz. Dosyayı kimin verdiğini öğrenmek için harekete geçtiğini öğreniyoruz. Ülkenin durumunu şu olay özetlemeye yeter aslında. Bir ünvan, bir ismin yanında bu kadar mı eğreti durur.

Şükrü Yılmaz dedi ki...

Bunlar Allahla aldatmayı kıtabına uydurmuşlar vede ellerinden gelse ALLAH'ın cebinden PEYGAMBER'ide çalarlar Sayın Orjinal delikanlı kardeşim ha Almanya'daki deniz feneri ha buradaki yöneticilere bakarsan işin içindekileri görürsün gemicik hangi parayla alındı neden kaynağı açıklanmıyor veya kredi aldıkları bankayı ve ne kadar kredi kullandıklarını açıklamıyorlar daha yeni zahit akman efendi avrupaya hollandaya fransaya gittide ALMANYA ya gecemedi korkusundan bunları unutmadık vede unutturmayacağız alışmışlar sülük asalak gibi milleti söğüşlemeye ve onu bunu dolandırmaya hani bir söz var alışmış kudurmuştan beterdir ,neyse yazacak çok söz var ama olmuyor....

ŞAHMARAN dedi ki...

aysema hanım unutulur unutulur normaldir bu ülkede skandal diye patlayan ne haberler unutuldu.
Ki bunu yapan dindar bir kesimse çabuk arınır ve dolandırmaya devam eder.sevgiler.

aysema dedi ki...

Sevgili Orjinal Delikanlı,

Hoşgeldin. Buradaki Deniz Feneri yöneticilerinin konuşmalarını dinlememişsin sanırım. Ya bilmiyorsun, ya da bilmez görünüyorsun. İkisi de olabilir.

Neden ikisinin de adının aynı olduğu sorusunu yanıtlayamamışlardı, bir.

Sadece parasal ilişkimiz vardı, demişlerdi, iki.

Nedense aynı kişilerin yolları hep bir şekilde birleşiyordu,üç.

İki ayrı defter tutulduğu, birinin resmi incelemeler için; diğerinin gayriresmi olduğu söyleniyordu,dört,

Paraların valizlerle taşındığı iddiası, beş.(Sözü edilen kişi sık sık Almanya'ya gidip gelirken, tutuklanma korkusundan davadan sonra hiç gidememesi).

Küçüklerin tutuklandığı, büyüklerin Türkiye'de olduğu Alm. da yaygın olarak söylendiği, altı.

Dosyanın Türkiye'ye getirtilmesi konusundaki oyalamalar vb.

Say say bitmez...

Vebal varsa gariban insanların dişinden tırnağından artırdıkları paraları iç edenlerindir. Ve onların değirmenine su taşıyanlarındır.

aysema dedi ki...

Sevgili Parpali,

Adalet Bakanımız dosyayı isterken nasıl da ağırdan almıştı. Şimdi birdenbire çabucak harekete geçti. Dosyayı bize de gönderin diye sandık, ama öyle olmadığını gördük. "Kim verdi?" nin peşine düşmüş de onun için bu kadar aceleci!

Bu bile kafaları karıştırmaya yeter. Tabii, çıkar peşinde değilseniz...

Halkın gözünü kırıntılarla boyamaya çalışıyorlar Sevgili Parpali...

aysema dedi ki...

Sevgili Şükrü Yılmaz,

Çok haklısınız, söyleyecek çok şey var da olmuyor.

Tüm şirketler krizde. Ülkenin pırıl pırıl yetişmiş gençleri işsiz, işi olanlar da her an kaybetme korkusunda yaşıyor.

Bunların çocukları birilerinin verdiği bursla zar zor yurtdışında okuyor. Ve bir anda şirketler kuruyor, gazeteler alıyor. Birileri de "Yürü ya koçum!" diyor. Sadece çocukları da değil... Gelinler, damatlar, akrabalar, hısımlar...

Bu değirmenin suyu nereden geliyor? Eşimle birlikte toplam 60 yıldır çalışıyoruz, ayın sonunu zor getiriyoruz.

Biz mi aptalız, onlar mı çok akıllı?

aysema dedi ki...

Sevgili Şahmaran,

Unutulmasın, unutulmamalı...

Kim suçluysa hesap sorulmalı. Kişisel çıkarları için geleceğimizi karartmaya kimsenin hakkı yok. Olmamalı...

Ama, haklısın. Keşke haksızsın diyebilseydim!..

bi dost dedi ki...

şahsımca, bi bişey hakkında chp'nin kötü demesi, o bişey'in iyi olduğuna delil sayılabilir bile. fakat bunu elbette chpliler kabul etmeyecektir. ve onlar da insandır, göz ardı etmemek lazımdır.
haksızı savunmaktan Allah'a sığınırım. Allah korusun. fakat kesin olmayan bişey için de su-i zanda bulunmaktan yine Allah'a sığınırım. ben tr deniz fenerinin kötü bişey yaptığına inanmıyorum. fakat siz nerden neyi nasıl kanıtladıysanız, geminin parasının deniz fenerinden geldiğini yazmışsınız. günahınız hiç yok galiba, başkalarınınkine sulandığınıza göre.. Allah affetsin yani ne diyeyim.

ha ama unutmadan, bu aralar chp'ye meyyal bi insanın Allah ile aldatmaktan söz etmesi bence oldukça ironik :)

Cem Akkilic dedi ki...

DİKKAT

2009 BLOG ÖDÜLLERİ SAHTEKARLIĞI

BLOG ÖDÜLLERİ ADI ALTINDA YAPILACAK OLAN YARIŞMAYI (yarışma denilirse tabi) ANLAYABİLMEMİZ İÇİN 2008 DE DÖNEN ''DOLAPLARA''(!) BAKALIM.


ASLA KAZANAMAYACAĞINIZ ve NE OLDUĞU BELLİ OLMAYAN BİR YARIŞMAYA KATILARAK, BİRİLERİNİN SİZİ SÖMÜRMESİNE İZİN VERMEYİN. GEÇEN YIL YAPILAN YARIŞMADA KİM NE KADAR OY ALDIĞINI BİLE ÖĞRENEMEMİŞTİ.

BİNLERCE EURO KAZANIP DERECE ALAN BİR KAÇ BLOGCUYA DEMO VİSTA KAKALAMIŞLARDI!


DİKKAT : ALEXA RANKINIZ 200.000 DEN AŞAĞI DEĞİLSE, BU YARIŞMAYA KATILMAYINIZ. GEÇEN YIL ZATEN KENDİ ARKADAŞLARINA DERECE VERMİŞLERDİ. Amaç katılımı artırıp, sponsorlara şirin gözükmek çünkü.

İşte kanıtlı, belgeli yazılardan sadece ikisi;


http://takunyalibidocusu.blogspot.com/

http://www.ferhatonair.com/category/uyuz-oldum-yine

aysema dedi ki...

Sevgili Bi Dost,

Hoşgeldin. Yüreğimize de blogumuza da bin dost sığar, bir düşman sığmazmış. Yeter ki gerçek dost olsun!

"Almanya'da gurbetçilerimizin nasıl "Allah'la Aldatıldıkları" mahkeme kararıyla kanıtlandı. Mahkemeye yansımayanları da var.

Türkiye'de olmadığını söyleyebilir misiniz? Biraz okur-yazar olan, biraz araştırabilen hiç kimsenin yok diyeceğini sanmıyorum. Var, hem de nasıl var. Ben bunların bir an önce yargılanıp cezalarını almasından yanayım. Dindarlara saygım büyük, dincilere kızıyorum.
Dini; ticarete, siyasete, soyguna, talana, ahlaksızlıklara alet edenlere öfkeliyim. Ya siz?

Eleştiri yapılmalıdır, ama insafı elden bırakmadan ve körükörüne yapılmadan!

"Şahsımca CHP'nin bir şeye kötü demesi, o şeyin iyi olduğu anlamına gelir benim için!" diyorsun.

Bence bu yanlış ve önyargılı bir tutum. Asıl bu haksızlığa götürür kişiyi.

Günahımın olduğunu sanmıyorum. Elimden geldiği kadar iyi insan olmaya çalışıyorum. Kimseye kötülük yapmadım, yaptığım iyilikler az sayılmaz...

Sizce birileri hızla yoksullaşırken,onları yönetenlerin hızla zenginleşmesi ne anlama geliyor? Torunlarımızın bile geleceği satılıyor farkında mısınız? Din-iman aldatmacası içinde neler yapıldığına hiç tanık olmadınız mı?

Dostça kalın,sevgiyle yaşayın.

aysema dedi ki...

Sevgili Cem Akkilic,

Hoşgeldiniz. Uyarılarınız için çok teşekkür ederim. Yarışmaya katılmayı düşünmüyordum zaten.

Ben yazmayı seviyorum. Duygu ve düşüncelerimi paylaşmaktan hoşlanıyorum.

Yine beklerim efendim.

Sevgiler...

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

Aysemacım, bi derneğin adı deniz feneri değil mi, hani karanlıkta darda olana yol gösterir . Pöh cukkalamanın yolunu gösterdiler.
Ama balık hafızalı Türk Milleti bunuda unutur, Hatırla İlksan davalarını, taa Demirel zamanındaki yeğen skandalını ...

Yeniay dedi ki...

Merhaba Aysema Hanım,
Buradan orjinal delikanlı ile bir dost rumuzlu bologcu arkadaşlara seslenmek istiyorum devamlı zaman gazetesi, yeni şafak ve taraf gazetelerini okursanız işte böyle yanılırsınız olaylardan ne kadar uzaksınız Almanyadaki mahkeme kararları bile sizi inandırmıyor(Ne yazikki Türk mahkemelerine kimsenin güveni yok zaten burada mahkemelerden birşey çıkmayacağını da hepimiz biliyoruz) lütfen değişik gazeteler okuyarak biraz gerçekleri görün ne yazıkki sizler bunları savundukça bunlar cesaretlenip daha da pervasızca hareket ediyorlar gün gelecek sizinde ekmeğinizi elinizden alacaklar.
Ben Ankarada yaşıyorum 15 yıl önce aldığım ve sürekli vergisini ödediğim Çankaya Karataş mevkiindeki arsamı kanunlar daki açıktan yaralanarak ve oynayarak elimizden aldılar yakında imar geçecek ve çok kıymetli olacak bu arsayı (Toplam 6280 m2 olan arsanın669 m2si benimdi ve 40 daire olacaktı) ne yazıkki mahkemeye vererek çok ucuza kapattılar ve bizler 10 ortak hiç bir şey yapamadık toplu konut arsa olarak burayı almak istiyormuş ama elimizden aldılar ve bizlerede
4000 TL verecekler.
Binlerce toplu konut yapıp yandaşlarına sattılar bu arsalar nasıl alındı biliyormusunuz mahkeme kararlarıyla halkın elinden ucuza kapatıldı.
umarım yolsuzlukları bu kadar savunanlar da gün gelip bunların gazabına uğramazlar.
Sevgiyle kalın.

bi dost dedi ki...

yeniay; olayları yakından takip etmek için neyi okumalıyım? var mı tarafsız bi öneriniz? tarafsız olsun ama olur mu?

Cem Akkilic dedi ki...

Fazla birşey okumaya gerek yok bu konuda Dini arkasına almış hiç kimseye inanmayın, oy vermeyin yeterli. Buna CHP dahil.

Çok ciddiyim.

bi dost dedi ki...

kendi adıma söylim, öyle yapıyorum zaten. dini arkasına alan derken, kullanmaya kalkanlara diyelim. buna chp dahil. hatta bu chp:)

Cem Akkilic dedi ki...

Sokakta rastladığınız bir adam ya da kadın sizden Allah rızası için para isterse ve paranız varsa verebilecek, hiç düşünmeden ona para verin.

Ancak birileri sizden Allahın adını kullanarak oy isterse hiç düşünmeden suratına tükürün. Hemde en okkalısından olsun.

aysema dedi ki...

Sevgili Lale,

Hayali ihracaatın mucidi yeğen Yahya'ya, ya da İlksan davasında "Verdimse ben verdim!" diyen Demirel'e gösterdiğimiz tepkinin binde birini şimdi gösterebiliyor muyuz? Oysa o zaman yapılanlar şimdikilerin yanında devede kulak kalıyor.

Peki neden toplum olarak tepkimizi yeterince gösteremiyoruz?

Ahtapot'un kolları gibi ülke giderek kuşatılıyor. Uydurma iftiralarla tertemiz insanlar yereden yere vuruluyor. Önce tarikat,sonra ticaret ve sonunda da siyaset... İç ve dış oyunlar, tezgahlar, düzenler sürükleniyoruz bir yerlere.Her yol mübah, diyen ürkütücü bir güç... Demokrasi adı altında kural tanımayan bir durum...

Unutmayanlar susturuluyor. Bilmeyenler sadaka ile uyutuluyor. Çıkar peşinde olanlar davul-zurna ile karşılıyor. Sonumuz hayrola!

Sevgiler...

aysema dedi ki...

Sevgili Yeniay,

Bence de olayları tek yanlı yayınlardan izlemek kişiyi yanıltıyor. Hele de o yayınlar benim hırsızım iyidirin övgüsü içinde taraflı olarak beyin yıkıyorsa ve bedava dağıtılıyorsa, durup düşünmek gerekiyor. Herkesi "kaz" yerine koyup yoldukça yoluyorlar. Ölmesin de oyunu kullansın diye de kırıntılarla besliyorlar.

Arsayla ilgili yaşananlar üzücü. Evet yasalardaki boşlukları çok iyi biliyorlar. Ve onları düzelteceklerine yeni boşluklar yaratmanın peşindeler.

Hırsızlıklar,yalan-dolan, yolsuzluk-yoksulluk bitmedikçe düzeleceğimiz de yok.

aysema dedi ki...

Sevgili Bi Dost,

Soru bana yöneltilmese de yanıtlamak istedim.

Tarafsız olmasa da iki tarafı da dinlemek gerekir değil mi, doğruya yaklaşmak için. Kalanı da kendi sağduyumuzla, araştırmamızla, gözlemlerimizle tamamlasak doğru olmaz mı?

Oyumuzu kullanmamak hiç istemediğimiz kişilerin işine yarayabilir. Onun için kullanmalıyız.

Cem Akkilic dedi ki...

Oy kullanmak başka birşey, ''oyu'' satmak başka.

aysema dedi ki...

Sevgili Cem Akkilic,

Şu, suratına tükürme, davranışından vazgeçmek daha doğru değil mi? Yanlışları söyleyelim, acımasızca eleştirelim, ama tükürme olmasın. Ne dersin?
Aklıma "Böyle sanatın içine tükürürüm!" diyenleri çağrıştırıyor.

Cem Akkilic dedi ki...

Gerçekte ben şıçmayı düşünüyorum ama burası internet ortamı olduğu için ''tükürük'' ile geçiştirdim. İkiside işe yarar deneyin.

Sen beni çok iyi anladın AYSEMA.

aysema dedi ki...

Lütfen küfürsüz konuşalım. Ya da benim blogumda bunu yapmayın.

Üslup konusunun benim için önemli olduğunu hatırlatmak istedim. Her türlü düşüncenizi savunabilirsiniz, ama düzeyi koruyarak.Lütfen...

Emrah Atik dedi ki...

Sayın Orijinal Delikanlı siz gerçekten bu söylediğinize inanıyor musunuz?
Her neyse özetle diniyle veya ırkıyla öne çıkan hiç bir parti veya kişiden hazzetmişliğim olmadı şimdiye kadar, bunlar insanın özel alanlarıdır.
Konuya dönersek yardım derneği olmak çok büyük bir sorumluluktur, hiçbir siyasi veya dini projeyle öne çıkmaması gerekir. Tek referansı olabilir bu da İNSAN OLMAK'tır. Şimdi siyasi İslam denilen ama İslam'dan çok siyaset ve ekonomiyle ilgilenen İslam'ı yalnızca bu yolda bir reklam sloganı olarak kullanan gerektiğinde yalan söylemekten, yaptığını inkar etmekten çekinmeyen bir kitle var maalesef... Deliller ortada, örtpas etme girişimleri ortada... Aslında söylenecek çok şey de yok... Türk adaletinin ateşle imtihanı sözkonusu... Erteleseler nereye kadar?

aysema dedi ki...

Sevgili Emrah Atik,

Deniz Feneri, yardım amacıyla kurulmuş gerçekten. Ancak kendilerine yardım için. Büyük büyükleri gizli gizli; küçücükleri de bağıra bağıra, hatta bu yardım paralarıyla kurdukları televizyonlarda göstere göstere yapılmış. Bu düzen böyle gidecekti, işi Almanya bozdu. Pandoranın Kutusu açıldı. Göremeyenler kötü kokuları da mı alamıyor bilemiyorum.

Sevgiler...

Adsız dedi ki...

Pazartesi gelecek dediler dosya için. Bekliyoruz. Henüz gelmedi.

Neyse muhalefet getirince işler, istemeye istemeye de olsa, hızlanacak galiba. Yine de kapatmak için ellerinden geleni yapacaklar.

Korkunun ecele faydası var mı? Yolun sonu görünüyor.

Oya

zihni dedi ki...

Din, insanları kullanmayı ve savaşmayı pek öğretiyor ama, SORGULAMAYI asla...

Asıl sorun "özgürleşme" sorunu! gerisi demokrasicilik oyunu.

Birinci dereceden şahit olduğum aşağıdaki olayları da "yalan ve iftira" sınıfına koyabilirler:

Dini dernek ve ticari kuruluşlara parasını kaptıran AKRABALARIMIN PARA MİKTARI VE ÖZETİ:

1-Amcamın oğlu ve iki çalışan çocuğu:Almanay'daki Kaplancı, deniz fenerine=250000+300000+125000 Eoro (300000 eoru erken uyarı sonucunda kurtarıldı, 375 bin euro gitti).
2-Büyük Ağabeyim:2İhlas Holding=3milyat tl-90'lı yıllarda.
3-Dayım:Almanya denizfeneri ve Türkiyede Yimpaş, toplam=510 milyar tl
Küçük miktarları yazmadım.

Yeniay dedi ki...

Merhaba
Küçük hırsızlar el feneriyle , büyük hırsızlar da DENİZ FENERİYLE çalarmış.......

aysema dedi ki...

Sevgili Oya,

Bekliyoruz, bakalım.
Bakan bunun seçim meydanlarına taşınmaması gerekiyor, diyor şu anda.

Sevgiler...

aysema dedi ki...

Sevgili Zihni,

Ne yazıık ki pek çok kişi akrabalarınızın durumunda.

Bir de kooparatif kurmuşlar ve Alm. yasalarına göre kooparatif üyelerine verilen katkı parasını da Fenerciler almış. Şimdi hem verdikleri paradan olmuşlar, hem de sahte kooparatif olduğu için verilen katkı parasını gurbetçi yurttaşlarımızın ödemesi gerekiyor.

Bu insanlara bizim devletimizin sahip çıkması gerekmez mi? Aynı zamanda ülkemizin adını kirli işlerine bulaştıranlardan hesap sorulmaz mı?

Savunulacak bir yanı var mı bunların?

Din inanç işidir. Kişinin kendisini ilgilendirir. Kimsenin inanana da inanmayana da karışma hakkı yoktur. Toplumsal yaşamda bunun öne çıkarılması sömürenlerin iştahını kabartıyor. Sonra da bu olaylar yaşanıyor.

Son bir örnek de Ali Kalkancı olayı. Bir dönem bu adamın kirli çoraplarını arabalarına asıyorlardı şeyh olduğuna inananlar. Tarikatında kendilerinden geçiyorlardı garibanlar. Şimdi detarjan üretiyorum dediği fabrikada uyuşturucu imal ettiği için fabrikası basıldı. Nasıl olduysa kendisi kaçtı. Yarın bir başka olayda yine çıkar televizyonlara.

Düzelme umudu da yok gibi. Eğitemedik insanlarımızı yeterince. Kananlar oldukça kandıranlar da olacak ne yazık ki...

aysema dedi ki...

Sevgili Yeniay,

Küçük hırsızlar hemen yakalanır, en ağır cezaları alırmış. Büyük hırsızlar...

Sevgiler.

yunus dedi ki...

darbeleri, 28 şubatları ergonokon+pkk+siyasilerin ilişkilerini deniz feneriyle bir tutanları akılsız olmakla suçluyorum
kişileri batırmakla ülkeyi batırmak elbetteki bir değil

aysema dedi ki...

Hoşgeldin Yunus,

Suçun büyüğü küçüğü olmaz. Suçun şucusu bucusu olmaz. Kim suçlu ise yargilanıp cezasını çekmelidir.

Deniz Feneri, göründüğü kadarıyla, kişileri batırarak topladığı paralarla topluma karşı bir tehdinin yolunu açmış olabilir mi?

Yargılansınlar diyoruz. Bunu engellemeye, geciktirmeye çalışınca kuşkular artıyor. Suçlular belli olmalı ki arada suçsuzlar varsa çabucak özgürlüklerine kavuşsun... Suçsuz yere eziyet etmeyelim insanlara...

Bizim dediğimiz bu...

aysema dedi ki...

Deniz Feneri Türkiye davasında gizlilik kararı alınmış. Bu konuda avukatlara bile bilgi verilmeyecekmiş.

Bazı davalar, bazı kişiler gibi dokunulmazlık zırhına alınıyor.
Bazı davalarla ilgili ise çarşaf çarşaf bilgi sızdırılıyor. Dokunmak ne kelime. Birileri birilerini lime lime etmek için doğru-yanlış ağzına geleni söylüyor.

Bu işte bir yanlışlık yok mu? Bizim dava başka, sizin dava başka mı bu ülkede? Anlayan beri gelsin...