11 Şubat 2009 Çarşamba

ZONGULDAK'TA MADEN KAZASINDA ÖLDÜLER


DİLEK: ZONGULDAK ZONGULDAK VURUR YÜREĞİM
Yukarıda link verdiğim yazıyı 3 Kasım 2008 tarihinde yazmışım. "Zonguldak Zonguldak Vurur Yüreğim" yazının başlığı... Şimdi neden mi hatırladım bu yazımı?

O sıra maden ocaklarında çalıştırılacak işçilerin sınavı yapılıyordu. Kazananlar mutlu, diğerleri mutsuz olacak diye yazdıktan sonra eklemişim:

"Dilerim olmaz, ama bu durum ocaktaki bir iş kazasıyla tersine dönmez!!!!

Ve ne yazık ki dileğim gerçekleşmedi. Madendeki kazada sınavı kazanıp ocak ayında işe başlayan iki madenci iş kazasında yaşama veda ett! Güle oynaya girdikleri maden ocağından,
"Al bayraklı cenazeler" olarak geri döndüler...

Aşağıdaki o yazımdan bir bölüm sadece...

Yalnız olayın bir başka boyutuna dikkat çekmek istiyorum. Üç bin kişinin, madende kazmacı olarak alınacağı bu sınava, kaç kişi başvurmuş dersiniz? Otuz yedi bin yüz doksan altı kişi. Otuz yaşın altında bu kadar kişi. Otuz yaşını geçenler başvuramıyor.Ayrıca Zonguldak nüfusuna kayıtlı olmak ya da Zonguldak'ta oturma koşulu var başvurabilmek için. Bir de sınırlama olmasaydı kimbilir kaç kişi olacaktılar? İnanılır gibi değil! Ve içlerinde üniversite mezunları da var.

Adayların avuçlarına bakılacak, kocaman direkler taşıttırılacak, kazma-kürek-balta kullanmalarına bakılacak, boy-kilo orantısı alınacak. Kısaca fiziksel güçleri sınanacak. Buradan başarıyla geçenler arasından çekilecek kurra ile üç bin kişi maden ocağında kazmacı olmaya hak kazanacak. Bunlar mutlu, sınavı kazanamayan otuz dört bin yüz doksan altı kişi mutsuz olacak. Dilerim olmaz, ama bu durum, ocaktaki bir iş kazasıyla tersine de dönebilir ne yazık ki...


Katarlarım al bayraklı cenazelerim
Kimi ağlar ekmek ekmek ne bilem
Kimi ağlar okul okul ne bilsin
Ne bilsin grizuyu, grevi, sendikayı Kemal'im
Ne bilsin yoksul yetim

14 yorum:

Parpali dedi ki...

Birileri maden ocaklarında can verirken, birileri kömürleri oy için halka dağıtıyor. En gereksiz yerlerde bile.
Kimisi ekmek parası için canı pahasına yola düşüyor, kimisi onyedisinde hiç uğraş vermeden şirket sahibi oluyor. Maden ocakları gibi karanlık oldu ülkemiz...

aysema dedi ki...

Ahh hiç sorma Parpali! İçim yandı haberi duyunca. Sen büyük uğraşlarla işe gir, bir ay çalış ve öl! Olacak iş mi demiyorum. Oluyor ve sıradan haberler arasında geçip gidiyor. Yenisi yaşanana kadar...

Kimisinin çocukları için de tüm kapılar ardına kadar açılıyor da bir türlü doymuyorlar, doymayacaklar... Sömürülen sömürenden hesap sormadıkça bu böyle sürüp gidecek. Yazık!

zihni dedi ki...

Parpali güzel özetlemiş.
Bu konu benim de damarıma dokunan konuların başında gelmekte!

Sayın Hocam, e-posta adresinizi rica ediyorum "borcuma" karşılık davetiyeli kısmını ilginize sunabilmek için.

uzaydu@gmail.com

aysema dedi ki...

Sevgili Zihni,

"Davetiyeli" sözcüğünü doğru mu anladım acaba? Dilerim öyledir.
Öyleyse şimdiden çok kutluyorum. Hemen yazacağım, sevgiler...

PaNDoRa dedi ki...

Aysema Hocam ödülünüz var!!!

aysema dedi ki...

Sevgili Pandora,
Ödüllendirdiğin için teşekkürler, gereği yapılacak. Sevgiler...

singamaraja dedi ki...

Singamaraja readings your blogspot

PrimaRima dedi ki...

Güle oynaya girdikleri maden ocağından,
"Al bayraklı cenazeler" olarak geri döndüler...işte bu çok kötü etkiliyor insanı.Ürperiyorum.Ölümün her hali acı ama bu halide bir başka acı başka üzüntü.

aysema dedi ki...

Singamaraja thankyou...

aysema dedi ki...

Sevgili Prima Rima,

Bir ay önce işe girmişlerdi. Üniversite mezunları bile işsizlikten madaende kazmacı olmak için çırpındılar. Sınavı kazanamayanlar üzüldü. Kazananlardan ikisi de bir ay geçmeden iş kazasında ölüverdi. Umalım son olsun...

Sevgiler.

beenmaya dedi ki...

ne ilk ne de son olacaklar ne yazıkki...bu kadar ucuz bir şekilde gidecek bu canlar ...

aysema dedi ki...

Sevgili Beenmaya,

Ne yazık ki bu kadar ucuz insan yaşamı ülkemizde. Bir şehitlik anıtı var yürekler dayanmıyor bakmaya.

Ve ne yazık ki yine sadece madenlerle ilgili değil ölümler...

Her yerde pisipisine ölüyor insanlarımız.

İnsanca yaşayacağımız günlerde buluşmak dileğiyle sevgiler...

aysema dedi ki...

"YENİ İŞBAŞI YAPAN MADEN İŞÇİSİ OCAKTA KALP KRİZİ GEÇİRDİ

ocak.jpg

Türkiye Taşkömürü Kurumu(TTK) Üzülmez Müessesesi'nde çalışan ve 2009 yılının Ocak ayında işe başlayan yeni işçilerden maden işçisi Murat Yelman ( 30 ) çalıştığı ocakta kalp krizi geçirdi.
Sabah 07.30- 15.00 vardiyası 4 ncü ocakta Panoayak üretim işçisi olarak çalışan Murat Yelman, saat 13.30 sıralarında çalışırken arkadaşlarının gözleri önünde yere düştü. Arkadaşlarının müdahalesi ile ocaktan dışarıya çıkartılan Maden İşçisi Murat Yelman ambülânsla kaldırıldığı Atatürk Devlet hastanesinde tedavi altına alındı.
Murat Yelman'ın Çaycuma Taşçılı köyü nüfusuna kayıtlı evli ve 2 çocuk babası olduğu öğrenildi. "
.....

Yukarıdaki haber Öztürk Haber 67 sitesinden alınmıştır. Dostum Ahmet Öztürk'ün hoşgörüsüne güvenerek.

Daha bir ay olmamışken işe gireli, iki arkadaşının ölümünü bilen bir kişinin kalp krizi geçirmesine şaşmamak gerekiyor sanırım. Binlerce de öncelerden şehit varken...
Geçmiş olsun diyorum, acil şifalar diliyorum...

Saygılarımla duyurmak istedim.

aysema dedi ki...

Zonguldak'ın Kozlu beldesinde TTK'da meydana gelen grizu faciasında hayatını kaybeden 263 madenci'yı
ANIYORUZ...

Zonguldak'ın Kozlu beldesinde TTK'da meydana gelen grizu faciasında hayatını kaybeden 263 madenci için anma töreni düzenlenecek.
3 Mart 1992 tarihinde Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Kozlu Müessesesi'ne bağlı İhsaniye İncirharmanı Ocağı'nda meydana gelen grizu faciasında şehit olan 263 madenci törenle anılacak. 3 Mart 2009 tarihinde saat 07.30'da Kozlu Kuyubaşı'nda düzenlenecek anma törenine madencilerin, TTK ve GMİS Yöneticilerinin yanı sıra siyasetçilerin, bürokratların ve şehit madencilerin ailelerinin katılması bekleniyor.
1992 KOZLU GRİZU FACİASI
1992 Kozlu kömür madeni faciası 3 Mart 1992 tarihinde Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Kozlu Müessesesi'ne bağlı maden ocağında saat 19.45 - 20.00 arasındaki zincirleme grizu patlamaları nedeniyle meydana gelen bir madencilik kazasıdır. Taşkömürü madenciliği tarihinin en büyük felaketlerinden biri, ayrıca Zonguldak'ta kömür madenciliğinin 160 yıllık tarihinin en büyük felaketidir. Olay sonucunda 263 madenci yaşamını yitirmiştir. Patlama ile yeraltında çıkan yangınların denetim altına alınamaması ve ocağın bütün katlarındaki göçükler ve ulaşım yolları tahribatı nedeniyle ocak yüzey açıklıklarından kapatılmış, bu nedenle kazadan kurtulanların ifadelerini temel alan soruşturmada kazanın oluşma nedenleri tam olarak açıklığa kavuşturulamamıştır. Ocak 26 Mart 1992 günü tekrar açılmış ise de, yangının kızışması üzerine bir kere daha kapatılmıştır. Olay özellikle Zonguldak ve Türk madencilik sektörü çalışanları açısından belleklerde canlılığını sürdürmekte, 7 Mart 1983'de 103 işçinin yaşamını yitirdiği Armutçuk kömür madeni faciası gibi, her yıldönümünde törenlerle anılmaktadır.

Ahmet Öztürk'ün sitesinden alınmıştır.