8 Mart 2009 Pazar

AH BİZ KADINLAR






Yoruldum, hem de çok...

Bugün benim günümdü... Yoo, hayır bugün değil dün demem gerekiyor, çünkü saat 01. 30 şu an. Ve ben yeni oturdum!

Bugün 8 Mart, Dünya Kadınlar Günü. Dün, benim günümdü... Üç günlük koşuşturmanın ardından nihayet oturabildim. Biraz sonra da uyuyacağım. Yorgunum dedim ya! Yorgun, ama mutlu...

Düşünüyorum da kadınların kadınlara yaptığı eziyeti, başka hiç kimse yapmıyor! Valla ben kendi adıma söyleyeyim bugüne kadar erkeklerden beni üzen olmadı. Ne çektimse kadınlardan çektim. Hem de gönüllü olarak!

İstanbul dönüşü eşimle birlikte bütün evi temizledik. Sağ olsun eşim. Halıları , koltukları o yıkadı makinayla. Perdeleri ben yıkadım makinayla. Tülleri ütülemedim, güneşlikleri ütüledim; çıkarma ve asma işini eşim yaptı. Ve diğer işleri de birlikte yaptık. Anlayacağınız evimiz tertemizdi.

Yok, olur mu? Misafir gelecek ya, ben evin içinde koşturmaya başladım yeniden, eşimi de peşimden sürükleyerek. Gerçi ona fazla iş düşmedi. Alışverişin büyük bir kısmını birlikte yaptık. Unutulan, eksik kalanları da eşim tamamladı. Bir de evi süpürdü, elektrik süpürgesiyle. Haa fırını yakma işi de ona kaldı. Çünkü benim ellerim hep yağlıydı o sıralar. Bir de elim yağlı olduğu için, aaa şunu verir misin, gibi küçük ricalarım da oldu arasıra...

Ev dip köşe temizlendi. Sanki gelen misafirler müfettiş de teftişe geliyorlar. Kirli dosyalıların Kemal Kılıçdaroğlu'ndan korktukları gibi, biz kadınlar da konuk kadınlardan, nedense, öyle korkuyoruz. Bakıyorlar mı her köşeye? Hayır. Gerçi bir iki derin gözlem sahibi olanlarımız varsa da çoğumuz bakmıyoruz. Bakmıyoruz da yine de içimiz rahat etmiyor. Her yer, ama her yer tertemiz olacak! Ben de bu kurala uydum.

Evin temiz olması yetmiyor ki, bir de konukların en iyi şekilde ağırlanması var. Bütün marifetler ortaya dökülmeli değil mi efendim. Hele bir de bu sıralar televizyonlarda yemek yarışması varmış ki, işimizi iyice güçleştirdi.

Geçenlerde arkadaşa gitmiştik topluca. Ben uzun zamandır gidememiştim. Özlemişim de, her şeye bayıldım!.. Ben övdükçe diğer arkadaşlar bin türlü eleştiri getiriyorlardı, o güzelim mamalara. Ya n'oluyorsunuz, dedim; hep birlikte güldüler bana! Meğer yemek programının formatı böyleymiş, beğensen de eleştireceksin! Dur bi bakayım, dedim ve baktım o programa. Keşke bakmasaymışım! İyice eteklerim tutuştu, yandım ki ne yandım !..

Bana "Sen kısır yap. Senin kısırın gibisi yok, özledik!" dediler de biraz rahatladım. Ve kısır yaptım. İşte kısırımız! Yemek gibi olmasa da bakmak da iyidir, resmini çektim sizler için...


Tabi iş kısırla bitmiyor ki... Börekler de yapmak gerekiyor. İki çeşit börek yaptım.

Biri kıymalı:
Soğanı ve kıymayı kavurdum. Ayrı bir tencerede küp şeklinde doğradığım havuç ve patatesleri haşladım, suyunu süzdükten sonra kavrulmuş kıymanın içine koydum. Biraz bezelye ekledim. Baharatlarını, tuzunu da katınca iç hazırdı. O soğurken ben yufkalara süreceğim harcı hazıladım. 2 yumurta, yoğurt,süt, yağ karışımı. Sonra da bir yufkayı masaya serdim, üstüne hazırladığım harçtan sürdüm. Kenarlarını katlayarak kare şekline getirip dörde böldüm. Yine harç sürdükten sonra içlerine hazırladığım içten koyup köşelerini birleştirip yağladığım tepsiye ters çevirerek koydum. Sizin de tahmin ettiğiniz gibi bir yufkadan dört börek yapmış oldum. Tepsi dolunca üzerlerine aynı harçtan sürdüm. Ve çörek otu serptim. Eşimin yaktığı fırında pişirdim. Onlar da böyle oldular. Buyrun bakın...




İkinci böreğim peynirli:
İçine beyaz peynir ve kaşar peyniri koydum. Bir de maydanoz doğal olarak. Diğer börek için hazırladığım harcı buna da kullandım. Bu kez yufkaları kırıştırıp bütün olarak tepsiye koydum. Aralarına bol harç sürdüm. Orta kata da peynirli içi yaydım. Yine üstüne aynı harçtan koydum ve susam serptim bolca. Çok da lezzetli oldu. Bakın:



Ve tatlılar... Ne yazık ki onların resmini yayınlayamayacağım. Çikolatalı kek ve dondurmalı pasta yapmıştım tatlı olarak. Önceden resmini çekseydim iyi olacaktı, ama hiç zamanın yoktu. Üstte yayınladıklarım artanlar. Artan tatlıların şekli şemali bozuldu, insan içine çıkacak hali kalmadı. Dikkatli olanlar ilk resimde kalan parçalarını fark etmişlerdir umarım.

Neyse efendim, kabül günüm bitti, ama bunun bir de akşamı var değil mi? Diğerleri gitti, birine sen otur daha dedim. Akşam eşim eşini de alarak geldi. Dünden planlamıştık bunu. Onun için de hazılığım vardı.

Zeytinyağlı kereviz yapmıştım.Bir de tavuklu yemek... Tavuk bifteklerini ve patates dilimlerini kızartıp tencereye dizmiştim. Üzerine de
ayırdığım bezelyeleri, domates dilimlerini vs koyup hafif pişirmiştim. Bol salata, yoğurt, yukarda gördüklerinizden derken akşam misafirlerimizi de ağırlamış olduk.

Biraz önce yolcu ettik dostlarımızı. Masayı topla, çöpleri dök, bulaşık makinasını doldur boşalt, ortalığı düzenle, blog için resim çek derken baktım bugün olmuş. Yani Dünya Kadınlar Günü... Eee ne kaldı geriye? Bugünü kutlamak.

Herkesin Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun...

"Herkesin" sözcüğünü kasıtlı olarak kullandım.Çünkü kadınları mutlu ederseniz sizler de mutlu olursunuz. Benden hatırlatması...

14 yorum:

Ozgur dedi ki...

okurken aciktik bizzz...

Adsız dedi ki...

Sn.Öğretmenim
Beyefendinin yaptığı işleri devamlı anlatmayın. Bize kötü örnek oluyor da? Yemeklerde çok güzel gözüküyor. Afiyet olsun. Saygılar.EMİR:)

Adsız dedi ki...

Size ve tüm kadınlara SAYGILARIMI sunarım.Her gün Mutlu olun.
EMİR:)

*ĞĂŶŶŐŔ* dedi ki...

karnım acıktı..:)
DÜNYA KADINLAR GÜNÜNÜZÜ KUTLUYORUM ÖĞRETMENİM..

zihni dedi ki...

AAhhh siz Kadınlar ve bir yığın yemek örneği,
erkeğinin kalbine giden yolun haritası:)

Bir de demokrasiye giden yolun haritasını bulabilse çoğunluk!!!

zihni dedi ki...

Saygı ve selamlarımı eklemeyi unuttum, ekliyorum:)

GünCeraN dedi ki...

Dünya Kadınlar Gününüz... Pardon, "günümüz" kutlu olsun. :)

"Emeğinize" sağlık ;)

aysema dedi ki...

Sevgili Özgür,

Yazarken bu olasılık da geldi aklıma ama yine de paylaşmak istedim.

Sevgiler...

aysema dedi ki...

Sevgili Emir,

Beyefendinin yaptığı işler yazı da çokmuş gibi görünse de kadınların yaptıklarının yanında yine de az kalıyor. Kadınlarınki sayılamayacak kadar çok çünkü...

Evlilik yaşamı paylaşmak değil mi? Bence siz de yardımcı olun eşinize. Kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz inanın...

Sevgiler...

aysema dedi ki...

Kendi adıma da tüm kadınlar adına da çok teşekkür ederim.

Saygılar bizden...

aysema dedi ki...

Sevgili Gayyor,

Çok teşekkür ederim...
Sevgiler.

aysema dedi ki...

Sevgili Zihni,

Demokrasiye giden yolun haritası belli de işlerine gelmiyor, kurallarına uymak. Kuralsızlığı kural haline getirdikleri için bir türlü doğru yolu göremiyoruz.

Siyaset hizmet olarak algılanmıyor artık. Çıkar sağlamanın kolay yoluna dönüşmüş. Kısa sürede köşeler dönülüyor nasıl bir şeyse..

İyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim.

aysema dedi ki...

Sevgili Günceran,

Evet, senin de dediğin gibi hepimizin her günü mutlu olsun...

Sevgiler.

LOAN COMPANY dedi ki...

Kisisel is baslatmak için bir kredi gerekiyor ?.
faturanizi ödemek için bir kredi gerekiyor mu?

Simdi kredi.teklif@gmail.com bize hemen kredi transferi ile devam etkinlestirmek için: Eger ilgileniyorsaniz lütfen bu e-postayi basvurun. Ayrica bu e-postaya burada bize ulasabilirsiniz: (finance_institute2015@outlook.com) Eger ilgileniyorsaniz dolgu ve bu bilgileri dönerseniz biz,% 2 faizle kredi veriyor.