8 Mart 2009 Pazar

ERKEK OL



Evet 8 Mart bugün... Bitmeden yazmalıyım...

Pek çok yerde kadınlar konuştu, en çok da erkekler... Kutlamalar yapıldı, kadınların ne denli önemli olduğu vurgulandı hep.Çiçekler alındı, yemeklere çıkıldı, bir günlük de olsa, sen otur ben yaparımlar, yaşandı. Ama yarın değişen bir şey olacak mı derseniz? Ben olmayacak derim. Herkes bildiği yolda yürüyecek.

Bu konuda, erkek bakışını taa temelden değiştiremediğimiz sürece durum aynı ya da daha geri olacak.

Ve üzülerek eklemeliyim ki erkek bakışının sadece gerici dediğimiz kesimde değil; ilerici, çağdaş dediklerimizin çoğunda da egemen olduğunu görüyoruz.


Bir arkadaşla konuşuyoruz. Kadınlar Günü'yle ilgili değil konumuz.

Her zaman gittiği .......... Derneği'nde yaşadığı bir olayı anlattı arkadaşımız. Yazımı da bu olay üzerine yazmaya karar verdim.

Konu basit :

Oraya ara sıra gelen bir kişi yemek yerken, yönetici durumundaki kişiyi çağırıp menüye baklagilleri de almasını söylüyor. Yönetici olan arkadaş da hafta sonları menüsünde olduğunu , o günlerde gelirse yiyebileceğini belirtiyor. Karşıdaki kişi ısrarla hafta içi de olsun, hafta sonu evdeyiz diyor.

Yönetici arkadaş biraz da sinirlenerek:

"Erkek ol, kuru fasulyeyi karına pişirt; ya da kendin pişir!"

diyor!

Olayı anlatan arkadaşım yöneticiye hayran olduğunu söylüyor, ne güzel yanıt verdi! diye de anlatıyor.

Bu sözde ne var da diyebilirsiniz, ama ben diyemiyorum. Bence düğüm burada atılıyor, diğer olaylarla beslenerek kör düğüm oluyor... "Karnından sıpayı, sırtından sopayı..." ya kadar gelip dayanıyor sorunlar.

Söyler misiniz, Erkek Olmak'ın kuru fasulye pişirtmekle ne ilgisi var?

Erkek olmanın da kadın olmanın da ilk adımı İNSAN OLMAK'tan geçiyor.

Önce insan olmayı öğrenmeliyiz değil mi?

9 yorum:

Parpali dedi ki...

İşin en acı yanı da, çağdaş diye niteleyebileceğimiz birçok kadının da "erkektir yapar" diye düşünmesi. Değil Müslüman-Hıristiyan, alevi-sünni ayırımı, kadın-erkek diye bile bir ayırımın olmadığı, insana insanlığı için değer verildiği bir dünya diliyorum.

cinar dedi ki...

Arkadaşının normal karşılaması da durumun vehametini gözler önüne sermeye yetiyor aslında.. Dediğin gibi önce insan olmayı, sonra da insana saygı göstermeyi öğrenmeliyiz.

beenmaya dedi ki...

işte bende onu söyleyecektim...insan olarak ayrıma maruz kaldığımız ve ayrım yaptığımız sürece kaın-erkek eşitliği çok uzaklarda olan bir kavram ne yazık ki...

zihni dedi ki...

İlk okul eğitimli, Tansu Çiller hayranı, kol işçiliği yapmakta olan bir kişiye şaka kıvamında takılıyorum:

-Sen Tansu Çiller ile evli olsaydın, ev reisi kim olurdu?
*Ben olurdum tabi ki dedi.
-Ama O senden daha bilgili, daha iyi yönetir evi?
*Olur mu öyle şey, bizim geleneklerimizde kadın erkeğe tabi olur
dedi.
İşin garip yanı, ülkemizde toplumun tümün yönetecek hükümetleri bu zihniyetlerin sayısı belirliyor!
Tuz kokmuş....

aysema dedi ki...

Sevgili Parpali,

Sorunları biz kadınlar çözmeliyiz bence. İşe kadınlarımızın eğitiminden,hatta büyükannelerin eğitiminden başlamalıyız. Çünkü erkeklerin yetiştirilmesinde en büyük katkı kadınların elinde.

Çoğumuz eşimizin yaptıklarına kızıyoruz, ama erkek çocuklarımızı da babası gibi yetiştiriyoruz. Hatta bebekken 'çapkın oğlum' diye diye yetiştiriyoruz.

Damadımızın kızımıza yaptıklarına kızıyoruz; oğlumuzun gelinimize yaptıklarına kızmıyoruz.

Önce kendimizi sorgulamalıyız değil mi?

aysema dedi ki...

Sevgili Çınar,

Olay üç erkek arasında yaşanıyor. Arkadaşım da erkek. Ama kadınlardan da hak veren olabilir.

İnsanın sevdiklerine yemek yapması zevkli bir uğraş. Bunun kadın ya da erkek olmakla ne ilgisi var?

Önce insan olmayı öğrenmeliyiz dediğiniz gibi...

aysema dedi ki...

Sevgili Beenmaya,

İşin özü insan olabilmekte bence de. Bunu başarabildiğimiz zaman kadın-erkek eşitliğini de sağlayabiliriz. Ancak çok uzun zaman gerektiriyor ve zorlu bir mücadele...

Sevgiyle...

aysema dedi ki...

Sevgili Zihni,

En kötüsü tuzun kokması...

Oysa kim hangi konuda yetenekliyse o konuda sorumluluk almalı. Bunun cinsiyetle ilgisi olmamalı.

Ama Tansu Çiller hayranı arkadaşınız da gücü böyle algılıyor, çoğunluk gibi. Ve bizlerin geleceğini de onlar belirliyor. Eğitilmiş insanlarımızın sayısı onlara göre az, seçim de parmak hesabı...

Sevgiler.

LOAN COMPANY dedi ki...

Kisisel is baslatmak için bir kredi gerekiyor ?.
faturanizi ödemek için bir kredi gerekiyor mu?

Simdi kredi.teklif@gmail.com bize hemen kredi transferi ile devam etkinlestirmek için: Eger ilgileniyorsaniz lütfen bu e-postayi basvurun. Ayrica bu e-postaya burada bize ulasabilirsiniz: (finance_institute2015@outlook.com) Eger ilgileniyorsaniz dolgu ve bu bilgileri dönerseniz biz,% 2 faizle kredi veriyor.