11 Mart 2009 Çarşamba

YAŞASIN KEY KEY




Genç arkadaşlarım duydu mu bilmiyorum. Duysalar da ilgilenirler mi bunu da bilmiyorum. İlgilenseler ne işlerine yarayacak onu hiç bilmiyorum...

Gençlerin çoğu işsiz!.. İşleri olanlar da memur değil; özel takılıyorlar. Öğrenciler için değişen bir şeyler belki olur...

Yine de bencillik etmeyin lütfen. Bizim sevincimize siz de katılın!

Memura ve emekliye sıra gelmiş. Bir seferlik de olsa 300 TL yardım parası vereceklermiş! Duydum, çıldırdım! Ne zaman ne zaman diyip evin içinde turlamaya başladım. Başbakan bizi de 'yiğit' olarak görmeye başlamış. Halimizi anlamış!

"Yiğit muhtaç olmuş." dedi, gözlerim doldu. Hele bir de "Yoksulun sırtından doyan doyana!" deseydi kendimi artık hiç tutamazdım. Hüngür hüngür ağlamaya başlardım. Acıdı da "Yoksulun sırtından doyan doyana " bölümünü atladı çok şükür...

Padişahım Çok Yaşa, diyeceğim, diyemiyorum. Bu kadar iyilikten sonra "Bilmem söylesim mi söylemesem mi?"

Ayıp olacak ama ben yine de söyleyeceğim. Unutmuşlarsa belki anımsarlar.

Arkadaşlar, benim devletten alacağım var. Devlet bana borçlu! Borcunu ödemediği gibi, ne zaman ödeceğini de söylemiyor. Siz bilmezsiniz bunu, ama belki büyükleriniz de aynı durumdadır. Sorun onlara, bin ahh işitin.

Şu konut edindirme yardımından, yani KEY'lerden söz ediyorum. Bu bizim hakkımız. Hak edenlerin bir kısmının parasını verdiler, bir kısmınınkini vermediler...

Acaba diyorum bir kusur mu ettik ki hakkımız olan parayı vermediler? O parayı verselerdi şimdi yardıma bu kadar muhtaç olmazdık. Ağrıma gidiyor anlayacağınız.

Sonra da sırada kimler var diye düşünüyorum. Sanırım iş adamlarında sıra... Yandaşları demiyorum. Onlar sırasını baştan savdı. Aldılar alacakları kadarını...
Yandaş olmayanlar iş yerlerini kapatmaya başladı, çalışanları işten çıkardı ya, onlara da bikaç kuruş vermek lazım değil mi? Onların da çocukları var...

Ne güzel milletçe sadakaya muhtaç gül gibi geçinip duruyoruz!..


Bu arada anahaberleri izliyorum. Müzik dikkatimi çekiyor birden, Tolga Sağ söylüyor:

"Bunu duyan yürek nasıl dayana, nasıl dayana, dayana...

13 yorum:

pRncfRn dedi ki...

Seçim propagandasını abarttılar desek mi? :)

aysema dedi ki...

Lale devri yaşatıyorlar akıllarınca...

Hakkımız olan 1,5 milyarı(aslında daha fazla olması gerekiyordu) vermiyorlar, 300 binle çocuk kandırıyorlar.

Seçimden sonra Patrona Halil olarak geçerler karşımıza!

Teşekkürler pRncfRn...

denizanasi dedi ki...

ben de alamayanlardanım :( bizlerden daha neler götürecekler merak ediyorum...

aysema dedi ki...

Sevgili Denizanası,

Şimdi yeni öğrendim. SSK'lı olanlarınkini(işçi) seçim öncesi ödeyeceklermiş.

Memurların ve emeklilerinkinden bir haber yok. Memurlardan onlara oy gelmeyeceğini biliyorlar sanırım. Bu nedenle de bizim hakkımız olanı ulufe olarak dağıtıyorlar.

Seçimden sonra yeni vergiler gelecekmiş. Maaşlarımızı alıp alamayacağımız bile kuşkulu.

Sevgiler...

sufi dedi ki...

Ben de Özalın süper emekli mağdurlarındanım. bir yıl fazla maaş alıp tüm yeni emeklilerle aynı düzeye getirilmiş mağdurlar.O zaman devlete verdiğimiz paranın bu günkü karşılığı 100 milyar .Ben de devletten davacıyım.İstiyorum paramı.
Güzel günler göreceğiz aydınlık günler..Umutlarımızı kaybetmememiz gerek mahşere kadar.Sevgilerimle dilek.

aysema dedi ki...

Sevgili Sufi,

Zaten devlete güvensizlik sorunu Özal'la başlamadı mı?

Benim memurum işini bilir, diyerek hırsızlara,sahtekarlara, rüşvetçilere geçit vermedi mi? Birilerine köşe döndürmedi mi?

Olan, dürüstlere oldu. Bir de devlet tarfından kandırıldılar.

Davacı olalım olmasına da sonucunu görebilir miyiz, bak bu şüpheli...

Parpali dedi ki...

Yılmaz Özdil'in çok güzel bir tespiti vardı. "Lale devri bitti. Şimdi sü'lale devri başladı" demişti.

Devlet büyüğüne hakaretten 13 yaşında bir çocuğa el ense çekmiş devlet büyüğümüz. "Küfrettireceksiniz bana" diyen bir devlet büyüğüne ne haddimize hakaret. Haşaa...

aysema dedi ki...

Yılmaz Özdil'in yazılarını ben de beğenerek okuyorum.

O çocuğun boynundaki tırnak izlerini de gördün mü Parpali? Rapor almışlar.

Geçende İngiltere'den bir haber vardı.
Bir bayan, arabasından inen bakanın yanına rahat rahat gidiyor, yeşil renkli sıvıyı bakanın yüzüne serpiyor.

Ben kadının üstüne onlarca koruma saldıracak diye beklerken kadının rahat adımlarla oradan uzaklaştığını gördüm. Bakan şikayetçi bile olmadı...

Parpali dedi ki...

Gördüm öğretmenim. Gördüm de, artık görmek de, konuşup yazmak da yetmez oldu. Bilmiyorum ne olacak bu gidiş?

O haberi ben de radyodan dinlemiştim. Galiba sonrada şey demiş, "Bari sebebini söyleseydi. Neden bu hale geldiğimi bilirdim."
Biz böyle bir durumu rüyamızda bile göremeyiz.

aysema dedi ki...

Eskiden konuşmuyorlardı, insan içine çıkmıyorlardı. Şimdi seçim için hangisi ağzını açsa çağdışı düşünce ve davranışlarını görüyoruz. Televizyonlara da bu yüzden çıkamıyorlar. Gerçek yüzlerini halk görecek diye.

Bir ikisi çıktı Kılıçdaroğlu'yla, istifa etmek zorunda kaldı. Tek yanlı konuşup atıp tutuyorlar, yalan yanlış konuşuyorlar...

Düzelir belki Parpali...

Galeni dedi ki...

Öğretmenim,
Çaykur'dan dolayı bana da vuruyor o 300 ytl piyangosu. Bilmem ki nerelerde yesem, ne hayır işlerinde kullansam o parayı. Oyumu da verdim gitti :P,
Karadeniz'in gözünü seveyim. Kendilerine yapılanı asla unutmazlar. 2 sene önce başbakanın Trabzonspor'a karşı fenerbahçeyi futbol federasyonuna müdahele ederek kollamasını da unutmayan Trabzonlular konuştuğu salonu yarı yarıya boş bırakıverdiler. Yüzündeki ifadeyi görmeniz lazımdı. Yerel tv de izledim ben. Bir ara "van minut, benim için Trabzon bitmiştir, daha da gelmem Trabzon!a" diyecek sandım :))

aysema dedi ki...

Desene ki Galeni sen de bizdensin!
Yoo üç yüz ( ya bu neydi, hep karıştırıyorom, ytl mi, tl mi, bin mi, sadece 300 mü?) adı neyse o parayı azımsamıyorum. O parayla bir ay geçinenler var. 50 Neyse ise alabilmek için insanlar kuyruklarda ömür tüketiyor...

Sadaka kültürüne benim tepkim... Hakkımız olanı ver, emeğimizin karşılığını ver.sen onu iç et, bir seferlik sana 300 veriyorum de! Bir seferlik, tam da seçime 15 gün kala... Hoş ne zaman vereceklerini söylemediler, belki de " Bana oy verirseniz, seçimden sonra vereceğim!" diyebilirler.Bazı köylerde ayakkabının tekini seçimden önce, diğerini seçimden sonra verenleri de ; tencerenin kapağını önce, tencereyi sonra verdiklerini duymuştuk bir zamanlar...
Trabzon'da salonu doldurmayanlara aldanma. Biz bizim gibileri görüyoruz. Biraz geri kalmış yörelere gidince sadakalara muhtaç bırakılmış insanlar, dinleriyle aldatılmış insanlar bunlara koşacaktır belki de yine... Giresun'da, Ordu'da fındık üreticileri feryat ediyordu, baktık nasıl olduysa oralardan bunlar çıktı.
Ama dilerim senin dediğin gibi olur. Salonu taşıma insanla neden doldurmadıklarını da anlayamadım. Sen iyi bilirsin resimlerini fotoşhop yapıp kalabalık gösterme yoluna giderler nasılsa...
Sevgiler...

LOAN COMPANY dedi ki...

Kisisel is baslatmak için bir kredi gerekiyor ?.
faturanizi ödemek için bir kredi gerekiyor mu?

Simdi kredi.teklif@gmail.com bize hemen kredi transferi ile devam etkinlestirmek için: Eger ilgileniyorsaniz lütfen bu e-postayi basvurun. Ayrica bu e-postaya burada bize ulasabilirsiniz: (finance_institute2015@outlook.com) Eger ilgileniyorsaniz dolgu ve bu bilgileri dönerseniz biz,% 2 faizle kredi veriyor.