1 Mayıs 2009 Cuma

İŞÇİNİN EMEKÇİNİN BAYRAMI

http://site.mynet.com/onder67/mynet_resimlerim/miting.jpg



Bugün 1 Mayıs... Taksim'e gidemedim, ama Zonguldak'ta tüm emekçilerle birlikte Bayramı kutladım. Mutluyum, huzurluyum...

Sabah TV'lerden İstanbul'daki Taksim coşkusunu izledim. İstenen ölçüde olmasa da emekçilerin bu kadar yıl sonra Taksim'de 1 Mayıs'ı kutlayabilmesi büyük bir başarıydı. En azından ölü toprağı atılmıştı emekçilerin üstünden. Bunun arkası gelir artık. Ülkemiz büyük bir ayıptan kurtulmuş oldu diye düşünüyorum. Taksim'e herkes giriyor, emekçiler giremiyor, olacak şey mi bu?

Bu arada Türk İş, Hak İş yöneticilerinin kimlerin yanında durduğunu, nasıl sendikacı olduklarını da üzülerek gördük.

Zonguldak'taki kutlamalar 15.00'te başlayacaktı. Ben 14.30'da İstasyon Meydanına gittim. Oldukça kalabalıktı. Pek çok tanıdıkla karşılaştım. Biraz öğretmen arkadaşların yanında durdum, sonra da Atatürkçü Düşünce Derneğinin olduğu guruba katıldım. Epeyce bekledikten sonra Madenci Anıtı'nın önüne kadar yürüdük. Tören burada büyük bir bayram havasında kutlandı.

Beni sevindiren katılımcıların arasında gençlerin olmasıydı. Anlaşılan onlar da tehlikenin farkına varmıştı. Geleceklerine sahip çıkıyorlardı. İşsizlik bekliyordu onları. Çalışanların işini kaybetme tehlikesi vardı. İşini kaybetmeyenler üç kuruş maaşla çalışmaya mahkum ediliyordu.

Aileler küçük çocuklarını da alıp gelmiş. Tam bir coşku havası vardı. Küçük çocukların ellerinde bayrak " En büyük Atatürk" diye bağırmaları çok hoştu.

Polisler saygılı bir şekilde aramalarını yaptı, kenarda bekledi. Hiçbir olay da olmadı. Aslında onlar da emekçi ve oldukça yoruluyorlar. Birileri gereksiz bir şekilde ortamı geriyor ve polisler de saatlerce gergin, sinirli bir şekilde verilen görevi gece gündüz yapıyor. Acaba emeklerinin karşılığını alıyorlar mı? Almıyorlar, bu kesin. Kimse emeğinin karşılığını alamıyor ki onlar alsın! Çalıp çırpanları saymıyorum...

İstanbul Valisinin ve Emniyet Müdürünün panik havasını üzerlerinden atması gerekiyor bence. Gerginliği biraz da onların bu tutumu yaratıyor. O kadar polisi İstanbul'a yığmanın anlamı ne? Savaş mı çıktı, düşman İstanbul'u mu kuşattı! Nihayet ülkenin emekçileri, işçileri Bayramlarını kutlayacak.Sizin göreviniz onlara yardımcı olmak değil mi?

17 Mayıs'ta Ankara'da Atatürk ve Cumhuriyet Yürüyüşü olacakmış. Ben 17 Mayıs'ta Ankara'da olacağım. Sanırım ayaklarımın ağrısı o güne kadar geçer.
17 Mayıs'ta Ankara'da buluşalım mı?

4 yorum:

WindRider dedi ki...

ah sevgili aysema, bizim edi ile büdü olmasa bizim de gunumuz bayram havasinda gecerdi eminim...

guzel bir gun gecirmis olmaniza sevindim :)

aysema dedi ki...

Sevgili WindRider,

Tüm çabalarımız Edi ile Büdü'ler daha güzel, daha mutlu, daha sağlıklı yaşasınlar diye değil mi?

Onlarla bir arada olmak da çok güzel.Keyfini çıkarın. Sevgiler...

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

Öğretmenim; yeni nesillerin sizler gibi öğretmenlere ihtiyacı var.
Ülkemin polisiyle işçisiyle bütün emekçilerini düşünen bir öğretmen portresi.Zonguldak iyi geçmiş, katılım özellikle gençlerle daha da anlamlı.Umudumuz devam etsin bence.
Bütün yüreğimle sevgilerimi koyuyorum ortaya.
17 mayısta Ankara'da bekliyorum sizi :)

aysema dedi ki...

Sevgili Gülen Tezer,

Emekçiyi emekçiye kırdırıyorlar. Sendikaları böldürüyorlar. Hepsi sıkıntıda olan insanlarımızı şu bu diyerek bölüyorlar.Sonra da kendileri keyif sürüyor. Biz de oyuna geliyoruz ne yazık ki...

Teşekkürler...