5 Mayıs 2009 Salı

KADINLARIMIZ ve ANNELER GÜNÜ



Bugün yine acılara uyandık...

Mardin'in Mazıdağı Bilge köyünde eski muhtarın kızının nişan töreninde yaşanan katliam görüntüleri nedeniyle güne merhaba diyecektik, diyemedik...

Diyemedik, çünkü on altısı kadın, altısı çocuk tam kırk dört kişi eğlenmesi gereken bir ortamda vahşice katledildiler. Gerçi eğlenip eğlenmediklerini de bilemiyoruz. Gazetelere yansıyanlara göre muhtarın önerisiyle toplu namaz kılıyorlarmış nişan töreninde. İlk haberlere göre Ankaralı genç bir imam da varmış orada...

İçişleri Bakanı, aile ve akrabalar arası husumetten kaynaklandığını söyledi bu katliamın...

Sonuçta kadınlarımız, çocuklarımız, insanlarımız öldü, öldürüldü...

Burada aydınlatılması gereken, incelenmesi gereken çok önemli konular olduğunu düşünüyorum.

Bu insanlarımızın eğitim düzeyleri nedir? Nasıl bir eğitimden geçirilmişler ki bu vahşeti yapabildiler?

Ve kadınlarımız! Bizde bir söz vardır, bilirsiniz. "Düğüne giden oynar, ölüme giden ağlar." Burada nişana gidenler, oynayamadan öldüler... Neden?

Nişanları yapılan çocukların durumu nedir? Evlilik kararlarını kendileri mi verdi? Yoksa büyükleri mi bunu uygun buldu? Kadınların, kızların söz hakkı var mı? Kaç yaşındaydı bu çocuklar?

Onlar öldü! Ne önemi var bu soruların mı diyorsunuz?

Bence önemi var, hem de çok ... Görmüyor musunuz Ülkemizde tüm oyunlar kadınların üzerinden oynanıyor? Kadınlardan korkuluyor! Her yönden sömürmek için, kullanmak için çağdaş eğitimden yoksun bırakılıyor. Çağdaş Eğitim olanaklarından tüm çocuklarımızın yararlanması için yaşamını hiçe sayanları saf dışı bırakmak için türlü dümenler düzenleniyor.

Milli Eğitim Eski Bakanının yaptıklarını gözden geçirmekte yarar var. Çağdaş eğitimi kösteklemek için çırpınan bir Milli Eğitim Bakanı! O gitti, yerine bir kadın bakan geldi. Ama onun da yaptıkları yapacakları konusunda hiç de umut vermiyor. Çocuktan ve Aileden Sorumlu Bakan iken ÇocukEsirgeme Kurumu ve Yaşlı Sığınma Evlerinde yaşanan olumsuzlukları unutmadık. Yine unutmadığım, unutamadığım bir görüntü var onunla ilgili.

Ramazanda, yoksul bir aileye, kumanya götürmek amacıyla yapılan ziyaret görüntüleri yansımıştı ekranlara... Önde Emine Hanım, onun arkasında Türkiye Cumhuriyetinin Kadın Bakanı!

Şimdi Milli Eğitim Bakanı olarak izleyeceğiz kendisini. Bakalım eski bakanın yaptığı çağdışı uygulamaları düzeltecek mi, yoksa eski tas eski hamam mı olacak eğitim sistemimiz? Dileğim Çağdaş Eğitimden yana olması...


Aslında bu sabah Olay TV.'de "Yaşadıkça" adlı programı izlemekti niyetim. Televizyonlardaki Mardin katliamını görünce unutmuştum. Hatırlayınca hemen açtım...

Baktım pırıl pırıl anneler... Bursalı anneler... Ekranda çağdaşlığın, aydınlığın, bilincin, duyarlığın sembolü olarak konuşuyorlar.

Çocuklarını anlatıyorlar. Ancak çocuklarını büyütüp yetiştirirken topluma da hizmet ediyorlar. Ağaçlar dikiyorlar, kermesler düzenleyerek yoksul köy çocuklarına ellerini uzatıyorlar.

Yazılarını severek okuduğum Sevgili Zuzuların Annesi, Banu Durgunlu sayesinde haberim olmuştu programdan. Kendisi ikiz çocuk annesi... Herkes bir çocukla uğraşırken, o iki çocuğu keyifle büyütüyor ve sosyal sorumluluğunun gereğini de yerine getiriyor.

Onları izlerken gurur duydum, geleceğe umutla baktım. Hepsi çağdaş eğitimle yetişmiş bilinçli anneler. Hepsini sevgiyle kucaklıyorum. Ne yaptıklarını da nasıl yapacaklarını da bilen kadınlarımız bunlar...


Evet, kadınlarımız sizce nasıl yetiştirilmeli? Hangi Eğitim Sistemi, toplumu mutluluğa, huzura, başarıya ulaştıracak?

Kendisi hakkındaki kararları; babası, abisi, erkek kardeşi, kocası, kayınpederi kısaca ailesindeki eğitimli-eğitimsiz, büyük-küçük erkeklerin verdiği kadınların yaratılacağı ezik, suskun, boyun eğen insan yetiştiren çağdışı eğitim sistemi mi?

Bursalı anneler ve bloglarda okuduğumuz bilinçli anneler örneği, Türkan Saylan'ın canı pahasına savunduğu, Büyük Önderimiz Atatürk'ün işaret ettiği kimseye kulluk yapmayan, özgür yurttaş olma bilincinde, kendisiyle ve çevresiyle barışık, üreten, düşünen, tartışan, araştıran, sorgulayan insan mı yetiştireceğiz?


Toplumu kurtarmak istiyorsak işe kadınları kurtarmakla başlamalıyız...

Bu vesileyle tüm annelerimizin, anne adaylarımızın, geleceğin annelerinin "Anneler Günü" nü kutluyorum. Çocuklarımızı en iyi şekilde yetiştirmekle görevimiz bitmiyor sevgili anneler. Onların mutlu yaşayacakları bir ortamın hazırlanması için de elimizden geleni yapmalıyız. Bizim başarımız toplumumuzun kurtuluşu olacaktır.

Her güzel şey kadının eseridir, unutmayalım.
"Bak, yüreğine baaak, içini hisset, ölürüm yoluna yine boyun eğmem..." (Sezen Aksu'nun şarkısı mıydı bu?)

Çok çalışmalıyız, çooooookk!..

10 yorum:

Ateş Böceği dedi ki...

hem de o kadar çokki anlatılamaz büyüklükte her güzel şey kadının eseridir demişsin ya yapılan her kötülükte sanırım kadınlar için malesef..

beenmaya dedi ki...

bu sorulara bir cevap verilmeli ki bu olayların bir şekilde sonu gelsin, sorulara yeni ve cevapsız sorular eklenmesin...

aysema dedi ki...

Sevgili Ateşböceği,

Hoşgeldin. Haklısın o kadar çok sorumluluk yükleniyor ki kadınlarımıza ne yapacağını şaşırıyor. Ama bunun değişmesi için de çabalamalıyız hep birlikte. Kadın-erkek paylaşmalıyız güzellikleri de sorumlulukları da...

Bir taraf sadece kendi mutluluğunun peşindeyse gerçek mutluluğu hiçbir zaman yaşayamaz. Tek kişilik mutluluk neye yarar ki?

Erkeklere de anlatmalıyız bunu. Çok çalışmalıyız çoook...

aysema dedi ki...

Sevgili Beenmaya,

Cevapsız kalan sorular, sorunları derinleştiriyor. Giderek çözümsüz duruma geliyor. Tek tek yanıtlamalıyız ve çörüm üretmeliyiz.

Hepimize düşen çok görev var...

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

Dün gece internette son dakika haberlerinde gördüm hemen tv yi açtım. Sabaha kadarda ara ara baktım anlamlandıramadığım bu faciaya.

Aysemacım, bu tür günleri çok sevemedim nedense. Bizim ev de de kendimize özel bir kutlama şeklimiz var. . Sevgilerimle

aysema dedi ki...

Sevgili Lale,

Çok acı gerçekten. İncelenmesi gereken çok şey var ne yazık ki...

Anneler Günü, hediye tüketimiyle geçiştirilemeyecek bir gün. Anneleri eğitemezsek çocuklarımıza güzel bir gelecek kuramayız. Mutlu anneler, mutlu çocuklar yetiştirir. Mutlu insanlar toplumu güzelliklere ulaştırır. Kinle, öfkeyle yetişenlerin kendilerine de topluma da faydası olmaz.

Banu Durgunlu dedi ki...

Aysema hn...Düşüncelerinize aynen katılıyorum.İş her zaman olduğu gibi önce anneler de sonrada eğitimde bitiyor...
Ayrıca,Bursalı Anneler hk.daki sözlerinize ve bu güzel yazınıza hem kendim hemde arkadaşlarım adına çok teşekkür ederim...
Ne kadar incesiniz...Sayfanızda yer almaktan çok mutlu oldum:)
Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Banu,

Akşam sinemadaydım, yeni geldim. Yorumunu gördüm.

Size ve Bursalı Annelere, tüm aydın insanlarımıza ben de sevgilerimi gönderiyorum bir kez daha...Yavrularımızı öpüyorum.

Şükrü Yılmaz dedi ki...

Sevgili Kardeşim Aysema.

Günaydın Hayırlı Günler Ailenizle ve Sevdiklerinizle Beraber Güzel Neşeli bir Hafta Sonu Tatili Geçirmenizi Dilerim. http://sukruyilmaz.net/img/anne.jpg

Anneler Gününüzü Kutlarım,Dilerim Yüce Rabbimden ALLAH Bütün Kadınlara Anne Omayı Nasip etsin, Annelik Zevkini Tattırsın.Sevgiyle Saygıyla vede Sağlıkla Mutlu Esen Kalın Allaha Emanet Olun.Saygılarımla

Şükrü Yılmaz
Antakya-Hatay
http://sukruyilmaz.net

ANNELER GÜNÜ

Anneciğim bugün sen dur,
Ben bakayım sana n’olur..
Ne istersen pişireyim,
Evi silip devşireyim.

Ben doldurdum aklarını,
Ödeyemem haklarını.
Bugün senin günün anne,
Bak kendini yordun gene.

Canım kadar sevdiğim kim
Benim canım anneciğim.
Canım kadar sevdiğim kim?
Benim canım anneciğim.

Alıntı:Hüseyin KALABA
http://www.dersimiz.com/esiir/siir.asp?id=464

aysema dedi ki...

Sevgili Şükrü Yılmaz,

Çok çok teşekkür ederim. Ben de tüm annelerimizin bu güzel gününü kutluyorum. Şiiri çok beğendim.

Dostça kalın, sevgiyle yaşayın...