28 Mayıs 2009 Perşembe

TEMİZLEYİN SİZİN OLSUN



Hayır, hayır! Temelli olarak değil, sadece 49 yıllığına size vereceğim...

Günlerdir uğraşıyorum, bir türlü bahar temizliğini bitiremedim. Her şeyi erteledim, bilgisayara bile bakamıyorum. Ne kadar değerli yorumlarım gelmiş, hala yanıtlayamadım. Blogları okuyamıyorum. Yoruldum. Artık ben yapamayacağım . Bu işi yapacak bir şirket mi olur, kişi mi olur temizlikçi arıyorum!

Yalnız koşullarım var: Evi siz temizleyeceksiniz. Ben temizlikçi ücreti vermeyeceğim. Onun yerine 49 yıllığına evi size vereceğim. İstediğiniz gibi kullanın. İster ofis yapın, ister market olarak kullanın, ister pansiyon olarak çalıştırın, her duruma uygun bir ev bu! Yeri de çok güzel, dünyanın gözü onun üzerinde...

"Nasıl anlaşma bu?" demeyin. Devletten iyi mi bileceksiniz ? Bir kez de ben kopya çeksem kıyamet kopmaz ya! Anayasayı deliyorlar da bir şey olmuyor!

Efendim, biliyorsunuzdur, sınırdaki mayın temizleme işini devletimiz aynen benim koşullarımda bir İsrail firmasına verecekmiş ihalesiz mihalesiz! Onlar mayınları temizleyecek, biz ücret ödemeyeceğiz, onlar 49 yıl bu toprakları ekip biçecek, istediği gibi kullanacak! Topraklar da çok değerliymiş. Yıllardır mayın nedeniyle ekilip biçilmediği için verimli topraklarmış, dünyanın gözü üzerindeymiş yaaaa! "Vatanımızın Sınırı" olması nedeniyle çok önemli bir yer olduğunu yazmayacağım, siz benden iyi biliyorsunuz zaten... Ayrıca su kaynaklarına yakınlığı da bonus gibi değil mi?

Evet var mı isteyen? Ben artık bilgisayarıma dönmek istiyorum. Temizliği yapana evi 49 yıllığına vereceğim. Kırk dokuz yıl sonra ölmezsem evimi tertemiz bulmanın hayaliyle mutlu mutlu yaşamak istiyorum...

Tekliflerinizi değerlendireceğim. Şimdiden teşekkürler efendim...


Not: Ev kızımın evi, benim değil! Onun için bu kadar kolay verebileceğim, haberi bile olmayacak, ha haa ha ! Yoksa...

21 yorum:

cinar dedi ki...

ya aklım almıyor gerçekten böyle haberleri :( ne biçim insanlar böyle ya. bu kadar mı cahiliz milletçe? nasıl izin verebiliyoruz? hala aklım almıyor :(

Ateş Böceği dedi ki...

İnsannı insan yapan önce başında dalganan bayrağıdır sonrada toprağı vatanıdır.Önce toprağımızdan başladırlar yakında bayrağımızada gözlerini dikerler anlamak mümkündeğil peki bizler ne yapıyoruuz hiç yazıkki bunlara çanak tutanlar o kadar çok ki ...

Dolunay dedi ki...

2 gun once ant cıktı ,şimdi guneydogu topragı,yarınlardan korkuyorum .

Eylem dedi ki...

çocuklarımızın gelecegi için endişeliyim.

Adsız dedi ki...

Yazinizi çok beğendim. Başkasının malını başkasına satmakta ustalar gerçekten... Cahillik desem, kötü niyet desem. Organik tarım için el değmemiş, yapay gübre kullanılmamış, kirlenmemiş toprak gerek. Dünyanın arayıp da bulamadığı şey. Avrupanın toprakları kirli bu anlamda. Ah ah ne desek... Günahtır yahu.

"Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı."

selamlar.
deniz

Parpali dedi ki...

"Paranın dini milleti olmaz"mış ya. Kan beynime sıçrıyor saçma sapan konuşmalarını dinleyince. Başka ülkelerde gürültü kıyamet karşılanacak olayları, bizim sıradan olaylar olarak algılıyor olmamız ne kadar acı. Her şey bu kadar kolay olacaktı madem, neyin mücadelesini verdi bu ülke için savaşan insanlar?

49 yıllığına devir olmasa da, siz işleri yoluna kyup buraya biraz daha zaman ayırın. Yorum yazmasam da hep buralardayım. Yazılarınızın eksikliğini hissediyorum. Ufak bir sitem olsun bu :)

TANRININ ÇİÇEĞİ dedi ki...

hocam ben evinize,temizliğine hatta sizede talibim :))

49 yıl az bi zaman dilimi deil hani ve benim sizin için latifenden öteye geçmeyen bu sözlerim vatan için gercek oluyor yakında ülkenize talibim diyecekler.
topraklarımız kısım kısım
satıla dursun millet uyusun
geçmiş unutulsun
gelecekten kime ne?
günü kurtaralım an'ı yaşayalım zihniyetinde olanların bu sorumsuzluğunu maalesef gelecek nesiller yaşayacak.

aysema dedi ki...

Sevgili Çınar,

O kadar çok ki akıl almayacak işler, insan şaşırıp kalıyor. Ulusal çıkarlar göz ardı ediliyor hep. Sonumuz hayrola...

aysema dedi ki...

Sevgili Ateş Böceği,

Bağımsızlıklarını, ulusal çıkarlarını önemsemeyen uluslar her şeylerini kaybederler. Gitseler de yapılanları düzeltmek çok güç olacak...

aysema dedi ki...

Sevgili Dolunay,

Dilerim korkulan olmaz.

Sevgiler...

aysema dedi ki...

Sevgili Eylem,

Atalarımızdan aldığımız emaneti bizden sonraki kuşaklara geliştirerek bırakmak zorundayız. Umarım akılları başlarına gelir, çok geç olmadan...

aysema dedi ki...

Sevgili Deniz,

"Verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı"

Aldığımız bir şey yok ulus olarak hep veriyoruz. Artık verecek, satacak bir şey de kalmadı. Şimdi sıra sınırlarımıza mı geldi ne?

Sevgiler...

aysema dedi ki...

Sevgili Parpali,

İnan çok yoğunum. Bebekli evde işe girişmek akıl karı değilmiş. Ama gitmeden dip köşe temizlensin istedim. Rahat etsinler diye...

Yağmur Bebek artık ben de varım diyor. Yönetimi ele geçirdi. Her şey onun verdiği izne bağlı...

Sen de yazmak için bu kadar ara verme.

Sevgiler...

aysema dedi ki...

Sevgili Tanrının çiçeği,

Yorumunuz için teşekkürler.

En hayati kurumlar birer birer satıldı, sıra sınırlarımıza geldi.

Mayın temizleme işinin ücretini iktidar sayesinde şirket sahibi olanlar, zengin vekillerimiz kendi hesaplarından ödeseler ya! Milletten aldıklarının bir kısmını verseler sorun çözülür.

Bu kadar değerli toprak verilir mi?

Tabiat Ana dedi ki...

not kısmı herşeyi zaten olanca açıklığıyla anlatmış sevgili Dilek üstüne söylenecek söz kalmamış...

aysema dedi ki...

Sevgili Tabiat Ana,

Çok teşekkür ederim yorum için...

Sevgiler.

aysema dedi ki...

Deniz Baykal:

''Anayasaya aykırı olduğu bu kadar açık bir yasayı, hiç bunları görmeden onaylaması, ondan beklenen anayasa saygısının, orada arzu ettiğimiz düzeyde yansımadığını gösterir. Çok yanlış olur, Sayın Cumhurbaşkanı, böyle bir yanlışa sürüklenmemelidir. Anayasaya, Türkiye'nin menfaatlerine, akla, mantığa, sağduyuya aykırıdır. Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir uygulama yoktur. Dünyanın hiçbir ülkesi, bir başka ülkenin şirketlerine, 'gelin ülkemdeki mayınlı araziyi temizleyin, sonra yarım asır siz kullanın' dememiştir. İlk kez Türkiye bunu diyecek. Bir cumhurbaşkanı buna göz yumabilir mi bunu onaylayabilir mi buna evet diyebilir mi Türkiye'nin milli menfaatlerine uygundur diye imza atabilir mi?

Sayın Cumhurbaşkanı, büyük bir sınav veriyor. Bugüne kadar Sayın Cumhurbaşkanı, beklediğimiz yaklaşımı sergilemedi. Atamalarda ortaya koyduğu tablo, bu açıdan hayal kırıklığı yaratmıştır. Ancak bu bambaşka bir mesele. Bu konuda, ülkede çok geniş bir ittifakın bulunduğuna, Sayın Cumhurbaşkanı'nın dikkatini çekmek istiyorum. Bugüne kadar aynı görüşü paylaştığımız pek nadir görünen, pek çok çevreden insan, 'yanlıştır, bu olmasın' diyor, Cumhurbaşkanı'nı imza atmamaya çağırıyor. Sayın Cumhurbaşkanı imza atmamalıdır. Böylece, dediğim dedik anlayışına, Türkiye'nin teslim olmayabileceğini, herkese bir kez daha göstermelidir. Sayın Cumhurbaşkanı'ndan bu konuda, kendisine, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'na yakışan bir davranış bekliyoruz.''


CHP Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal'ın, yasanın neden imzalanmaması gerektiğini belirten sözlerini yukarıda yazdım.

Cumhur Başkanı bu uyarıyı da dikkate almayarak yasayı onayladı. Şimdi yasa Anayasa mahkemesine taşınacak...
Neden bu işten vazgeçemiyorlar. Belgeler havada uçuşurken yasa onaylandı. Hep de böyle karışıklık çıkarılan zamanlara denk gelmesi (onaylanacak yasaların) bir tesadüf mü?

Evren dedi ki...

o nedenle taihe notlar düşmeli ya, sevgili aysema, akıl unutursa, tekrar tekrar okuyup bir zahmet hatırlasın ne olmuş ne bitmiş bundan bir zaman önce.
çünkü dünü unutur olduk artık hepimiz. geçen gün ergenekondan göz altılar vardı, sahi kaçıncısı bu diye sormuştu bir köşe yazarı, hatırlayan var mı?

dünü bile hatırlamaz olduk işte...
yarımız ise, giderek belirsizleşiyor...

sevgiler...

sufi dedi ki...

Ya yahudi sermayesi ülkemizi terkederse biz ne ederiz? İsrail tohumlarını çekerse tarlalarımıza ekilecek öz tohumlarımız mı kaldı, ne yeriz?"Demohrasü isterük" diye boşu boşuna yeşil bayraklarla meydanlarda bağırmak da ne?

Tek ülke, tek bayrak, tek başkan, ülke sınırlarını da kaldırıp yıktın mı duvarlarını ne savaş kalır ne terör nede alacak-verecek..Herkes sınırlarını kaldırınca olur dünya bir cenneeeet.(güzel hayal değil mi?)

Sen ver evini ben temizleyeyim canım zaten 49 yıl ben de çocuklarım da kira ödemeden yaşarız.Rıza pazarı bu, sen ettin teklifi ben razıyım .Hadi!
Çok komiksin Aysema'm sevgilerimle tontini.

aysema dedi ki...

Sevgili Evren,

Unutturmak için, gerçekleri gözden kaçırmak, halkı aldatmak, göz boyamak, gizli gizli çevirdikleri dolaplardaki foyalarının ortaya çıkmasını engellemek için her şeyi yapıyorlar. O kadar kaçak güreşiyorlar ki bu kadar da olmaz diyesimiz geliyor.

İsrail'le kucak kucağayken esip gürleyip oy avcılığı yapıyorlar. Daha dün büyük elçimize yapılan hakareti sineye çekmediler mi? Bin çeşit anlaşma imzalamadılar mı? İptal edebilirler mi? Hayır.

İnsani yardımmış! Peki Irak'a bombaların yağdırılmasında rol almak neyin nesiydi? Oradaki ambargo yüzünden yaralı çocuklara ilaç götürülmemişti! Nerede insanlık? Ülkemizdeki emekçilere, işsiz, yoksul insanlara insani bakış gerek miyor mu?

Yazacak çok şey var, ama neyse...

Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Sufi,

Dertleri "ulus devlet"i yıkmak.

Artık şu kalabalıkları görüp de akıllarını başına toplamayanlar varsa yaşanacaklardan şikayet etmeye hakları olmayacak. Tabi şikayet ortamı da olmayacak ya.
Bence gidici olduklarını gördüler, son kozlarını, insanların ölmesi pahasına, oynuyorlar. Erbakan zamanında da köşke çıkmıştı bu türden insanlar, ne oldu?

Bunlar birbirlerini yiyip bitirecekler. Baksana hocalarından paparayı yediler şimdiden.

Sevgilerimle...