16 Haziran 2009 Salı

DENİZ FENERİNDE DÜZMECE BELGELER

1) MAHKEME BELGE SAHTEDİR DEDİ:

"Almanya'daki Deniz Feneri davasını izlemeye giden CHP'li Kılıçdaroğlu ve Kılıç hakkında 'PKK'lılarla aynı araçta yakalandılar' haberinin düzmece belgelerle yapıldığı ortaya çıktı
CHP İletişim Koordinatörlüğü, "Hessen Eyalet Başsavcısının, CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyesi Ali Kılıç’ın ’terör örgütü mensuplarıyla aynı araçta yakalandığı’ iddiasına ilişkin tutulan tutanağın, sahte olduğunu açıkladığını" bildirdi.

CHP İletişim Koordinatörlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, "geçen yıl Deniz Feneri e.V. davasını izlemek üzere Frankfurt’a giden CHP Grup Başkanvekili Kılıçdaroğlu ve MYK üyesi Kılıç’ın terör örgütü PKK üyesi kişilerle aynı araçta yakalandığı, bunun tutanakla saptandığı" yönünde iddiaların öne sürüldüğü hatırlatılarak, bu gerçek dışı iddiaların bazı gazetelerde yer aldığı belirtildi.

Açıklamada, bazı gazetelerde çıkan haberlerde "Frankfurt’a giden Kemal Kılıçdaroğlu ile Ali Kılıç’ın PKK’lı Nevzat Rıdvan ve Mustafa Güler ile buluşarak bir saunaya gittiği, sauna çıkışında da Alman polisi tarafından araçları durdurularak tutanak tutulduğu" iddialarına da yer verildiği ifade edildi.

Ali Kılıç’ın, bu yalan haberler üzerine Hessen Eyalet Başsavcılığına başvurarak şikayetçi olduğu ve konunun açıklığa kavuşturulmasını istediği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Hessen Eyalet Başsavcılığı, 6100 UJS 27 9491/09 POL numaralı ve 27 Mayıs 2009 tarihli Başsavcı Claude imzalı yazıyla söz konusu belgenin sahte olduğunu bildirdi. Hessen Eyalet Başsavcılığından gelen belgede, özetle şöyle denildi:

Trafik kontrolünü gösteren tutanak sahtedir. Frankfurt am Maln’de Braubacher Caddesi bulunmadığı gibi böyle bir karakol da yoktur. Ayrıca Hessen Eyalet Emniyet Genel Müdürlüğü antetli 11 Eylül 2008 tarihli belge de aynı şekilde sahtedir. Hamburg’da böyle bir adres bulunmamaktadır. Hamburg ’HH’ plakalı böyle bir araç da trafik kayıtlarında yoktur. Öte yandan söz konusu belgede adı geçen şahıslar hakkında ne geçmişte ne de şimdi herhangi bir soruşturma bulunmamaktadır. 9 Eylül 2008 tarihli telefon dinleme tutanağı da gerçek değildir.

Öte yandan, bir Alman vakfından CHP’ye para yardımı yapıldığı iddiası da Alman hükümeti tarafından yalanlanmış, Almanya’nın Ankara’daki Büyükelçisi de bu yalanlamayı Dışişleri Bakanlığına bildirmişti. Yalanlamayı kamuoyuna duyurmayan Dışişleri Bakanlığı ise Almanya Büyükelçisinin teamüllere aykırı davrandığını öne sürerek, yalan haberin kamuoyuna duyurulmamasındaki sorumluluğunu gözlerden gizlemeye çalışmıştı."



2) BELGENİN SAHTE OLDUĞU BELİRTİLDİ:

CNN TÜRK 'te bugün yayınlanan "Deniz Feneri Özel" programında, Zahit Akman'la ilgili Almanya'dan alındığı söylenen belgenin(O'nu aklayan belgenin) sahte olduğu, üzerinde tahrifat yapıldığı mahkeme tarafından açıklanmış. Bu konuyla ilgili de Zahit Akman için soruşturma başlatılmış Almanya'da...



Pes doğrusu, bu kadarına da pes!..Minareyi çalanlar kılıfını hazırlamaya çalışıyor, ama mızrak çuvala sığmıyor ki, çuval çok dolu!..

SAHTE BELGELER ÜLKEMİZİN YÜZÜNÜ KIZARTIYOR.

7 yorum:

uykusuz dedi ki...

Kobe de deprem olduğunda belediye başkanı harakiri yapmıştı, bunlar istifa etmekten aciz, sülükler, yüzsüzler.

Banu Durgunlu dedi ki...

:(((( Yüzsüzler...
AKMAN?
AK?
AKEPE İŞTE!!!!!!

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

bak Banu ne doğru demiş, adam partisinin nasıl söyleneceği ile uğraşıyor, bunlarla uğraşacağına. Geldimi böylesi hadi geldi gider mi(((

aysema dedi ki...

Sevgili Uykusuz,
Bu kişi Radyo Televizyon Üst Kurulu Başkanı! Yasaya uymayanları denetleyip ceza veriyor!

Kendine güvense istifa eder. Ama sahte belgelerle herkesi kandıracağını sanıyor... Ar namus tertemiz bunlarda!

aysema dedi ki...

Sevgili Banu,

AK demekle ak olunmuyor. Ak olmadığı Alman mahkemelerince kanıtlanmış. Bizde türlü yollarla halkın gözünden kaçırmaya çalışıyorlar. Ne yazık ki bunu da başarıyorlar. Umarım gerçekler gün yüzüne çıkar tez zamanda...

aysema dedi ki...

Sevgili Lale,

İran'da yaşananlara bak. Gitmemek için her şeyi yapar bunlar. Her yol mübah diyorlar...

Adsız dedi ki...

CHP Genel Başkanı Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ''çeşitli yolsuzluk suçlamalarına maruz kaldığı ve bundan bunaldığı için CHP'ye saldırarak, bu suçlamalardan kurtulma anlayışına girdiğini'' ileri sürdü.