2 Haziran 2009 Salı

SERTLEŞME


Fıstıkçı Şahap'ı tanımayanınız var mı? Sanırım yoktur. Biraz okur-yazar herkes duymuştur adını. Bir de Çift Haseki Paşa var ki onu tanıyan daha azdır. Ama bilenler de azımsanmayacak kadar çoktur.

Efendim, nereden çıktı bunlar, demeyin lütfen.Bazı arkadaşların yazısını okurken gözüme gözüme giriyor. Kendimi engellemeye çalışıyorum. Tut kendini, artık öğretmen değilsin! diyorum kendime ama öğrenmenin yaşı da yokta karar kıldım yazıyorum.

Yazmadan önce şunu da vurgulamalıyım. Yazıları çok beğenerek okuyorum. Oldukça zengin ve güzel içeriğe sahipler. Güzelliği doğru Türkçeyle taçlandırmanın tadı da bir başka oluyor değil mi? "De ve mi " bir başka yazının konusu olsun artık...

Gelelim "sertleşme" diğer adıyla "ünsüz benzeşmesi" konusuna...

"c-d-g" ile başlayan ekleri düşünün lütfen. Neler var?

" -ci, -ce, -cik " , " -de, di, -dik " , " -gil, -gi " gibi...

Bu eklerden birisi sert ünsüzle biten sözcüğe eklenince yumuşak olan "c-d-g" sertleşiyor ve "ç-t-k" oluveriyor. Dilimizde bu olaya "sertleşme" ya da "benzeşme" adı veriliyor.

Örneğin: çiçe- k- ç-i , soka- k- t-a , e- t- k-i

Sert ünsüzler şunlar efendim. Kimse korkmasın lütfen, ezberlemeniz gerekmiyor. Sadece arada sırada ' Fıstıkçı Şahap'ın ünlülerini atıp ünsüzlerini anımsamaya çalışacaksınız. Hepsi bu...

"f s t k ç ş h p " işte bunlarla biten sözcüklerin sonuna "c-d-g" ile başlayan ek getirilirse "ç-t-k" oluyorlar.

fotograf- (da)-ta
yemiş- (ci) -çi
geç- (-di)- -ti
kitap(-cı) - çı


Sevgilerimle...

20 yorum:

Dolunay dedi ki...

hocam ders vermışsin yaa :) öptum.sevgılerımle.

aysema dedi ki...

Ayıp mı ettim dersin Sevgili Dolunay?

cinar dedi ki...

:) bizde "hoşafı iç tası kapa" derlerdi :)) ben mümkün olduğunca doğru yazmaya çalışıyorum. bloglarda görünce benim de hemen düzeltesim geliyor aslında ama bazıları da "burası benim sayfam, istediğim gibi yazarım" diye düşünüyorlar sanırım.
sevgiler.

aysema dedi ki...

Sevgili Çınar,

Bak onu hep unutuyorum. "Hoşafı iç, tası kap!" bu da çok ilginç.

Doğru aslında kendi blogları, istedikleri gibi yazmakta özgürler. Çok da güzel yazanlar var. Ancak sayıları az da olsa yazım yanlışları yoğun olan bloglar da var. Hepimiz arada yanlışlık yapabiliyoruz, ama özen göstermemiz de gerekiyor... Türkçe bizim anadilimiz değil mi?

Sevgiler...

uyksusuz dedi ki...

Sayın Öğretmenim,
öğrenmenin yaşı olmadığı gibi öğretmenin de yoktur , örneğinizde görüldüğü üzere,
çok teşekkür ederim

aysema dedi ki...

Sevgili Uykusuz,

Çok teşekkür ederim. Sevgiler...

sufi dedi ki...

Sevgili Dilek;
Geçen gün yazdığım hikayenin başlığını ben de mi yanlış yazdım diye düşündüm."Çömlekçinin elleri" "Çömlekcinin elleri" mi olacaktı yoksa?
Hatalıysa, affola.. Sevgilerimle.

Elif..den dedi ki...

Bende de bir alışkanlık var hocam ya...Düpe düz yazmak istiyorum yazılarımı ,belki yazılarımı okurken anlıyorsundur''ğ'' ''G'' diye yazıyorumdur.Bu bir öçrnek birçok hatam var yazılarda...El alışkanlıgı yaptıgım için..Düzeltmeye çalışıyorum ama ne kadar bilemiyorum..

Yeliz dedi ki...

Ben bu yaziyi uzerine alininanlardanim ama boyl ebir post yayinladigin icin tesekkur etmek istiyorum. Benim blogumda gozunuze carpan bir hata olursa ve soylerseniz COK sevirim :)

Sevgiler

Zeugma dedi ki...

Yabancı dilden yorulmuştum :)
Teşekkürler Aysema öğretmenim..Ders şahaneydi :)
Çift Haseki Paşa' yı bir duyan bir daha asla unutmaz..Böyle de bir özelliği var..
Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Sufi,

"Çömlekçinin Elleri" doğru yazım. Güzel bir öyküydü...

Benimkisi bir anımsatmaydı sadece.
Öğretmenliğim tuttu, sanırım özledim. Yıllarca çocukların sınav kağıtlarını incelemenin verdiği alışkanlıkla gözüme çarpıyor. Lütfen kimse kusuruma bakmasın.

Sevgiler...

aysema dedi ki...

Sevgili Elif' ten,

Canım zevkle okuyorum yazdıklarını. Zaman zaman yanlışlık yapıyoruz hepimiz. Önemli olan düzeltmeye çalışmamız...

Sevgiler...

aysema dedi ki...

Sevgili Yeliz,

Genç Annelere büyük saygı duyuyorum. Hem çocuklarına bakıyorlar hem de blog yazıyorlar. Siz bir de yurt dışındasınız. Ne yazarsanız yazın, zevkle okuyacağım.

Sevgiler...

aysema dedi ki...

Sevgili Zeugma,

Asıl ben teşekkür ederim, hoşgörünüze.

Sevgiler...

Banu Durgunlu dedi ki...

Dikkat etmeye çalışıyorum ama? Yapıyormuyum acaba ben de böyle yanlışlar?
Hımmm...Şüpheye düştüm öğretmenim:)
Ama çok iyi olmuş bu hatırlatmanız, yıllar sonra yeniden not ettim defterime...Sevgiler.

aysema dedi ki...

Sevgili Banu,

Çok tatlısın, teşekkür ederim.

Prima Rima dedi ki...

Öğretmenim yemin ederim kendimi fena hissettim bir an için lise yıllarıma döndüm.Edebiyat öğretmenim geldi gözümün önüne:)

aysema dedi ki...

Sevgili Prima Rima,

İnan, fena hissettirdiğim için üzüldüm. Emekli olsak da biz öğretmenler bazen böyle kendimizi tutamıyoruz. Sevgiler...

Şükrü Yılmaz dedi ki...

Sevgili Kardeşim AYSEMA

EEEEE serde öğretmen'lik olunca elbette bizleri de eğiteceksiniz ben bunlara sevinirim öğrenmenin yaşı olmaz öğrenmek ayıp değil öğrenmemek ayıp ellerinize ve yüreğinize sağlık çok güzel paylaşımlar teşekkür ederim.

Not: Diğer yazılarınızıda okuyorum bilginize arz olunur her nekadar yorum yazmasamda giriyor ve okuyorum teşekkür ederim.

Sevgiyle,Saygıyla vede sağlıkla,Mutlu Esen Kalın ALLAH'a Emanet Olunuz.Saygılarımla

Şükrü Yılmaz
Antakya-HATAY
http://sukruyilmaz.net

aysema dedi ki...

Sevgili Şükrü Yılmaz,

Çok teşekkür ederim. Ben de sizin yazılarınızı okuyorum. Her zaman yorum bırakamasam da. Saygılar...