24 Temmuz 2009 Cuma

HER ŞEY SADECE ÇOCUKLARA MI?



Biliyorum, çoğunuz bu soruya "evet" diyeceksiniz. Ama durun acele etmeyin, okuyun sonra kararınızı verin...

Hayır, diyorum ben. Neden her şey sadece çocuklara uygulansın ki?

Çocuklarımız önemli. Onları en iyi şekilde yetiştirmeye çalışıyoruz. Seviyelerini Belirlemek için, uzmanların yaptığı, sınavdan sınava koşturuyoruz. Çocukluklarını yaşayamadan sınavla tanışıyorlar. Seçmelerden seçme beğeniyorlar.

Ya onları yönetenleri nasıl seçiyoruz?

Bir kişi adayları belirliyor. Eğitimli eğitimsiz kişiler de o bir kişinin seçtiği kişiye oy veriyor. Aslında oy tercihimizi o, seçen bir kişiden yana kullanıyoruz.

Bu kadar çok milletvekili var. Lütfen içtenlikle söyleyiniz, kaçını tanıyorsunuz? Kaçının seviyesini test ettik. Kaç tanesi mecliste, ekranlarda sizi tatmin eden birşeyler söyledi ki? Yok demiyorum, var beğendiklerimiz, ama sayıları çok az. Hiç adını duymadığımız, yüzünü görmediğimiz, parmak dışında bir varlık gösteremeyenlerin sayısı azımsanmayacak kadar çok. Kaldır parmağı, al maaşı! Oh ne kolay!

Çocuklarımız öğretmenin gözüne parmaklarını da soksalar iyi bir şey söyleyemezlerse not yok onlara. Vekillere var! Ne için parmak kaldırıyorsun, şu andaki konumuz ne, diye sorsak kiminden yanıt alacağımız şüpheli...

Eeee sonuç?

Çözüm mü?

Çözüm şu: Ben diyorum ki bizi yöneten, çocuklarımızın geleceğini hazırlayacak kararları alanları da seçilmeden önce sınava tutalım, ha ne dersiniz? Yok, sadece delege olanlara seçtirmeyelim... Çocuklarımıza uyguladığımız Seviye Belirleme Sınavının benzerini bizi yöneteceklere de uygulayalım. Soruları konunun uzmanları hazırlasın. Sınavı kazanarak aday olanları da delegelik sınavından başarıyla çıkanlar seçsin. Sonra da biz...

Ya gülmeyin! Neden olmasın?

Size gülmeyin dedim ama, şu anda ben de tatlı tatlı gülüyorum. Gözümün önüne kocaman bir stat geldi. Maç yok! Bugünkü yöneticilerimiz oflaya poflaya sınav sorularını yanıtlamaya çalışıyor.

Kaçı çocuklarımızın başarısını yakalar ki?

8 yorum:

Parpali dedi ki...

Konunun uzmanları demişsiniz öğretmenim ama, biliyorsunuz bütün kavramların içini boşalttık artık. Sınav yapılır yapılmasına ya, sorular en "maharetli" vekilleri seçmek için hazırlanır. Havuz problemleri yerine, ihale problemleri filan çıkar mesela.

"Sbs sınavına göndermediği için annesini öldüren kız" haberinin gazetelerde manşet olduğu günlerde, sanırım Zaman gazetesindeydi, bir haber yayınlanmış. Ben radyodan dinlemiştim. Haber(!)de yazdığına göre, eğitimciler(!) açıklama yapmış. Çocukların bu hâle gelmesinin sebebi, okullarda kız-erkek karışık okumalarıymış. E koskoca eğitimciler(!) açıklama yapmış, vardır bir bildikleri.
Sevgiler.

sufi dedi ki...

Bir zamanlar Bankada çalışırken çalışanlarımıza her yıl sonu tezkiye düzenlerdik.Not verirdik hal ve gidiş ve başarılarıyla ilgili.Bir gün müdürüme önerim, memurların da amirler hakkında not vermeleri konusundaydı.Ne hatalarımız olduğunu ancak böyle anlayabilirdik.Senin de hayalin gerçekleşsin dilerim, gerçekleşsin de malum kişilerin seviye belirleme sınavlarında seviyeleri ilan edilsin kamuoyuna. Gör bak neler olur o zaman.Sevgilerimle.

tugbatugba dedi ki...

çok haklısınız... bencede eğer bizim geleceğimizi onlar birşekilde hazırlama adımları atıyorlarsa ve onları dolaylı veyahut dolaysız biz seçiyorsak sınav gibi birşeyin olması gerekli... yani millet vekilliği paraya değil kafaya göre alınmalı... o vekillerinin hepsi vatanı için ateş içinde yansa ve kendi ceplerini değil de vatanı milleti düşünse ne biz şu an bu halde oluruz ne de geleceğimiz karşısında kaygı ile bakarız... ama bu birazda bizim elimizde... vatan deyince hele vekillik söyleyecek çok şey var aslında...

sünter dedi ki...

Secimleri de bir nevi sinav sayarsak eger,sence degisen cok fazla bir sey olurmu sevgili Aysema?

Ama senin önerin uygulansa nasil güzel olurdu.En azindan kimler hakkiyle o koltuklarda oturuyor hep beraber görürdük.
Sevgiler

Çınar dedi ki...

Ah keşke sınava tabi tutabilsek onları. Korkarım, ya kopye çekerler ya da sınav kağıtlarını çalarlar. Bir şekilde o koltuğa oturmanın yolunu bulurlar. Ne biçim birşeyse? Oturan kimseyi görmez oluyor, kendi çıkarlarından başka (ülke ve vatandaş çıkarlarını kendi çıkarlarından önde tutan ve sayıları çok az olanları ayrı tutuyorum)

Sevgiler

funda dedi ki...

merhaba.. bloğu şifrelemek durumunda oldum..mail adresinizi bulamadım ve davet gönderemedim..bana yazarsanız gönderebilirim..sevgiler...
mercanbostancioglu@gmail.com

sünter dedi ki...

Sevgili Aysema,
umarim hersey yolundadir.
Bir haftadir yazmayinca merak ettim.
sevgiler

Angel dedi ki...

Evet sınav yapalım.
Türkçeyi anlama, konuşma,yazma ve telaffuz dersinden.
Böyle bir ders yoktu ama olmalı gibi geliyor bana artık.