17 Temmuz 2009 Cuma

KONUŞ BENİMLE


Uzun zamandır küçük kızım konuşmuyor benimle...

Bir bilse, onunla konuşmayı nasıl özledim, ah bir bilse!.. Eskiden uzun uzun konuşurduk. Yüz yüze de telefonla da... Öyle ki telefonla konuşurken kulağımın yandığını anlar, diğer kulağıma tutardım aleti. Anlatır, anlatır, anlatırdı...

Artık öyle değil. Üç haftalığına Şikago'ya gitmişti, o zaman bile şimdikinden çok konuşuyorduk, kamerayla daha çok görüyordum onu...

Biliyorum çalışıyor, bir yıldır çalışıyor. Özel sektör zor, özellikle gençlerin posasını çıkarıncaya kadar çalıştırıyor. Neden, sadece bu değil tabi. Biliyorum, kafası karışık, insan yaşamının en zor zamanlarından birini geçiriyor. Geleceğini, yaşamını, duygularını, düşüncelerini düzenlemenin yollarının arandığı bir dönem bu... Biliyorum, ama çok da özlüyorum onu.

Yağmur Bebek doğdu, ben çocuklarımı ihmal etmeye mi başladım yoksa? Özellikle de küçük kızımı... Eskiden en çok onunla konuşurduk, şimdi Yağmur'un da katkısıyla büyük kızımla. Kamerayı da açıp saatlerce Yağmur'la annesinin günlük maceralarını izlemek en büyük zevklerimden oldu. Hatta öyle zamanlar oluyor ki bilgisayarın penceresinden kollarımı uzatıp Yağmur'umu içeri kapma duygusunu yaşıyorum. Ona sarılmak, kucaklamak, öpmek öpmek...

Bak bak bak, gördünüz mü olanı, işte neden bu, diyesim geliyor. Kızımı konuşacakken yine Yağmur Bebek araya giriverdi. Ben bu işi biraz fazla mı abarttım ne?

Küçük kızım blog okumayı pek sevmiyor. Sevmiyor, ama biriktirip biriktirip arada okuduğunu da biliyorum. Bunu da, ablasının hatırlatmasıyla okuyacaktır. Ablası seviyor blog yazmayı da okumayı da...

Küçüğüm benim, tam bir iletişim uzmanı. Bayılıyorum onun bu özelliğine.Dostlukları, arkadaşlıkları o kadar sağlıklı, seviyeli ve kalıcı ki.. Çok farklı, çok çeşitli gurupları biraraya getirip onları kaynaştırması ayrı bir beceri ustalığı. Anaokulu arkadaşları, ilkokul arkadaşları, Anadolu Lisesi, Fen Lisesi arkadaşları ve BÜ'den arkadaşları onun için çok önemli. Hiç birini ihmal etmiyor, bir şekilde iletişimi koparmamaya çalışıyor.Şimdi iş yerindeki arkadaşlarını da yemekli toplantılarda biraraya getiriyor. Bu konuda babasına çekmiş. Ayıptır söylemesi ben biraz asosyalimdir de! Zorunluluk olmasa evden çıkasım gelmiyor.

Dalgıçlık, Yelkencilik işlerinden vazgeçmiş gibi görünüyor şimdilik...

O bir yaz çocuğu, tatil çocuğu, yazlık çocuğu, girdiği her toplumun aranan, beğenilen, sevilen çocuğu... Ama ne yazık ki bu yıl tatilinin bir kısmını görevli gittiği Şikaga gezisini bir hafta uzatarak harcadı. Geri kalanı da parça parça vereceklermiş. Olacak iş mi? Verin çocuğumun hak ettiği izni, toptan verin ki tatilini yapabilsin. İki gün, iki gün verilen aralıklı zamanlardaki tatilin tadı mı çıkarmış! Çok kızıyorum çoook, beni oraya getirmeyin!( Bu son cümle şaka tabi ki ve kızım yetişkin bir insan...)

Onu çok seviyorum. Eskiden olduğu gibi sohbet etmek istiyorum. Her şeyi benimle de babasıyla da açık açık konuşuyordu. Bazen takılıyordum ona. Her şey de anne-babaya anlatılmaz diye... Ahh şimdi nerde o günler!.. Ben aramasam arayacağı da yok! Arıyorum, kısa kısa konuşup kapatıyoruz. Bu bana az geliyor, yetmiyor, anlatsın istiyorum, yine uzun uzun anlatsın...

Hadi, durma ara, KONUŞ BENİMLE...

10 yorum:

öykününannesi dedi ki...

aysema, burnumun direğini sızlattın...
annemi düşündüm önce "konuşuyormuyuz?" diye...
sonra kızımı "konşacakmıyız?" diye...
hoşgör annesi. işler, güçler, hayat gailesi...
biliyosun insanın annesi gibisi yok. başını koyabileceği tek diz seninki...

Belkıs dedi ki...

Günmü hassas, benmiii bilemedim. Oturdu boğazıma bi yumruk yutkunamıyorum. Burnumun direğide sızladı üstelik. Annemde böyle diyormudur acaba???? Bende bigün diyecekmiyim konuş benimle???

cinar dedi ki...

ben de kendimi düşündüm önce itiraf edeyim :) Ben de çok konuşurdum eskiden bıdı bıdı. her şeyi anlatırdım. annem kızım kafam şişti yeter artık derdi zaman zaman. evlendikten sonra anlatmaz oldum ben de. nedeni yok aslında. şimdi o sorarsa anlatıyorum. gerçekten bir nedeni yok. kızınızda da bu şekildedir eminim. bir terslik yoktur yani. hoşgörün :)

Zeugma dedi ki...

Benim de annem geldi aklıma hemen.
Bu ara epey ihmal ettim onu.
Bu yazı içimi burktu ve bu durumu hemen telafi etmemi sağlayacak.

Küçük kızınız er ya da geç bu yazıyı okuyacak ve sizi çok iyi anlayacak eminim.
Günü gelip birbirinize sarıldığınızda aklınızda bu yazı, anne-kız sevginiz iyice perçinlenecek eminim..
Çok güzeldi gerçekten..
Sevgiyle..

Eylem dedi ki...

bazen böyle zamanlarımız oluyor bizlerin çocuk olarak.yetişkinde olsak bazen insan yanlız kalmak konuşmak istemiyorum.ama emin ol geçicidir bu durum.en kısa zamanda eski halinize dönersiniz üzülme ne olur.

Elif..den dedi ki...

Canım ögretmenim sıkma canını ,kızın seni hiç unuturmu?
Bazen insanlar geçiş dönemlerinden geçiyorlar ve kimseyle konuşmak istemiyorlar...Anne -baba dahi olsa...Ona biraz zaman ver...
Eminim ki en kısa zamanda düzelir...
Çünkü anne-kız ayrılmaz ikilidirler...

sünter dedi ki...

Sevgili Aysema,
Benimkisi evde olmasina ragmen son zamanlarda o kadar yogun ki gercekten vakti yok. Neredeyse hep arada derede konusur olduk.Kizinin da öyle oldugunu yazmissin.
Ama sen kendini torun yüzünden biraz suclu gibi
mi hissediyorsun? Eminim kizin hic öyle algilamiyordur. Yagmur bebek hepinizin sonucta.
Ama cok sicak bir yazi olmus, kizin okuyunca sevgiyle sana sarilma istegi ile kosacaktir diye düsünüyorum.
En kisa zamanda ana-kiz iyi sohbetler etmeniz dilegimle
sevgiler

aysema dedi ki...

Sevgili Dostlar,

Öykünün annesi
Belkıs
Çınar
Zeugma
Eylem
Elif
Sünter

Hepinize çok teşekkür ederim. Biz anneler çocuklarımızı çok seviyoruz,çok özlüyoruz. Öyle olunca da duygusallaşıyoruz.

Dün akşam kızım aradı. Yarı sitem, bol kahkaha eşliğinde konuştuk.

Tekrar teşekkür ediyorum.

Arayacak kişileriniz çok olsun, arayacağınız, sizin aramanızı bekleyen kişiler de...
Sevgilerimle...

Prima Rima dedi ki...

Öğretmenimüzülmüşdüm yazıyı okuyunca ama yorumlara bakıpda aradıgını öğrenınce rahatladım.Umarım daha çok konusursunuz bundan böyle...

aysema dedi ki...

Sevgili Prima Rima,

Galiba dargınlık gibi algılandı, öyle bir şey yok. Sadece zamansızlıktan eskisi gibi uzun uzun sohbet edemediğimizden yakınmak istemiştim.

Geç saatlere kadar işte, eve geliyor yorgun... O nedenle kısa konuşmalar yapmaya başlamıştık tatlımla...

İlgine teşekkürler.

Sevgilerimle...