16 Temmuz 2009 Perşembe

SINIFTA KALDIK


Eğitimde sınıfta kaldık. Sınıfı geçmek için ne yapmalıyız?

Bir:

TÜM DERSHANELERİ KAPATMALIYIZ.

Burada şöyle bir tepki gelebilir: O zaman özel öğretmenlere yönelme olmaz mı? Çok haklısınız, olur. Ama zenginlerin çocukları bunu yapabilir ancak. Varsın yapsınlar, biz yoksul aileleri kurtarmış oluruz bu şekilde.

Çoğu kişi bilmez, bilenler de söylemez. Dershaneler yoksul ailelerin sınavı kazanamayacağı baştan belli olan çocukları için ödedikleri parayla ayakta duruyor. Zenginlerin çocukları iyi okullarda okudukları, özel dersler aldıkları için dershanelerde yapılan seviye sınavlarını kazanıp beş kuruş para ödemeden dershaneye giderler. Dershane de bütün gücünü bu çocuklar için kullanır, çünkü sınavları kazanan bunlar olur çoğunlukla...

İki:

Normal ve Meslek Lisesi diye iki çeşit lisemiz olmalıdır. İlk öğretimde, sağlıklı yönlendirmelerle, değerlendirmelerle çocuklarımızı bu okullardan birine yönlendirmeliyiz.

Çoğunluk meslek liselerine yönlendirilmelidir. Ülkenin gereksinimlerine, çocukların yeteneklerine göre çeşitli bölümler açmalıyız. Buraları bitiren gençler , üniversitede kendi meslekleriyle ilgili bölüme , o bölümü bitirenler arasında yapılan yarışla girebilseler, fena mı olur?

Örneğin:

Bilgisayar bölümünü bitiren, bilgisayarla ilgili bölüme;
İmam Hatip olmakla ilgili bölümü bitiren, İlahiyat Fakültesine;
Güzel Sanatlarla ilgili bölümlerde okuyanlar, sporla ilgili olanlar,ilgili bölümlere girmek için bölümdaşlarıyla yarışsa, kazananlar üniversitede okusa, diğerleri kısa yoldan meslek sahibi olsa; ülke de, veliler de, çocuklar da kazansa olmaz mı?

Normal Liselere seçilen öğrenciler de ülkenin bilim insanları olacak şekilde yetiştirilse... Üniversite kapılarındaki yığılma çilesi bitse... Üniversite adı altında dağa taşa kurulan lise ayarındaki okullar da lise olarak hizmet verse kötü mü olur?

Kötü olur, hem de çok kötü olur! Düşünün bir kez. Meslek lisesini bitirmiş binlerce genç erken yaşta iş hayatına atılmak isteyecek! İş nerde? Bugün her dört gençten biri işsiz. O zaman ne yapmak gerekiyor? Bu gençleri ve ailelerini bir süreliğine de olsa oyalamak için herkesi üniversite kapılarına yığmak... Dersanelerden mezun etmek. Tekrar tekrar girdiği sınavlarda başarısız olmuş, ezik insanlar haline dönüştürmek! Yapılan ne yazık ki bu! Böyle yapıldığı için de hepimiz sınıfta kaldık...

Ha bir de İmam Hatip Liseleri üzerinden yapılan sömürüler var! Kendi çocukları en iyi okullarda, olmadı yurt dışında; fakir fukara çocukları İmam Hatip'te okuyacak! Kat sayı indirip kat sayı çıkarıp oya dönüştürülecek!..

Dediklerimi yaparlar mı? Yapmazlar, oyalama taktikleriyle işi götürürler. Yakında kokusu iyice çıkacak göreceksiniz. Okulları, belediyelerin insafına bırakıp aradan sıyrılacakları söylentileri ortalıkta dolaşıyor. O zaman bakanlığın adını ne yapacağız?


Ben Milli Eğitim Bakanı olsam, ipler de benim elimde olsa, tüm özel okulları, dershaneleri, fen liseleri, anadolu liseleri, çok programlı lise, endüstri meslek, imam hatip, sağlık meslek... hepsini hepsini kapatırım.

İki çeşit lise yaparım.

Biri pek çok bölümü olan Meslek Lisesi, diğeri Normal Lise...

Tabi benim Milli Eğitim Bakanı olma gibi bir şansım yok. Kim bana oy verir ki?

Kısa ama çarpıcı bir öyküyle size veda edeyim en iyisi...


"Bir gün ormanların kralı aslan, bir okul açmış. Okul, herkes için zorunluymuş. Okulda koşma, zıplama, uçma, yüzme ve dalma dersleri veriliyormuş. Başarılı olmak için de en az dört dersten yüksek not almak gerekiyormuş. Ama yıl sonunda hiçbir hayvan başarılı olamamış.
"


15 yorum:

SERAP dedi ki...

Ben kesinlikle oy verirdim.Hele bu haftanın başından beri kardeşimin sbs yerleştirmelerinde çektiğim çileden sonra sana katılmamak mümkün değil.

aysema dedi ki...

Teşekkürler Serap,

Yaşasın bir oyum oldu. Şaka bir yana yazık çocuklarımızsa. Ne çocukluklarını ne de gençliklerini yaşayabiliyorlar.

Sevgiler...

Mor büyü dedi ki...

Bende kesinlikle size oy verirdim:))
Bu sistemin içinden geldim ve değiştirilmesi gerektiğini sadece biz mi anlıyoruz yoksa işlerine mi gelmiyor? Cevap basit aslında;)

Mor büyü dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
aysema dedi ki...

Sevgili Morbüyü,

Bu sistemin kesinlikle değiştirilmesi gerekir. Hem de konunun uzmanları tarafından. Tamamen siyasetin dışından kişiler tarafından, devlet politikası olarak. Her parti, hatta her bakan keyfine göre değiştirmeyecek şekilde.

Oy için teşekkürler.

desperately-in-love dedi ki...

baştan sona katılıyorum yazdıklarınıza. eğitim sistemimiz zaten çökmüş durumda.Daha çok üniversitemiz olsun diyorlar ama amaç çok üniversite kurulması olmamalı bence. içini iyi doldurmak lazım. Yeni açılan üniversiteler eksik. Hocalar kendi alanlarının yanı sıra başka alanların dersine de girmek zorunda kalıyorlar hoca yokluğundan. o üniversiteyi açıp bırakmamak lazım. okul eksik olunca mezunlar da eksik oluyor ne yazık ki. bir de şu ezbercilikten de kurtulmamız şart.

sünter dedi ki...

Sevgili Aysema,
Almanyadaki egitim sistemi aynen senin yazdigin gibi iste. Demekki oluyormus. Basimizdakiler bunu bal gibi biliyor da, yillardir bu dersaneler islerine geliyor olmaliki, bir türlü önlem alinmiyor. Burda dersane diye bir sey yok. Ögrenciler de aileleride telef olmuyor cocuk okucak diye. Biz yabanci oldugumuz halde hic bir greksinim duymadik özel derse. sanmayinki benim kizim öyle gece gündüz ders calisti yada cok üstün zekali. Sadece sistem düzgün ve ögrencinin seviyesine göre ayriliyor okullar. Ailesinin maddi durumuna göre degil.
Umarim bir gün degisir bu sistem.
Sevgiler

cinar dedi ki...

valla çok haklısınız. eğitim gün geçtikçe kötüleşiyor işte bu saydıklarınız yüzünden. benim zamanımda, ki ben o kadar da eski değilim, anadolu liseleri çok iyiydi. bizim şehrimizdeki anadolu lisesinin başarı oranı çok yüksekti. hatta ilk sıralardaydık benim zamanımda. ama şu anda normal liseden bir farkı yok. kolej desen başarısından değil isminden ötürü tercih edilen bir liseye dönüştü.
meslek liseleri hep başarısız öğrencilerin gönderildiği yer olarak görüldü. oysa dediğiniz gibi adı üstünde mesleğini küçükken belirleyebilmiş öğrencilerin mesleklerine kavuşmak için geçiş yeri olarak görülse ne kadar iyi olur.

Parpali dedi ki...

Çocukları her sene ayrı bir sınav telaşına soktular. İlkokula giden çocuklar bile artık kalan vakitlerini dershanelerde geçiriyor. Amaç bence, sosyal hayatı olmayan, düşünmeyen, hayatını ezberle geçiren bir nesil yetiştirmek. Hani "çalıyor ama çalışıyor" diyenler var ya öğretmenim, "çalıyor ve çalışıyor" demek gerek aslında. İki durum da gördüğümüz gibi gayet kötü.
Benim oyum kesinlikle size. Ama nedense bizim halk doğru insanı sevmez. Nedense?
Sevgiler.

aysema dedi ki...

Sevgili despratly-in-lova,

Her yere üniversite tabelası asmakla olmuyor. Son yıllarda bunu yapıyorlar. Prof. yok, labaratuvar yok, kampüs yok, sosyal yaşam yok. Yok oğlu yok... Burayı bitirdiğinde iş de yok...

Eee yazık değil mi bu ülkeye, bu ülkenin genç insanlarına!

Ezberci eğitim zaten başlı başına bir sorun. Araştırmayan, incelemeyen, deney yapmayan, gezip görmeyen; bu olanağı bulamayan üniversiteli ne yapacak? Kendi tuttuğu notlarla, arkadaşlarının notlarını birleştirip ezberliyecek.

Sonra da neden böyleyiz diye ağlaşıp duracağız.

Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Sünter,

Evet, aynen Almanya'da uygulanan sistem gibi. Ve o sistem sayesinde mesleksiz nice insanımız ya da onların çocukları, Almanya'da meslek sahibi oluyor.

Mesleki eğitimi çok önemsiyorum ben. Ara eleman yetiştiriyorsunuz. Uzun yıllar End.Meslek, Telnik Lise, Anadolu Teknik Lisesinde çalıştım ben. Yakından biliyorum durumu. Meslek eğitimi oldukça pahalı bir eğitim. Atölyeler kuruyorsunuz, buradan yetiştirdiğiniz insanı üniversite sınav kapılarında hiç ediyorsunuz. Olacak iş mi?

Kimisi beden gücünde kimisi beyin gücünde başarılı olur. Buna dikkat etmezsaniz ikisini de beceremeyen insanlar yetiştirirsiniz.

Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Çınar,

Çok haklısın eskiden Anadolu liseleri çok başarılıydı. İlkokuldan sonra gidildiği dönemde özellikle. Seçilen az sayıdaki çocuk burada okumaya hak kazanıyordu. Sonra siyasilerin baskısıyla yeni sınıflar eklendi, öğrenci sayısı arttırıldı. Yetmedi Anadolu lisesi sayısını arttırmak için yeni okullar açıldı. Başarı düşmeye başladı. Fen liseleri açıldı sonra. En iyiler buraya kaçtı. Anadolu liseleri giderek daha az başarılı olmaya başladı. Sonra aynı işlem Fen liselerinde de uygulandı.

Şimdilerde Fen liseleri başarılı görünüyor, ama başarı seviyesi giderek düşüyor.

Köklü değişiklik gerekiyor, siyasilerden uzak olarak...

Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Parpali,

O, "Çalıyor, ama çalışıyor!" dedikleri kendine çalışıyor. Dolayısıyla millete bir faydası yok. Aksine zarar da veriyor.

Sınav stresinden kurtaracağız dedikleri çocukları daha beter bir ortamın içine attılar. İnan dersaneleri bu ilkokul çocukları ayakta tutuyor. Dördüncü sınıftan başlıyorlar artık. Yazık değil mi bu çocuklara. Türkçeyi öğrenemeden test sınavına geçiliyor.

Bizlerin düşündüğünün dörtte biri kadar acaba Milli Eğitim Bakanı düşünüyor mu bu sorunları?

Yorumun beni çok sevindirdi...

Zeugma dedi ki...

Almanya bu söylediğiniz sistemin benzerini yıllardır uyguluyor Aysema Hanım. Ve savaştan sonra çok kısa bir süre içinde toparlanıp kalkınmalarının sebeplerinden biridir.
Biliyorsunuz onlarda ÖSS benzeri bir sınav sistemi yok.
Lise bitirdikten sonra ''Abitur'' adı verilen bir sınavla öğrencileri sizin dediğiniz şekilde ikiye ayırıyorlar. Mesleki yatkınlıkları olanların ona göre devam etmeleri sağlanıyor.
Görüşlerinizin hepsine katılıyorum.
Özellikle de fakir-fukara çocuklarının kazanamayacakları bilinen bir gerçek olduğu halde her zaman için ''dersanelerin sermayesi'' oldukları benim de değişmez fikrim..
Elinize sağlık..
Sevgiyle kalın..

aysema dedi ki...

Sevgili Zeugma,

Katkıların için çok teşekkür ederim.

Bizde ülke kaynakları kişisel çıkarlar için tüketildiğinden yoksulluk, işsizlik diz boyu. Herkesi üniversite kapılarına, eften püften okullara yönelterek bir süre oyalıyorlar. Ancak artık oyalanacak gibi de değil.

Herkes bomba küpü gibi oldu. Şimdilik asıl sorumluları göremiyorlar. Karşılarına çıkan kişiye yöneltiyorlar öfkelerini.Ama bu nereye kadar böyle gidecek? Öfke dalgaları yayılıyor her alanda. Sonumuz hayrola...

Giderek ülkemizin, ulusumuzun küçüldüğünü, gerilediğini görmek çok acıtıyor içimi...

Sevgilerimle...